⚡ Sabah Mw 7.1 Depremi • 620 km Derin Odak • Hasar Riski Düşük

🌍 Sabah Mw 7.1 Derin Odaklı Deprem • Prof. Dr. Ali Osman Öncel
Academic Seismology Portal • Prof. Dr. Ali Osman Öncel

🌏 Sabah Mw 7.1 Depremi: Çok Derin Odak (620 km)HASAR RİSKİ DÜŞÜK • BİLİMSEL AÇIDAN ÖNEMLİ

Tarih: 22 Şubat 2026 – 16:57 UTC (yerel 23 Şubat 00:57)

Rapor Türü: Hızlı Teknik Not • Gerçek Zamanlı Güncelleme

 Özet Video

Depremin Temel Bilgileri & Derinlik

Parametreler (Farklı Ajanslara Göre)

Büyüklük: Mw 7.0 – 7.1
Episenter: 6.829°N, 116.264°E (Güney Çin Denizi, Sabah kıyıları)
Derinlik: 590–633 km (çoğu kaynakta ~619–620–633 km)
Yakın yerleşimler: Kudat ~62 km, Kota Kinabalu ~97 km

Derin odak depremi: 620 km civarı derinlik Wadati-Benioff zonu içinde yer alır. Enerji yüzeye ulaşana kadar geniş bir hacimde dağılır; bu nedenle yıkıcı sarsıntı beklenebilecek şiddetin çok altında kalır. Bu derinlikte artık aktif levha sınırında değil, inen soğuk levhanın iç dinamiklerinde enerji boşalımı söz konusudur.

Bölgesel Tektonik Bağlam: Proto-South China Sea Slab

Sabah bölgesindeki ~620 km derinlik, doğrudan Proto-Güney Çin Denizi (Proto-SCS) slabının alt mantoyla temas ettiği geçiş zonu ile örtüşmektedir. Paleosen–Orta Eosen arasında (yaklaşık 66–45 My önce) Proto-SCS okyanusal litosferinin Kuzey Borneo'nun altına dalması, bu bölgedeki derin sismisitenin temel kaynağıdır. Sismik tomografi çalışmaları (Hall & Spakman, 2015; Wu & Suppe, 2018), Proto-SCS slab materyalinin 450–900 km derinlik aralığında, yatay ve kopuk bir konformasyonla alt mantoda var olmaya devam ettiğini göstermektedir. 620 km derinlikte meydana gelen bu Mw 7.1 deprem, söz konusu slab içinde mevcut termal koşullar ve faz geçişlerinin neden olduğu iç deformasyonun bir göstergesidir.

Bölgesel Sismisite Haritası

Depremin meydana geldiği bölgede derinliklere göre dağılım (1961–2026 arası). 300 km üzeri derinlikte belirgin aktivite var; ancak bu derinlikte (~620 km) uzun süreli enerji birikimi gözleniyor. Sismisitenin bu derinlik aralığında yoğunlaşması, slab içindeki soğuk ve sert litosfer çekirdeğinin henüz tam metamorfizmaya uğramamış olduğuna işaret eder.

Sabah Bölgesi Derinlik Dağılımlı Sismisite Haritası
[Şekil: Bölgesel sismisite – farklı derinlik aralıkları, EMSC]
Sabah Bölgesi Odak Derinlik Haritası
[Şekil: Focal depth dağılımı – 1961–2026 arası, farklı derinliklerde kümelenme]
Hissedilme & Yoğunluk Dağılımı

Yoğunluk (Intensity) verileri EMSC'ye göre: Geniş alanda zayıf-orta hissedilme, hasar yok.

