🌊 İzmir (Sisam) Depremi 2020: Kilitli Fay, Artçılar ve Marmara
Zaman Çizelgesi · Orijinal Televizyon Yayını
Orta Büyüklükte Deprem
Kilitli Fayı Rahatlatmaz:
İzmir (Sisam) Depremi, Artçılar, Tetikleme ve Marmara
Deprem bir anda olur gibi görünür, ama arkasında yüzlerce yıllık gerilme birikimi vardır. Orta büyüklükteki depremler bu birikimi boşaltmaz. 2019 Silivri depremi kilitli Marmara segmentini rahatlatmadı, üzerine küçük de olsa ek yük bindirdi. Marmara için bir tarih verilemez, ama yüksek bir olasılık verilebilir.
30 Ekim 2020 öğleden sonra Ege Denizi'nde, Sisam Adası'nın kuzeyinde, Seferihisar açıklarında meydana gelen deprem İzmir'de ağır yıkıma yol açtı. AFAD depremi Mw 6,6 olarak verdi, uluslararası çözümler Mw 7,0 olarak hesapladı. Depremden iki gün sonra Akit TV'nin canlı yayınında soruları yanıtlayan Prof. Dr. Ali Osman Öncel; depremin gerçekten bir anda olup olmadığını, artçıların ne zaman biteceğini, Ege'deki bu depremin Marmara'yı tetikleyip tetiklemeyeceğini, 2019 Silivri depreminin yer altını rahatlatıp rahatlatmadığını, deprem tehlikesinin neden değiştiğini ve Marmara depremi için bir tarih verilip verilemeyeceğini değerlendirdi. Bu sayfa röportajın deşifresini, her sorunun altı yıl sonra kaynak kontrolünden geçirilmiş bir değerlendirmesiyle birlikte sunuyor.
🧭 Nasıl Okunmalı? — Kaynak ve Sınır
🎙️ Bugün Sorulsa bölümleri, ziyaretçinin bu sayfada okuyacağı esas metindir. 1 Kasım 2020'deki televizyon yayınının konuşma tonu ve düşünce akışı korunmuştur. Metin; Zotero kütüphanesi, Referans-Kitaplar arşivi ve yalnızca bu ikisinde karşılığı olmayan konularda WebSearch ile kaynak kontrolünden geçirilmiş, yayından bu yana çıkan çalışmalarla güncellenmiştir. Her bölümün altındaki 📚 Bilimsel Dayanak listesi, metindeki numaralı atıfların tam künyesini verir.
📼 Orijinal Konuşma Metni ise yayında söylenen sözlerin yalnızca dolgu sözcükleri ayıklanarak yazı diline aktarılmış hâlidir. Her bölümün altında kapalı bir akordiyonda saklanır. Akordiyonun kapalı başlaması bir doğruluk hükmü değil, yalnızca bir okuma sırası tercihidir.
Bir bilgi birincil kaynaktan teyit edilemediğinde bu açıkça belirtilir. Bu sayfa bir deprem tahmin aracı değildir (bkz. sayfa sonundaki "Bu Sayfa Neyi İddia Etmiyor?" kutusu).
30 Ekim 2020 İzmir (Sisam) depremi (AFAD Mw 6,6, 16,5 km; uluslararası çözümler Mw 7,0), Ege Denizi'nde Sisam Adası'nın kuzeyinde meydana geldi ve İzmir'de ağır yıkıma yol açtı. Depremden iki gün sonra Akit TV'de konuşan Prof. Dr. Öncel, depremin "bir anda" değil, uzun yıllar süren gerilme birikiminin sonunda olduğunu, fay yerlerinin bilinebildiğini ama zamanın gün mertebesinde önceden söylenemediğini vurguladı. İzmit depremi öncesinde kendi çalışmalarında gözlenen sessizlik ve aktivasyon örüntüsü, ana şoktan yaklaşık 2,5 yıl önce başlamıştı. Ancak bu tür örüntüler geriye dönük analizlerdir, tek başına tahmin aracı değildir. Artçıların Omori yasasına göre azaldığı, sürelerinin tek bir gün sayısıyla değil mertebeyle ifade edilebileceği ve artçı olasılıklarının kamuya açık haritalarla verilmesi gerektiği tartışıldı. Röportajın merkezindeki soru, Ege'deki depremin Marmara'yı tetikleyip tetiklemeyeceğiydi. Statik gerilme değişimi uzaklıkla hızla sönümlenir. Dinamik tetikleme ise 1999 İzmit depreminin Yunanistan'da yarattığı etkide görüldüğü gibi yüzlerce kilometre öteye ulaşabilir, ama kalıcı bir olasılık artışı yaratması beklenmez. Röportajın en güçlü mesajı ise 2019 Silivri depremi üzerine: orta büyüklükteki depremler kilitli fayı rahatlatmaz. Sonraki çalışmalar bu depremin M7+ potansiyelli segmentte gerilmeyi artırdığını ve kırılma zamanını öne çekebileceğini gösterdi. Marmara için tarih verilemez. 1999 sonrası ilk hesaplar 30 yıllık olasılığı yaklaşık yüzde 62 verirken, sonraki modeller modele bağlı olarak yüzde 35 ile 53 arasında değerler veriyor.
