Türkiye’de Deprem Riskleri: İstatistiksel Sismolojiye Genel Bir Bakış

Deprem İstatistikleri ve Türkiye'ye Yansımaları

Deprem İstatistikleri ve Türkiye’ye Yansımaları
Gutenberg-Richter Yasası, b-Değeri ve Japonya Modeliyle Karşılaştırma

İstatistiksel Sismoloji Dersi 07 – Gutenberg-Richter, b-değeri, deprem fırtınası ve Türkiye uygulamaları (Tam 1 saat)

Japonya dünyanın en aktif sismik ülkesi olmasına rağmen deprem kayıplarını neredeyse sıfıra indirdi. 100 yıllık sürekli öğrenme, ileri mühendislik, erken uyarı ve toplum bilinci sayesinde 7+ depremlerde ölüm tek haneli. Türkiye aynı faylar üzerinde ama kayıplar çok yüksek. Bu yazı istatistiksel sismolojinin temellerini ve Japonya modelini Türkiye’ye uyarlanabilir şekilde sunuyor.

Düşünün: Türkiye’de her büyük deprem sonrası bina yönetmeliği Japonya gibi zorunlu güncellenseydi, 2023 depremlerinde on binlerce hayat kurtulur muydu? Bu değişimi kim başlatmalı?

6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri bize acı bir şekilde tekrar hatırlattı: Deprem öldürmez, bina öldürür. Japonya’da yılda ortalama 1.500 hissedilir deprem olur; bazı günler 100’ün üzerindedir. Buna rağmen ölüm sayısı çoğu zaman sıfırdır. Bu yazıda Gutenberg-Richter yasasından deprem fırtınasına kadar tüm katmanları inceliyor ve Türkiye’ye uygulanabilir dersler çıkarıyoruz.

Düşünün: Japonya’da insanlar depremi “olağan” kabul edip ona göre yaşıyor. Biz neden hâlâ “inşallah olmaz” kültürüyle hareket ediyoruz?

Gutenberg-Richter yasası, deprem büyüklük-sıklık ilişkisini logaritmik olarak tanımlar:

log₁₀ N(M) = a − bM  veya  N(M) = 10^(a−bM)

Her 1 birim büyüklük artışı deprem sayısını yaklaşık 10 kat azaltır. Dünya ortalaması b ≈ 1’dir. Türkiye’de b-değeri genellikle 0.85–1.15 arasında değişir.

Düşünün: b-değeri 0.7’nin altına düşerse aynı enerjiyi açığa çıkarmak için kaç kat daha fazla büyük deprem gerekir? Bu Marmara’da gözlenirse hangi önlem acil alınmalı?
  • b ≈ 1 → Normal tektonik rejim
  • b > 1.5–2.5 → Deprem fırtınası (swarm)
  • b < 0.8 → Stres birikimi, büyük deprem habercisi olabilir

Marmara’da 2019-2024 arası b-değeri belirgin düşüş gösterdi. Bu, enerjinin büyük bir depreme kaydığını işaret edebilir.

Düşünün: b-değeri düşüşü gerçek zamanlı erken uyarı sistemine bağlansaydı, insanlar kaç saniye öncesinden tahliye edilebilirdi? Bu sistem neden hâlâ pilot aşamasında?

Deprem fırtınası, ana şok olmadan ardışık depremlerin meydana geldiği durumdur. Türkiye’de Van, İzmir-Sığacık (2020), Kuşadası Körfezi’nde sık görülür. Öncü şoklar bazen büyük depremi haber verir ama kesin işaret değildir.

Düşünün: Deprem fırtınası sırasında b-değeri 2.5’e çıkıyorsa bu enerjiyi neden ana şok yerine küçük depremlerle dağıtıyor? Bu bilgi erken tahliye için kullanılamaz mı?

Üç ana aktif fay:

  • Kuzey Anadolu Fayı – 7.4+ bekleniyor
  • Doğu Anadolu Fayı – 2023 sonrası hâlâ yüksek gerilim
  • Ege graben sistemi – İzmir, Aydın, Muğla sürekli aktif

AFAD verilerine göre yılda ortalama 25.000 deprem kaydediliyor, bunların ~1.500’ü hissediliyor.

Düşünün: İstanbul’da 2030’a kadar 7.5+ deprem olasılığı %65 ise ve yapı stokunun %70’i riskliyse, kentsel dönüşümü kim finanse edecek ve nasıl hızlandıracağız?

Japonya’nın 100 yıllık başarı reçetesi:

  • 1923 Kanto → Modern deprem yönetmeliği
  • 1995 Kobe → Sismik izolasyon zorunlu
  • 2011 Tōhoku → Erken uyarı ülke geneli

Bugün Japonya’da 7+ depremlerde ölüm sayısı genellikle 0-10 arasındadır.

Düşünün: Japonya 100 yılda bu sistemi kurdu. Türkiye aynı kararlılığı gösterse 2035’te aynı seviyeye ulaşabilir mi? Engeller sadece para mı, yoksa siyasi irade mi eksik?
  • Prof. Dr. Naci Görür – Marmara’da b-değeri düşüşü (2025)
  • Prof. Dr. Celal Şengör – Japonya vs Türkiye
  • Prof. Kenji Satake – 2024 Noto Depremi Analizi
  • Dr. Judith Hubbard – Türkiye ve Japonya fay karşılaştırması

Depremi yenemeyiz, ama onunla yaşamayı öğrenebiliriz. Japonya bunu 100 yılda başardı. Türkiye için de geç değil: Bina stokunu yenilemek, erken uyarı sistemini kurmak, eğitimi yaygınlaştırmak ve en önemlisi “sürekli öğrenme” kültürünü benimsemek zorundayız.

Düşünün: 2030’a kadar Türkiye Japonya’nın seviyesine gelebilir mi? Bunun için bugün hangi kanun değişikliği veya hangi bütçe kalemi acilen önceliklendirilmeli?
Sesli Oku: 1.0x

Comments