Yoğunluk-Mesafe Grafiği
[Şekil: Yoğunluk-mesafe ilişkisi – EMSC corrected intensity curve]
Distance rangeIntensity#ReportsShakingDamagePopulationMain city
0 km - 77 km≥2.40≥WeakNone356,810Kudat
77 km - 132 km2.417WeakNone1,213,693Kota Kinabalu
132 km - 228 km2.33WeakNone1,031,384Keningau
228 km - 392 km3.225WeakNone3,222,709Sandakan
675 km - 1,161 km3.510WeakNone154,913,380Ho Chi Minh City
1,161 km - 1,998 km1.924Not feltNone593,344,739Shenzhen
Sonuç: En yüksek hissedilme ~3–3.5 yoğunluk (weak). Hasar yok, tsunami riski sıfır. Derin odaklı depremlerde enerji büyük bir hacim boyunca soğurulur; bu nedenle 620 km'den gelen dalga enerjisi yüzeye ulaşana kadar 1/r² oranında değil, çok daha hızlı bir şekilde geometrik yayılım ve atenuasyon etkisiyle zayıflar.
Kırılma Mekanizması & Tektonik Anlamı

Farklı ajanslara göre odak mekanizması: Yatay bileşeni olan normal faylanma hakim → oblique faulting (kompleks yatay + düşey gerilme).

  • Dominant hareket: Düşey bileşen (normal faylanma) → bölgede açılma / genişleme
  • Yatay bileşen: Strike-slip katkısı → gerilme rejiminde karmaşıklık

Derin Odak Deprem Mekanizmaları: Dehydration Embrittlement & Faz Geçişleri

Derin odaklı depremler (300 km üzeri), yüksek basınç ve sıcaklıkta sıradan kayma sürtünmesiyle değil, iki temel mekanizmayla açıklanır. İlki dehydration embrittlementtir: 70–300 km aralığında dalma-batma sırasında slab içindeki hidrate mineraller (serpantinit, antifirit vb.) su serbest bırakarak kırılganlık eşiğini aşağı çeker ve kayma olayı tetikler. İkincisi ise 410 km civarı olivin → wadsleyit faz geçişi ile 660 km civarı spinel → post-spinel geçişine eşlik eden transformasyonel kırılma (transformational faulting / anticrack faulting) mekanizmasıdır. 620 km derinlik, tam olarak 660 km mantel geçiş zonu sınırına yakın olduğundan bu olayda faz geçişi kaynaklı gerilme boşalımının baskın rol oynadığı düşünülmektedir.

Anlamı nedir?
Bu deprem, dalma-batmayı tamamlamış Proto-SCS slab materyali içinde derin gerilmelerin boşalmasıdır. Slab, yüzeyden kopuk ve yatay konumlu olduğundan güncel bir subduction sistemine ait değildir; mantoya "yerleşmekte" olan atıl bir levhadır. Derin kırılma olayları bu tür "fosil slab" materyalinde de oluşabilir ve sismik tomografiye yansıyan yüksek hız anomalileri sayesinde izlenebilir.

Wadati-Benioff Zonu ve Slab Dinamikleri

Wadati-Benioff zonu, inen okyanusal levhanın iç yapısında oluşan ve derinliğe bağlı olarak 50–700 km arasında uzanan eğimli sismik düzlemdir. Bu bölgede (Sabah–Sulu–Celebes Denizleri arasında) birden fazla slab sistemi iç içe geçmiş hâldedir: (1) Kuzeye dalan Celebes Denizi slabı (300 km'ye kadar aktif sismisiteyle), (2) Filipinler yönüne eğimli Sangihe slabı ve (3) 450–900 km arasında yatay-kopuk hâldeki Proto-SCS slab materyali. Hutchings et al. (2021), bu bölgedeki en derin sismisitenin (670 km üzeri) yalnızca Celebes Denizi–Filipinler ve Banda Denizi–Timor bölgelerinde belgelendiğini ortaya koymuştur; bu da 22 Şubat 2026 depremini istatistiksel açıdan son derece nadir bir olay hâline getirmektedir.

🧠 Düşünelim: Bölgede 1961 sonrası (global istasyon ağı aktifleştiğinden beri) bu derinlikte (~600+ km) uzun süre büyük enerji boşalması olmamış. Bu Mw 7.1 olay bir "enerji boşalma başlangıcı" mı? Yoksa izole bir derin odak olayı mı? Derin depremler genellikle sığ depremlerin habercisi değildir; ancak slab dinamiklerini etkileyerek uzun vadede yüzey stresini dolaylı biçimde değiştirebilirler. Slab içindeki termal olgunlaşma süreciyle birlikte bu tür olayların sıklığı önümüzdeki on yıllarda artabilir.
Bu Deprem Bir Başlangıç mı? Öncü mü?