16,5 km Derinlik
(USGS)
Aktivasyon–Ana Şok Arası
Televizyon Yayını
Farklı kurumların büyüklük ve derinlik değerleri; kullanılan veri, yöntem, büyüklük türü ve çözüm zamanına bağlı olarak değişebilir. Bunlar tek bir "doğru" değer değil, aynı olayın farklı kestirimleridir. 2,5 yıl değeri yalnızca İzmit depremi için geriye dönük bir gözlemdir, genellenebilir bir öncü süresi değildir.
Episantr (37,90°K – 26,78°D) çevresinde 100 km yarıçapta, depremden önceki 10 yılın kataloğuyla (30.10.2010–30.10.2020, M ≥ 2) yapılmış geriye dönük AMR analizini etkileşimli haritada inceleyebilirsiniz. EQ-Live Türkiye bir tahmin aracı değildir; kayıtlı depremleri görselleştirir.
🌍 EQ-Live Türkiye'de AMR Analizini Açın →Röportaj, depremin ardından en sık duyulan cümleyle açılıyor: deprem bir anda oldu. Gerçekten öyle mi, bu deprem önceden tespit edilemez miydi ve ardından gelen yüzlerce artçı normal mi?
Şöyle düşünün: deprem bize bir anda oluyormuş gibi gelir, ama o bir an, aslında yüzlerce yıllık bir hazırlığın son saniyeleridir. Levhaların hareketiyle fay zonunda gerilme birikir. Fayın sürtünme direnci aşıldığı anda kırılma başlar ve biriken enerjinin bir kısmı ya da tamamı açığa çıkar. 30 Ekim 2020 günü saat 14:51'de Sisam Adası'nın kuzeyinde, Seferihisar açıklarında olan deprem de böyleydi. AFAD'ın bülteni depremi 6,6 büyüklüğünde ve 16,5 kilometre derinlikte verdi. Uluslararası çözümler ise moment büyüklüğünü 7,0 olarak hesapladı. Bu depremin artçılarını yeniden konumlandıran, kayma modelini ve Coulomb gerilme evrimini çıkaran bir çalışma[1] da büyüklüğü Mw 7,0 olarak kullanıyor. Farklı kurumların farklı sayı vermesi, farklı ağlardan ve farklı hesaplama yöntemlerinden kaynaklanıyor.
Önceden tespit edilebilir miydi? Burada iki şeyi ayırmamız gerekiyor. Büyük deprem üretecek fayların yerini tespit edebiliyoruz ve bu fayların üzerindeki küçük deprem etkinliğini izleyebiliyoruz. Ama depremin zamanını gün mertebesinde önceden söylemek bugün mümkün değil. İzmit depremi öncesinde Kandilli kataloğuyla yaptığımız bir çalışmada[2], İzmit episantrı çevresinde 1996'da belirgin bir sismik sessizlik ve ardından yaklaşık üç ay süren kısa bir aktivasyon evresi gördük. Ana şok ise bu evreden hemen sonra değil, yaklaşık 2,5 yıl gecikmeyle geldi. Yani bulgu basit bir aktivite artışı değil, bir sessizlik ve aktivasyon örüntüsüydü. Aynı fay zonunda yaptığımız başka bir çalışmada[3] b-değeri ile depremlerin uzay-zaman kümelenmesi arasındaki ilişkinin 2–3 yıllık aralıklarla salındığını gördük. Mikrosismisiteden hesaplanan yerel tekrarlanma süresi haritaları ise[4] depremden önceki yirmi yılın verisiyle, İzmit kırılmasının büyük pürüzleriyle (asperiteleriyle) örtüşen alanları gösteriyordu.
Bir çekince eklemek isterim: bunların hepsi geriye dönük analizler. Her büyük depremden önce aynı örüntü görülmez. Yanlış alarm oranı bilinmeden de bu örüntüler bir tahmin aracına dönüşemez. Öncü depremi artçıdan gerçek zamanlı ayırmak için b-değerine dayalı bir "trafik ışığı" yaklaşımı önerildi[5]. Ama bu yaklaşımı yeni deprem dizileriyle sınayan çalışmalar sonuçların belirsiz kalabildiğini gösterdi[6]. Bu yüzden her fay zonunun ayrı ayrı gözlem altına alınması gerekiyor. Yüzlerce artçıya gelince, 7 büyüklüğüne yakın bir deprem için bu tamamen beklenen bir durum. Bunu bir sonraki soruda konuşalım.
- Lentas, K., Gkarlaouni, C. G., Kalligeris, N., & Melis, N. S. (2022). The 30 October 2020, MW = 7.0, Samos earthquake: Aftershock relocation, slip model, Coulomb stress evolution and estimation of shaking. Bulletin of Earthquake Engineering, 20(2), 819–851. https://doi.org/10.1007/s10518-021-01260-4
- Huang, Q., Öncel, A. O., & Sobolev, G. A. (2002). Precursory seismicity changes associated with the 1999 August 17 Izmit (Turkey) earthquake. Geophysical Journal International, 151(1), 235–242. https://doi.org/10.1046/j.1365-246X.2002.01762.x
- Oncel, A. O., & Wilson, T. (2007). Anomalous seismicity preceding the 1999 Izmit event, NW Turkey. Geophysical Journal International, 169(1), 259–270. https://doi.org/10.1111/j.1365-246X.2006.03298.x
- Öncel, A. O., & Wyss, M. (2000). The major asperities of the 1999 Mw = 7.4 Izmit earthquake defined by the microseismicity of the two decades before it. Geophysical Journal International, 143(3), 501–506. https://doi.org/10.1046/j.1365-246X.2000.00211.x
- Gulia, L., & Wiemer, S. (2019). Real-time discrimination of earthquake foreshocks and aftershocks. Nature, 574(7777), 193–199. https://doi.org/10.1038/s41586-019-1606-4
- Dascher-Cousineau, K., Lay, T., & Brodsky, E. E. (2020). Two foreshock sequences post Gulia and Wiemer (2019). Seismological Research Letters, 91(5), 2843–2850. https://doi.org/10.1785/0220200082
📼 1 Kasım 2020 — Orijinal Konuşma Metni
Tabii depremin bir anda olması için uzun yıllar enerjinin birikmesi gerekiyor. Uzun yıllar biriken bu enerji, depremin meydana gelmesi için oradaki biriktiği yerdeki fay zonunun direncini yenmesi gerekiyor. Bu direnç yenildiği zaman deprem, enerjinin ya tamamını ya da bir kısmını açığa çıkartıyor. Tabii M 6.6 ya da büyük deprem servislerinin vermiş olduğu gibi düzeltilmiş haliyle 6.9 büyüklüğündeki deprem bir anda oldu; işte 25 saniyeden biraz daha fazla sürdü. Daha önceden tespit edilebilir miydi? Zaten daha önceden bizler tespit ediyoruz bunları.
Nasıl tespit ediyoruz? Bu büyük depremleri meydana getirecek fay sistemlerinin yerini tespit ederek. Ne yapabiliyoruz? Büyük deprem oluşturacak fay sistemlerinin yerlerini tespit ediyoruz. Bu yerlerdeki fay sistemleri üzerinde bizler ne yapabiliyoruz? Depremleri takip etmeye başlıyoruz. Ve gerçekten bir büyük deprem öncesinde binlerce, yüz binlerce ya da milyonlarca deprem, öncesinde meydana geliyor ve o depremin meydana gelmiş olduğu ya da olacağı fay zonu hakkında bilgiler verebiliyor. Daha önceden tespit etmek gün mertebesinde mümkün değil, fakat bizim İzmit depreminden önce yapmış olduğumuz, İzmit fayı boyunca büyük deprem öncesi küçük deprem dizisi analizi, 2.5 yıl öncesinde deprem aktivitesinin arttığını bize belgeledi ve bunu iki farklı yayında tespit ettik.
O nedenle her bir fayın özel olarak incelenmesi, gözlem altına alınması ve gerçekten önceki yıllara nispetle deprem etkinliğinde bir artma varsa, ki bu bizim tespitlerimize göre yaklaşık 2.5 yıl önce başlıyor, ve bu şekilde de bizler yakın dönemde depremleri önceden, şu an için, tespit edebiliyoruz.
Bölge halkı evlerine girmekte zorlanıyor. Soru doğrudan: artçı sarsıntılar kaç gün daha sürer, en büyüğü ne kadar olabilir ve bu bilgi nasıl verilmeli?