Derin odak depremler (600+ km) genellikle subduction slab'larının iç dinamikleriyle ilgilidir. Sığ depremlerin doğrudan habercisi olmazlar; ancak alt mantonun reolojik durumu ve slab-mantel etkileşimi hakkında kritik bilgi sağlarlar.

  • Slab'da derin kırılma → yüzey gerilme transferi uzun vadeli ve dolaylı olabilir; sismik moment tensörü analizi bu transferi kısıtlamak için gereklidir
  • Bölgede son yıllarda (2019'dan beri) 600+ km derinlikte birkaç olay mevcut → Proto-SCS slab materyali alt mantoya aktif olarak yerleşiyor
  • Mantel geçiş zonu (410–660 km) sınırında slab stagnation (duraksama) → penetrasyon geçişi, slab içi gerilmeleri dramatik biçimde artırabilir (Fukao & Obayashi, 2013)
  • Doğrudan "öncü deprem" demek için kanıt yok; ancak bu tür izole derin olayların artçı sismisitesi de son derece sınırlı kalır
🧠 Düşünelim: Hall & Spakman (2015), SE Asya mantosu altında tomografik olarak tanımlanan 94 ayrı slab anomalisinden söz etmektedir. Bu anomalilerin önemli bir kısmı sismik açıdan sessiz (aseismik) şekilde mantoya yerleşmektedir. Ancak bazı slab parçaları yeterince soğuk ve rijit kalırsa, derin kırılma olayları kaçınılmaz hâle gelir. 22 Şubat 2026 depremi, Proto-SCS slab'ının hâlâ sismik açıdan aktif bir parçasını işaret ediyor olabilir.
Canlı Sismisite Haritası (IRIS/USGS)

Aşağıdaki interaktif harita, IRIS (Incorporated Research Institutions for Seismology) veri tabanından beslenerek bölgedeki gerçek zamanlı ve tarihsel sismisiteyi göstermektedir. Harita; derinlik, büyüklük ve zaman filtrelemeleri içermekte olup doğrudan USGS olay kaydı (us6000sasz) üzerine odaklanmıştır. Harita üzerinde sismik olaylar tıklanarak detaylı parametre bilgilerine ulaşılabilir.

[Kaynak: IRIS Interactive Earthquake Browser (IEB) – USGS olay ID: us6000sasz | Koordinat penceresi: 5.03°N–8.63°N, 114.46°E–118.06°E | Derinlik aralığı: 0–900 km]
Haritayı nasıl okuyalım?
Nokta boyutu büyüklüğü, renk ise derinliği temsil etmektedir. Bölgede açıkça izlenebilen derin küme (~600 km), Proto-SCS slab materyalinin konumunu ve bu olayın çevresindeki izole karakterini ortaya koymaktadır. Yakın çevredeki sığ sismisiteler farklı tektonik kaynaklarla ilişkilidir (Sulu Denizi fayları, kıyı bindirme yapıları).
Makrosismik Gözlemler (Tanıklıklar / Testimonies)

Aşağıdaki tablo, EMSC tanıklık sistemi üzerinden derlenen kitle gözlemlerini (crowd-sourced macroseismic observations) özetlemektedir. Tanıklıklar; episantere uzaklık, ülke, raporlama gecikmesi (T₀+) ve hissedilme niteliği açısından sınıflandırılmıştır. Gözlemler kesin enstrümantal ölçüm değil, öznel deneyim aktarımıdır; bu nedenle yoğunluk eşdeğerleri yaklaşık (≈) olarak sunulmuştur.