Artçı depremlerin bir yasası var, biz buna Omori yasası diyoruz. Bu yasaya göre artçıların sayısı ana şoktan sonra geçen zamanla, kabaca zamanın tersiyle orantılı olarak azalır. İlk gün çok sık, ilk hafta daha seyrek, ilk aylarda giderek daha seyrek olur. Yasanın bugün kullandığımız değiştirilmiş biçimi ve parametrelerinin yüz yıllık gelişimi kapsamlı bir derlemede toplandı[1]. Türkiye'de iyi kaydedilmiş artçı dizilerinden bu model ülkemiz için de kalibre edildi. Azalım hızını belirleyen p parametresi Türkiye ortalamasında yaklaşık 1,2 çıktı[2].
Artçılar ne zaman biter? Bunun tek bir gün sayısı yok. Artçı dizisi, deprem etkinliği bölgenin deprem öncesindeki olağan düzeyine yaklaştığında bitmiş sayılır. Bu büyüklükte bir deprem için bu süre haftalarla değil, aylarla ölçülür, bazen yıllara uzar. Bir çekince eklemek isterim: "100 gün" ifadesini kesin bir eşik olarak değil, bir mertebe olarak okumak gerekir. En büyük artçı genellikle ana şoktan belirgin biçimde küçük olur. Ama bu bir istatistiksel eğilimdir, bir kural değildir. Ana şoktan sonraki günlerde aynı büyüklükte, hatta daha büyük bir depremin olma olasılığı düşük ama sıfır değildir.
Asıl ihtiyacımız olan şey, bu olasılıkların kamuya açık ve düzenli olarak verilmesi. Kaliforniya'da büyük bir depremden sonra artçıların önümüzdeki gün, hafta ve aylarda belirli bir büyüklüğü aşma olasılığı yayımlanıyor. 2009 L'Aquila depreminden sonra kurulan uluslararası komisyonun raporu[3], kesin tarih veren "tahmin" ile sıfırla bir arasında olasılık veren "öngörü" arasındaki farkı tanımlıyor ve bu tür olasılıksal öngörülerin sivil koruma kararlarında nasıl kullanılabileceğini ortaya koyuyor. Türkiye için kalibre edilmiş model de[2] hasarlı binalara ne zaman dönülebileceği gibi kararların doğrudan bu artçı olasılıklarına bağlı olduğunu vurguluyor. Bu yüzden her büyük depremden sonra artçı dağılımının nereye uzandığını ve 24 saat içinde belirli bir büyüklüğü aşma olasılığını gösteren haritaları bir an önce rutin hale getirmemiz gerekiyor.
- Utsu, T., Ogata, Y., & Matsu'ura, R. S. (1995). The centenary of the Omori formula for a decay law of aftershock activity. Journal of Physics of the Earth, 43(1), 1–33. https://doi.org/10.4294/jpe1952.43.1
- Muderrisoglu, Z., & Yazgan, U. (2020). Development of an aftershock occurrence model calibrated for Turkey and the resulting likelihoods. Earthquake Engineering and Engineering Vibration, 19(1), 149–160. https://doi.org/10.1007/s11803-020-0553-2
- Jordan, T. H., Chen, Y.-T., Gasparini, P., Madariaga, R., Main, I., Marzocchi, W., Papadopoulos, G., Sobolev, G., Yamaoka, K., & Zschau, J. (2011). Operational earthquake forecasting: State of knowledge and guidelines for utilization. Annals of Geophysics, 54(4), 315–391. https://doi.org/10.4401/ag-5350
📼 1 Kasım 2020 — Orijinal Konuşma Metni
Şimdi bu artçı depremlerin bir yasası var. Bu yasaya biz Omori deprem yasası diyoruz. Bu deprem yasasına göre artçı depremler her gün sayısı azalarak, deprem olmadan önceki normal düzene doğru ne yapıyor? Evriliyor ve dönüşüyorlar. Yaklaşık bu büyüklükteki bir depremin artçı şok süresi ya da artçı şok oluşum uzunluğu gün mertebesinde 100 günden aşağı olmaz. Yani 100 gün boyunca bu bölgedeki depremler meydana gelmeye başlayacak, fakat büyük artçılar bu büyük ana depremden sonra meydana gelir. En büyük artçı nedir? Bunun büyüklüğü 6.9, işte 5.9 kadar büyük artçı depremler beklenebilir.
Tabii ki büyük artçı depremler ya da bununla birlikte bu depremin artçılarına biz bağımlı depremler diyoruz. Bu bağımlı depremlerin yer ve zaman olarak olasılıkları tespit edilebiliyor. Özellikle Kaliforniya bölgesinde son 24 saat içerisinde artçı depremlerin oluşum olasılığı veriliyor ve bu oluşum olasılıkları yer ve büyüklük olarak, olasılık büyüklüğü olarak da tahmin edilebiliyor. Biz acilen yakın dönem ya da bağımlı artçı şok günlük deprem tahmin algoritmasını ülkemize uyarlayarak, uygulayarak, nerede artçı şok dağılımı, nereye uzanıyor ve uzanmış olduğu bu bölgede 24 saat içerisinde olma olasılığı nedir diye bu tür bir artçı şok deprem durumu ya da bağımlı deprem tehlike durumu haritalama düzenini bir an önce aktif hale geçirmemiz gerekiyor.