Tanıklık Tablosu

# Şehir / Ülke Uzaklık (km) Yön T₀+ (dk) Hissedilen Etki Tahmini Yoğunluk (EMS-98) Orijinal İfade / Not
1Kota Kinabalu, Malezya95G+10 Hafif sarsıntı; mobilyalarda titreşim ≈ II–III (Zayıf)
2Kota Kinabalu, Malezya96G+13 Hafif sarsıntı; dikkat çekici salınım ≈ II–III (Zayıf)
3Putatan, Malezya100G+3 Hafif sarsıntı; yavaş salınım ≈ II–III (Zayıf)⭐ En erken rapor (T₀+3 dk)
4Putatan, Malezya100G+15 Hafif sarsıntı; yavaş salınım ≈ II–III (Zayıf)
5Putatan, Malezya103G+17 Hafif sarsıntı; uzun süreli hissedilme ≈ II–III (Zayıf)
6Ranau, Malezya189GD+6 Çok hafif; yalnızca dikkatli bireyler ≈ II (Çok Zayıf)
7Mentiri, Brunei250GB+7 Çok hafif; yavaş yatay salınım hissi ≈ II (Çok Zayıf)
8Bandar Seri Begawan, Brunei255GB+12 Çok hafif; sakin ortamda algılandı ≈ II (Çok Zayıf)
9Bandar Seri Begawan, Brunei266GB+29 Çok hafif; gecikmeli algı ≈ II (Çok Zayıf)
10Tutong, Brunei281GB+23 Çok hafif; uzun periyotlu yatay salınım ≈ II (Çok Zayıf)
11Kuala Belait, Brunei336GB+20 Algı eşiği sınırında; zemin katta hissedilmez ≈ I–II
12Tawau, Malezya338GD+6 Çok hafif; erken rapor ≈ II (Çok Zayıf)
13Miri, Malezya372GB+11 Çok zayıf; yalnızca yüksek katlarda ≈ I–II
14Cebu City, Filipinler924KD+5 Çok hafif; yüksek katlarda rezonans etkisi ≈ I–II⭐ 900+ km'de erken rapor
15Lapu-Lapu City, Filipinler931KD+5 Çok hafif; salınım hissi ≈ I–II
16Igpit, Filipinler937D+13 Eşik düzeyinde; yalnızca hassas bireyler ≈ I
17Phan Thiết, Vietnam996KB+18 Çok hafif; uzun periyotlu salınım ≈ I–II
18Tuy Hòa, Vietnam1030KB+13 Çok hafif; yüksek binalarda hissedildi ≈ I–II
19Dangkao, Kamboçya1356B+10 Eşik düzeyinde; yumuşak zemin amplifikasyonu ≈ I
20Pasir Gudang, Malezya1498GB+13 Eşik düzeyinde; yüksek katlarda marjinal ≈ I
21Singapur1503GB+12 Çok hafif; alüvyal zemin amplifikasyonu ≈ I–II
22Singapur1508GB+18 Hafif sarsıntı; merkezi bölgede hissedildi ≈ I–II"Merkezi kısmında hafif sarsıntı hissedildi."
23Singapur1509GB+5 Çok hafif; erken algı ≈ I–II
24Jimbaran, Endonezya (Bali)1731G+13 Eşik düzeyinde; yalnızca yüksek katlarda ≈ I
25Ciputat, Endonezya1794GB+21 P, S ve yüzey dalgaları ayrı ayrı hissedildi ≈ I–II"Hem P hem S, ardından yüzey dalgasıyla hafifçe hissettik."
26Bang Rak, Tayland (Bangkok)1885KB+4 Baş dönmesi / titreşim; vestibüler sistem etkisi ≈ I–II"Sanki beynim deprem geçiriyor, kafam titriyor."
27Loei, Tayland1970KB+17 Eşik düzeyinde; hissedilmez sınırı ≈ I⭐ En uzak tanıklık (1970 km)

Bilimsel Analiz I — Derin Odakta Geniş Alana Yayılım

Neden 1970 km'ye kadar hissedilebildi?