Röportajın en çok merak edilen sorusu: Ege'deki bu deprem, İstanbul için yıkıcı etkisi beklenen Marmara depremini tetikler mi?
Tetiklemeyi iki ayrı süreç olarak düşünmemiz gerekiyor. Birincisi statik tetikleme: büyük bir deprem çevresindeki kabukta kalıcı bir gerilme değişimi bırakır, bazı fay parçalarını yükler, bazılarını rahatlatır. Bu etki uzaklıkla hızla sönümlenir, bu yüzden önce depremin yakın çevresindeki faylara bakarız [Temel Kaynak: Scholz, 2019]. Bunu hesaplamanın yolu Coulomb gerilme modellemesi. Kuzey Anadolu Fayı bu yöntemin en bilinen örneklerinden biri: 1939'dan beri fay boyunca ilerleyen büyük depremlerin çoğu, önceki depremlerin gerilmeyi artırdığı yerlerde meydana geldi[1].
İkincisi dinamik tetikleme: depremin yüzey dalgaları yüzlerce, hatta binlerce kilometre öteden geçerken kısa süreli bir gerilme dalgalanması yaratır ve kırılmaya hazır fayları harekete geçirebilir. Bunun bizim bölgemizden çok çarpıcı bir örneği var. 1999 İzmit depreminin yüzey dalgaları geçer geçmez, 400 ile yaklaşık 1000 kilometre uzaklıktaki Yunanistan'da küçük depremlerin sayısı istatistiksel olarak anlamlı biçimde arttı[2]. 2002 Alaska Denali depremi ise 3660 kilometreye kadar uzaklıkta, özellikle jeotermal ve volkanik alanlarda deprem etkinliğini tetikledi[3]. 30 Ekim 2020 depremini bir "sistem depremi" olarak ele alan, yakın ve uzak tetikleme etkisini ve tsunami boyutunu tartışan blog yazısı[5] bu açıdan tamamlayıcı bir okuma sunuyor.
Marmara için soru şu: Ege'deki depremden sonra Marmara'da gün başına düşen deprem sayısı, önceki yılların ortalamasına göre anlamlı biçimde arttı mı? Bu, uzak tetiklemenin test edilebilir göstergesidir. Ama bir çekince eklemek isterim: küresel ölçekte yapılan bir tarama, statik gerilme değişiminin uzun dönemli, dinamik etkinin ise kısa süreli olduğunu ortaya koyuyor[4]. Yani Marmara'da birkaç gün süren küçük deprem artışı görülse bile bu, büyük Marmara depreminin olasılığının kalıcı olarak arttığı anlamına gelmez. Marmara'daki kilitli fay segmentinin durumu, uzak bir depremin dalgalarından çok, o segmentin kendi gerilme birikimiyle belirlenir. Bu yüzden her büyük depremden sonra hem yakın alanda statik gerilme modellemesini hem de uzak alanda dinamik tetikleme taramasını yapacak araştırma gruplarına ihtiyacımız var.
- Stein, R. S., Barka, A. A., & Dieterich, J. H. (1997). Progressive failure on the North Anatolian fault since 1939 by earthquake stress triggering. Geophysical Journal International, 128(3), 594–604. https://doi.org/10.1111/j.1365-246X.1997.tb05321.x
- Brodsky, E. E., Karakostas, V., & Kanamori, H. (2000). A new observation of dynamically triggered regional seismicity: Earthquakes in Greece following the August 1999 Izmit, Turkey earthquake. Geophysical Research Letters, 27(17), 2741–2744. https://doi.org/10.1029/2000GL011534
- Prejean, S. G., Hill, D. P., Brodsky, E. E., Hough, S. E., Johnston, M. J. S., Malone, S. D., Oppenheimer, D. H., Pitt, A. M., & Richards-Dinger, K. B. (2004). Remotely triggered seismicity on the United States West Coast following the Mw 7.9 Denali fault earthquake. Bulletin of the Seismological Society of America, 94(6B), S348–S359. https://doi.org/10.1785/0120040610
- Mallman, E. P., & Parsons, T. (2008). A global search for stress shadows. Journal of Geophysical Research: Solid Earth, 113(B12). https://doi.org/10.1029/2007JB005336
- Öncel, A. O. (2024, 1 Kasım). The October 30, 2020 İzmir earthquake: Seismological analysis and lessons for the future [Blog yazısı]. aliosmanoncel.blogspot.com. https://aliosmanoncel.blogspot.com/2024/11/earthquake-izmir.html
📼 1 Kasım 2020 — Orijinal Konuşma Metni
Şimdi tetikleme, tabii ki bir yakın tetikleme var, bir de uzak tetikleme var. Bizim öncelikle yoğunlaşmamız gereken, bu depremin olmuş olduğu yere 100 km uzaklıkta deprem olmaya yakın ya da hazır bir fay zonu üzerinde bu depremin bir yükleme etkisi var mı? Bunların bir an önce yapılması gerekiyor. Dünyada bunları çalışan gruplar var. O yüklenen ya da yüklendiği tespit edilen bölgede tabii ki bizlerin daha da hazırlıklı olması gerekiyor ve bununla ilgili olarak da çalışmaların yapılması gerekiyor. Buna biz Coulomb gerilme modellemesi diyoruz.