620 km derinlikteki bir depremde sismisite enerjisi, yüzeye çok geniş bir konik hacim içinde yayılır. Sığ bir depremde (örn. 10–30 km) enerji yüzey yakınında yoğunlaşır ve kısa mesafede büyük hasar yaratır; ancak uzaklıkla hızla sönümlenir. Derin odaklı bir depremde ise tam tersi geçerlidir: yüzey üzerinde herhangi bir noktanın gerçek odağa uzaklığı (hiposantral mesafe) yakın şehirler için bile büyüktür — örneğin Kota Kinabalu'nun episantere yatay uzaklığı 95 km olsa da hiposantral mesafesi yaklaşık √(95² + 620²) ≈ 627 km'dir. Bu, sığ bir 95 km episantral mesafesine kıyasla enerji yoğunluğunun dramatik biçimde düşük olduğu anlamına gelir. Ancak bu büyük hiposantral mesafe aynı zamanda enerjinin Rayleigh ve Love yüzey dalgalarına yeterince dönüşememesine neden olur; bu yüzden şiddet kısa mesafede düşük kalır ama enerji çok geniş alana dağılır ve uzun mesafede bile eser miktarda algılanabilir.

Bilimsel Analiz II — Yüksek Katlarda Neden Daha Belirgin?

Uzun Periyotlu (Long-Period) Dalgalar & Yapısal Rezonans

Derin odaklı depremler, sığ depremlere kıyasla daha uzun periyotlu (düşük frekanslı) yüzey dalgaları üretir. Bu uzun periyotlu dalgalar (T = 10–30 s ve üzeri) zemin hareketi açısından zayıf olsa da yüksek yapıların (15+ katlı binalar, gökdelenler) doğal titreşim periyotlarıyla örtüşebilir. Bu rezonans etkisiyle bina salınımı zemin hareketinin birçok katına ulaşabilir; dolayısıyla 14. katta oturan bir kişi, zemin katta oturan birine kıyasla 3–5 kat daha güçlü sarsıntı algılayabilir. Bangkok ve Singapur gibi alüvyon zeminli büyük şehirlerde yumuşak zemin amplifikasyonu bu etkiyi daha da güçlendirir. Ciputat (Endonezya) tanığının "P, S ve ardından yüzey dalgasını ayrı ayrı hissettim" ifadesi, bina katı etkisiyle tutarlı bir dalga fazı ayrımına işaret etmektedir.

Bilimsel Analiz III — 1500+ km'deki Singapur ve Filipinler

Uzak Alan Yüzey Dalgaları & Zemin Amplifikasyonu

Mw 7.1 büyüklüğündeki bir deprem, uzak alanda (teleseismik bölge, >1000 km) bile gözlemlenebilir Rayleigh ve Love yüzey dalgaları üretir. 1500–1970 km mesafedeki Singapur, Bangkok ve Loei'deki tanıklıklar bu çerçevede değerlendirilebilir. Singapur'un Marine Clay ve alüvyal delta zeminleri, uzun periyotlu yüzey dalgalarını 2–4 kat amplifikasyona uğratabilir. Bangkok'un aşırı konsolide olmamış yumuşak kil tabakası ise Güneydoğu Asya'nın en yüksek zemin amplifikasyon potansiyeline sahip alanlarından biridir — bu nedenle "beyin titriyor" şeklinde tarif edilen baş dönmesi ve denge bozukluğu, yüksek periyotlu yatay zemin ivmesine verilen fizyolojik tepkiyle (vestibüler sistem duyarlılığı) tam örtüşmektedir. Bu tür tanıklıklar, düşük zemin ivmesinin bile biyolojik algı eşiğini aşabildiğini ortaya koymaktadır.

Yoğunluk–Uzaklık Özeti (EMS-98 Yaklaşık Değerlendirmesi)

⚠️ Not: Aşağıdaki değerlendirme enstrümantal ölçüm değil, tanıklık verilerine dayalı makrosismik tahmindir. EMS-98 skalasında I = hissedilmez, II = çok zayıf, III = zayıf şeklinde tanımlanmaktadır. Kesin yoğunluk ataması için USGS ShakeMap veya EMSC intensity haritaları referans alınmalıdır.

Mesafe Aralığı Örnek Şehirler Tahmini Yoğunluk (EMS-98) Açıklama
95–200 km Kota Kinabalu, Putatan, Ranau ≈ II–III Zayıf sarsıntı; uyku halindekiler uyanmaz, ayaktakiler hisseder
200–400 km Brunei şehirleri, Tawau, Miri ≈ I–II Çok zayıf; yalnızca sakin ortamda veya yüksek katlarda algılanır
900–1100 km Cebu, Phan Thiết, Tuy Hòa ≈ I–II Yüksek katlı binalarda uzun periyot rezonansı; zemin katta hissedilmez
1350–1550 km Kamboçya, Singapur, Pasir Gudang ≈ I Hissedilmez sınırı; alüvyal zemin amplifikasyonu eşiği aşıyor
1730–1970 km Bali, Ciputat, Bangkok, Loei ≈ I (fizyolojik sınır) Vestibüler sistem algısı; bina salınımı nedeniyle baş dönmesi / titreşim
Makrosismik Değerlendirme Özeti
📍 En Erken Raporlar

Depremi en hızlı bildiren tanıklıklar Putatan (Malezya, 100 km, T₀+3 dk) ve Bang Rak / Bangkok (Tayland, 1885 km, T₀+4 dk)'tan gelmiştir. Putatan raporunun hızlı olması coğrafi yakınlıkla açıklanabilir; ancak Bangkok'un T₀+4 dk gibi kısa sürede rapor vermesi dikkat çekicidir. Bu durum, uzun periyotlu P-dalgasının yumuşak Bangkok kilinde güçlü zemin hareketi üretmesiyle ya da tanığın binanın salınımını hızla fark etmesiyle açıklanabilir. Her iki senaryo da derin odaklı depremlerin uzak alanda zemin-yapı etkileşimini ne denli hızlandırabileceğini göstermektedir.
📏 En Uzak Hissedilme Noktası

Tanıklık verilerine göre en uzak bildirim Loei, Tayland (1970 km, T₀+17 dk)'dan gelmiştir. Bu mesafe, Mw 7.1 büyüklüğündeki derin odaklı bir deprem için istisna değil, literatürle uyumlu bir gözlemdir: Zhan (2020) ve Frohlich (2006), 600+ km derinlikteki büyük depremlerin Rayleigh dalgalarının 2000 km ötede bile zemin ivmesi ürettiğini belgelemiştir. Ciputat (Endonezya, 1794 km) tanığının P, S ve yüzey dalgasını ayrı ayrı hissetmesi ise dalgaların zaman ayırımının bu mesafede dahi mümkün olduğunu ortaya koyan nadir bir gözlemdir.
🏢 Yüksek Kat Etkisi

Filipinler (Cebu, 924 km, T₀+5 dk), Vietnam ve Singapur'dan gelen erken tanıklıkların tamamında ortak bir özellik gözlenmektedir: raporlar ağırlıklı olarak çok katlı bina sakinlerinden gelmektedir. Bu, derin odaklı depremlerin baskın enerji taşıma aracı olan uzun periyotlu Rayleigh dalgalarının (T ≈ 10–30 s), 10–30 katlı binaların doğal periyotlarıyla (T ≈ 1–3 s değil, fakat güçlü bina-zemin etkileşimi söz konusu) rezonansa girerek kat ivmesini zemin ivmesinin 3–8 katına çıkarabileceğini doğrulamaktadır. Singapur ve Bangkok'taki Marine Clay ve yumuşak kil zeminler bu amplifikasyonu daha da kuvvetlendirmiştir.
🌐 Derin Odaklı Deprem Karakteristiği ile Uyumluluk

27 tanıklık verisi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, gözlem deseni derin odaklı depremlerin beklenen makrosismik imzasıyla tam uyum içindedir:
  • Episantere yakın bölgede (95–370 km) yoğunluk beklenenin altında kalmış (≈ II–III yerine IV–V olması gerekirdi, sığ bir Mw 7.1 için)
  • Yoğunluk-mesafe eğrisi sığ depremlerden çok daha yavaş azalmakta; 1000 km ötesinde hâlâ ≈ I–II gözlemlenmektedir
  • Birden fazla dalga fazının (P, S, yüzey) ayrı ayrı hissedilmesi, uzak alan sismiğine özgü zaman ayırımını yansıtmaktadır
  • Hasar sıfır, tsunami riski sıfır — derin odak etkisiyle tutarlı
  • Bangkok tanığının "beyin titreşimi" ifadesi, 0.1–0.3 Hz bandındaki uzun periyotlu zemin salınımının vestibüler sistemi etkilemesiyle fizyolojik olarak açıklanabilmektedir
Kaynaklar & Bilimsel Literatür