Bir de uzak deprem tetiklemesi var. Sorduğunuz soru, mesela Marmara; Marmara bölgesindeki deprem etkinliği bu depremden sonra günlük olarak, gün başına meydana gelen deprem etkinlik sayısında bir artma varsa, demek ki Marmara Bölgesi tetiklenmiş demektir. Akdeniz bölgesinde günlük olarak bir artma varsa, önceki yıllara göre bir günde olan deprem sayısında bir artma varsa, demek ki orası tetiklenmiş demektir. Genellikle bizler tetiklenmede ne yapıyoruz? Büyük deprem öncesi olan, işte son 10 yıllık depremde gün başına düşen deprem sayısı mesela 50 ise, bu büyük depremden sonra deprem sayısı 60'a çıktıysa, 70'e çıktıysa, yani yüzde olarak arttıysa, bizler bu bölgeleri tetiklenmiş, uzak tetikleme etkisi altında kalmış olarak değerlendirebiliriz.
Bu tür çalışmaların da aslında bu tür depremden sonra yapılması gerekiyor. Gün be gün bu depreme bağlı tetiklenen alanların, ki biz buna dinamik tetikleme diyoruz, yakın olan tetiklemeye de statik tetikleme diyoruz, dinamik tetiklenen bölgelerle ilgili dinamik tetikleme araştırma grubunun kurularak bir an önce yapılması, bir an önce bu tür tetiklenmiş uzak alanların tespit edilmesinde yarar var diye düşünüyorum.
Halk arasında yaygın bir kanı var: 26 Eylül 2019'da İstanbul'u sallayan 5,8'lik deprem yer altında biriken enerjiyi boşalttı, bu yüzden İstanbul'da 10–20 yıl deprem olmaz. Bu doğru olabilir mi?
Bu, doğru bilinen yanlışların tipik bir örneği. Önce enerjiye bakalım. Büyüklükte bir birimlik artış, açığa çıkan enerjide yaklaşık 32 katlık bir artış demek [Temel Kaynak: Stein ve Wysession, 2003]. 5,8 ile 7,2 arasındaki fark 1,4 birim. Yani 5,8'lik bir deprem, 7,2'lik bir depremin enerjisinin aşağı yukarı yüzde birini açığa çıkarır. Bu depremin kaynağını inceleyen bir çalışma büyüklüğü Mw 5,7 olarak hesapladı ve depremin Orta Marmara'daki Kumburgaz havzası çevresinde olduğunu gösterdi[1]. Birikmiş gerilmenin böyle bir depremle boşalması mümkün değil.
Daha önemlisi, bu deprem gerilmeyi azaltmadı, aksine bir kısmını kilitli segmente aktardı. Ana şokun kırdığı fayı ayrıntılı haritalayan bir çalışma, depremin güneybatı-kuzeydoğu doğrultulu bir yan fayı kırdığını ve 7'nin üzerinde deprem üretme potansiyeli olan fay üzerinde 3 bara varan bir gerilme artışı oluşturduğunu gösterdi[2]. Fay sürtünmesini modelleyen başka bir çalışma ise bu orta büyüklükteki depremin kilitli segmenti anında tetikleyemeyeceğini, ama kırılma zamanını belirgin biçimde öne çekebileceğini ortaya koydu[3]. Yani rahatlama değil, küçük de olsa bir yüklenme var.