Veri Kaynakları:

Euro-Mediterranean Seismological Centre (EMSC-CSEM). (2026, Şubat 22). Earthquake Mw 7.1 — Sabah, Malaysia, 22 February 2026 16:57 UTC (Event ID: 1949663) [Deprem bilgi sayfası]. EMSC. https://www.emsc-csem.org/Earthquake_information/earthquake_map.php?id=1949663

U.S. Geological Survey (USGS). (2026, Şubat 22). M 7.1 — Sabah, Malaysia (Event ID: us6000sasz) [Deprem olay sayfası]. Earthquake Hazards Program. https://earthquake.usgs.gov/earthquakes/eventpage/us6000sasz/executive

Incorporated Research Institutions for Seismology (IRIS). (2026). Interactive Earthquake Browser — Event us6000sasz, Sabah region [İnteraktif sismisite haritası]. IRIS Data Services. https://ds.iris.edu/ieb/index.html?evid=us6000sasz

VolcanoDiscovery, yerel Malezya raporları


SCI Dergi Makaleleri – Bölgesel Tektonik & Derin Sismisiteye İlişkin Seçilmiş Kaynaklar:

Hall, R. & Spakman, W. (2015). Mantle structure and tectonic history of SE Asia. Q1
Tectonophysics, 658, 14–45  |  Yazarlar: Robert Hall, Wim Spakman  |  Yıl: 2015
SE Asya mantosu altındaki P-dalgası sismik tomografisi, subduction kökenli hız anomalilerini bölgesel tektonik evrimin birincil kanıtı olarak sunar. Çalışma; Proto-Güney Çin Denizi, Celebes, Banda ve diğer slab sistemlerini 660 km ötesinde alt mantoda tanımlamakta ve sismisitenin slab geometrisiyle tutarlılığını doğrulamaktadır. Sabah bölgesinin altındaki derin sismik aktivitenin Proto-SCS slab materyaliyle ilişkili olduğu bu çalışmada kapsamlı biçimde tartışılmaktadır.
Wu, J. & Suppe, J. (2018). Proto-South China Sea Plate Tectonics Using Subducted Slab Constraints from Tomography. Q2
Journal of Earth Science, 29(6), 1304–1318  |  Yazarlar: Jonny Wu, John Suppe  |  Yıl: 2018
Seismik tomografiden hareketle Proto-SCS okyanusal litosferinin paleocoğrafyası MITP08 modeli ile yeniden kurgulanmış; 450–700 km derinlikte yatay konumlu "kuzey Proto-SCS slab" ve 700–900 km arasındaki "güney Proto-SCS slab" tanımlanmıştır. Çalışma, bu slabın çift taraflı subduction (double-sided subduction) ile tüketildiğini göstermekte ve 22 Şubat 2026 depremiyle doğrudan ilişkili slab segmentini konumlandırmaktadır.
Hutchings, S.J. et al. (2021). The Seismicity of Indonesia and Tectonic Implications. Q1
Geochemistry, Geophysics, Geosystems (G-Cubed), 22(9), e2021GC009812  |  Yıl: 2021
Endonezya sismotektoniğinin kapsamlı bir envanterini çıkaran bu çalışma; 670 km üzeri derinlikteki en derin depremlerin yalnızca Celebes Denizi–Filipinler ve Banda Denizi–Timor bölgelerinde yoğunlaştığını belgelemektedir. Celebes Denizi slab Wadati-Benioff zonunun şekli ve seyreltilmesiyle birlikte, Sangihe ve Sula slab sistemleri de ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.
Hall, R. (2013). Contraction and extension in northern Borneo driven by subduction rollback. Q1
Journal of Asian Earth Sciences, 76, 399–411  |  Yazar: Robert Hall  |  Yıl: 2013
Paleosen–Erken Miyosen boyunca Proto-SCS'nin Borneo'nun altına dalmasının ardından Celebes Denizi slab geri çekilmesinin (rollback) yarattığı uzama rejimi, bölgedeki dağ oluşumu ve kabuk erimesiyle ilişkilendirilmektedir. Çalışma; Sabah'ın kuzeyindeki kıta kenarı yapılarının neden aktif bir subduction izine değil, rollback güdümlü genişlemeye işaret ettiğini açıklamakta ve bölgedeki derin sismisiteye olası bağlamı tartışmaktadır.