Küçük depremler neden bizi büyük depremden uzaklaştırmaz? Gutenberg-Richter ilişkisine göre bir bölgede büyüklük bir birim azaldıkça deprem sayısı yaklaşık on kat artar [Temel Kaynak: Stein ve Wysession, 2003]. Bu oran b-değeri ile ifade edilir ve bölgenin fay ağının yapısıyla da ilişkilidir[4]. Bir çekince eklemek isterim: bu ilişki uzun dönemli bir istatistiksel dağılımdır. Büyük depremden önce belirli sayıda 6,2 ya da 5,2 büyüklüğünde depremin "olması gerektiği" anlamına gelmez. Ama şunu açıkça söyler: küçük ve orta büyüklükteki depremler, büyük depremin enerji bütçesinden çok küçük bir pay alır. Bu yüzden onlar büyük depremi ertelemez. Aynı fay sisteminin etkin olduğunu, yani adım adım büyük depreme yaklaştığımızı hatırlatır. Marmara'nın uzun dönemli deprem geçmişi tarihsel kayıtlarla belgelendi[5]. 1500 yıllık tarihsel kayıt, bugünkü mikrosismisite ve GPS kayma hızlarını birleştiren bir çalışma da İstanbul yakınındaki gelecek büyük depremlerin büyüklüğünü nicel olarak hesapladı[6].
- Irmak, T. S., Yolsal-Çevikbilen, S., Eken, T., Doğan, B., Erman, C., Yavuz, E., Alçık, H., Gaebler, P., Pınar, A., & Taymaz, T. (2021). Source characteristics and seismotectonic implications of the 26 September 2019 Mw 5.7 Silivri High-Kumburgaz Basin earthquake and evaluation of its aftershocks at the North Anatolian Fault Zone (Central Marmara Sea, NW Turkey). Geophysical Journal International, 227(1), 383–402. https://doi.org/10.1093/gji/ggab233
- Şahin, M., Yaltırak, C., Bulut, F., & Garagon, A. (2022). Stress change generated by the 2019 İstanbul–Silivri earthquakes along the complex structure of the North Anatolian Fault in the Marmara Sea. Earth, Planets and Space, 74(1), 167. https://doi.org/10.1186/s40623-022-01706-2
- Sopacı, E., & Özacar, A. A. (2023). Impact of 2019 Mw 5.8 Marmara Sea earthquake on the seismic cycle of locked North Anatolian Fault segment. Tectonophysics, 859, 229888. https://doi.org/10.1016/j.tecto.2023.229888
- Öncel, A. O., Wilson, T. H., & Nishizawa, O. (2001). Size scaling relationships in the active fault networks of Japan and their correlation with Gutenberg-Richter b values. Journal of Geophysical Research: Solid Earth, 106(B10), 21827–21841. https://doi.org/10.1029/2000JB900408
- Ambraseys, N. N., & Finkel, C. F. (1991). Long-term seismicity of Istanbul and of the Marmara Sea region. Terra Nova, 3(5), 527–539. https://doi.org/10.1111/j.1365-3121.1991.tb00188.x
- Bulut, F., Aktuğ, B., Yaltırak, C., Doğru, A., & Özener, H. (2019). Magnitudes of future large earthquakes near Istanbul quantified from 1500 years of historical earthquakes, present-day microseismicity and GPS slip rates. Tectonophysics, 764, 77–87. https://doi.org/10.1016/j.tecto.2019.05.005
📼 1 Kasım 2020 — Orijinal Konuşma Metni
Tabii şimdi İstanbul'da beklenen deprem büyüklüğü, tarihsel depremlere bakıldığı zaman, özellikle İstanbul'u etkileyecek Marmara Denizi'nde meydana gelen depremlerin tarihsel geçmişi incelendiği zaman, gözlenen maksimum depremin 7.2 büyüklüğünde olduğu görülüyor. Yani 7.2 büyüklüğündeki bir depremi bekliyoruz, fakat 7.2 büyüklüğündeki bir depremin oluşabilmesi için hazırlık süreci gerekiyor. Yani en az 10 tane 6.2 büyüklüğünde deprem olması gerekiyor, en az 100 tane 5.2 büyüklüğünde deprem olması gerekiyor, en az 1000 tane 4.2 büyüklüğünde deprem olması gerekiyor.
Her ne kadar deprem büyüklüğü geriye doğru birer adım kaysa da, azalsa da, bunların oluş sayısı logaritmik olarak 10 kat artıyor. Her beklenen büyük depremden küçük olan depremler aslında bizi o beklenen büyük tehlikeye doğru adım adım yaklaştırıyor. Bırakın uzaklaşmayı, adım adım o büyük depreme doğru yaklaştığımızın işaretini veriyor.
Konuğun daha önceki yayınlarda dile getirdiği bir ifade soruluyor: deprem tehlike durumu değişti. Bu ne demek?