Lin, C.-T. et al. (2023). Causes of Cretaceous subduction termination below South China and Borneo: Was the Proto-South China Sea underlain by an oceanic plateau? Q1
Geoscience Frontiers, 14(6), 101656  |  Yıl: 2023
Kuzeybatı Borneo'da (Sabah) biriken okyanus plaka stratigrafisi örnekleri ve detritik zirkon geochronology kullanılarak Proto-SCS'nin Kretase subduction kesintisinin bir okyanus plato çarpmasıyla ilişkili olduğu ortaya konulmaktadır. Yeni "Pontus" plakası tanımlanmış, Paleosen'deki subduction rejiminin yeniden değerlendirilmesi sağlanmıştır.
Zhang, J. et al. (2022). Links of high velocity anomalies in the mantle to the Proto-South China Sea slabs: Tomography-based review and perspective. Q1
Earth-Science Reviews, 232, 104149  |  Yıl: 2022
Birden fazla küresel P ve S dalgası tomografi modeli kullanılarak Proto-SCS slab materyalinin mantonun farklı derinliklerindeki konumları ve dinamikleri kapsamlı biçimde incelenmektedir. Slab'ın kopuk (detached) ve yatay konformasyonunun nedenleri tartışılmakta; 450–900 km derinlik aralığındaki yüksek hız anomalileri, Proto-SCS subduction tarihiyle ilişkilendirilmektedir.
Zhan, Z. (2020). Mechanisms and Implications of Deep-Focus Earthquakes. Q1
Annual Review of Earth and Planetary Sciences, 48, 147–174  |  Yazar: Zhongwen Zhan  |  Yıl: 2020
Derin odaklı deprem mekanizmalarını sistematik olarak ele alan bu derleme; dehydration embrittlement, transformasyonel kırılma (olivin→spinel faz geçişi) ve plastik kaymazlık (plastic runaway) mekanizmalarını gözlemsel ve deneysel kanıtlarla karşılaştırmaktadır. 600 km üzeri olaylar için iki mekanizma hipotezi değerlendirilerek sismolojik verilerle sınanmaktadır. 22 Şubat 2026 depremi gibi ~620 km olaylar için en olası tetikleyici mekanizma bu çalışma ışığında değerlendirilebilir.
Frohlich, C. (2006). Deep Earthquakes. Cambridge University Press. Monografi
Cambridge University Press  |  Yazar: Cliff Frohlich  |  Yıl: 2006
Derin depremler alanındaki en kapsamlı referans eserdir. Wadati-Benioff zonu geometrisi, kaynak parametreleri, artçı sismisiteye dair istatistiksel karşılaştırmalar ve bölgesel örnekler (Filipinler, Endonezya, Güney Amerika) ele alınmaktadır. Sabah gibi bölgelerdeki derin sismisitenin tarihsel seyrine dair kritik karşılaştırma verileri içermektedir.
ISBN: 978-0-521-82869-7
Fukao, Y. & Obayashi, M. (2013). Subducted slabs stagnant above, penetrating through, and trapped below the 660 km discontinuity. Q1
Journal of Geophysical Research: Solid Earth, 118(11), 5920–5938  |  Yıl: 2013
660 km mantel geçiş zonu sınırında slab stagnation (duraksama), penetrasyon ve slab hapsolması (trapping) senaryoları, küresel sismik tomografi verileriyle sistematik biçimde karşılaştırılmaktadır. SE Asya bölgesindeki slab segmentlerinin bu sınırı nasıl aştığı ya da aşamadığı gösterilerek, 600 km civarı derin depremlerin slab-mantel etkileşimiyle bağlantısı kurulmaktadır.

Comments

Popular posts from this blog