Deprem tehlike durumu her büyük depremden sonra değişir. Şöyle düşünün: büyük bir deprem çevresindeki fayların üzerindeki yükü yeniden dağıtır. Bazı bölgelerde gerilme artar. Oradaki fayların bir sonraki depremi zaman ekseninde öne çekilir, bir nevi vites büyütülmüş olur. Bazı bölgelerde ise gerilme azalır. Biz buna gerilme gölgesi diyoruz, oradaki depremler geriye itilir. Kuzey Anadolu Fayı boyunca 1939'dan beri gelişen deprem dizisi bu öne çekme ve geriye itme etkisinin en iyi belgelenmiş örneklerinden biri[1]. Sisam depremi için de artçıların yeniden konumlandırılmasıyla birlikte Coulomb gerilme evrimi hesaplandı[2].
Bir çekince eklemek isterim: gerilme gölgesini gözlemle kanıtlamak, gerilme artışını kanıtlamaktan daha zordur. 7 ve üzeri büyüklükteki 119 ana şoku inceleyen küresel bir tarama, statik gerilme değişiminin deprem olasılığı üzerinde uzun dönemli bir etki bıraktığını, geçen dalgaların yarattığı dinamik etkinin ise böyle bir kalıcı etkisinin beklenmediğini vurguluyor[3]. Bu yüzden gerilme haritaları kesin bir "burada olacak" haritası değil, olasılıkların hangi yönde değiştiğini gösteren bir araçtır.
Depremler yakın mesafede de uzak mesafede de birbirleriyle etkileşir. 1999 İzmit depreminden sonra Yunanistan'da yüzlerce kilometre uzaktaki küçük deprem etkinliğinin yüzey dalgaları geçer geçmez arttığı uluslararası bir yayında gösterildi[4]. Arada denizler var ama dalgalar için bu bir engel değil. Tehlike haritaları da bu yüzden güncellenir: 1999 İzmit ve Düzce depremlerinden sonra İstanbul için yapılan olasılıksal tehlike analizinde, son depremden beri geçen süreyi hesaba katan yenilenme modeli, zamandan bağımsız Poisson modeline göre daha yüksek yer ivmeleri verdi[5]. Bu etkileşim zincirini izlemek için kalıcı çalışma gruplarına ihtiyacımız var.
- Stein, R. S., Barka, A. A., & Dieterich, J. H. (1997). Progressive failure on the North Anatolian fault since 1939 by earthquake stress triggering. Geophysical Journal International, 128(3), 594–604. https://doi.org/10.1111/j.1365-246X.1997.tb05321.x
- Lentas, K., Gkarlaouni, C. G., Kalligeris, N., & Melis, N. S. (2022). The 30 October 2020, MW = 7.0, Samos earthquake: Aftershock relocation, slip model, Coulomb stress evolution and estimation of shaking. Bulletin of Earthquake Engineering, 20(2), 819–851. https://doi.org/10.1007/s10518-021-01260-4
- Mallman, E. P., & Parsons, T. (2008). A global search for stress shadows. Journal of Geophysical Research: Solid Earth, 113(B12). https://doi.org/10.1029/2007JB005336
- Brodsky, E. E., Karakostas, V., & Kanamori, H. (2000). A new observation of dynamically triggered regional seismicity: Earthquakes in Greece following the August 1999 Izmit, Turkey earthquake. Geophysical Research Letters, 27(17), 2741–2744. https://doi.org/10.1029/2000GL011534
- Atakan, K. (2002). Seismic hazard in Istanbul following the 17 August 1999 Izmit and 12 November 1999 Duzce earthquakes. Bulletin of the Seismological Society of America, 92(1), 466–482. https://doi.org/10.1785/0120000828
📼 1 Kasım 2020 — Orijinal Konuşma Metni
Şimdi tabii ki deprem tehlike durumu her büyük depremden sonra değişir. Şu anda işte İzmir'de meydana gelen bir deprem var ve bu depremin yüklemiş olduğu alanlar var, ki bu alanlarda meydana gelecek depremlerin oluş yılları öne çekildi. Gerçekten yükünü almış olduğu alanlar var; bu alanlarda deprem olmaya yakın fay zonlarının oluş yılları ise geriye doğru itildi. Yani bir öne çekme, bir geriye itme olayı var. O nedenle de her büyük deprem aslında deprem tehlike durumunu bölgede değiştirir. Tabii bu yakın bölgedeki deprem durumunun değişmesi; bir de sizin daha önce bahsetmiş olduğunuz gibi uzak bölgedeki deprem durumlarının değişmesi.
Gerçekten tetiklenmiş o bölgelerde de demek ki depremin oluş zamanına doğru bir vites büyütme olmuş denebilir. Bu nedenle de yakın ve uzak deprem tehlike durumları her büyük depremden sonra değişebilir. 1999 İzmit depremi Yunanistan'daki bir depremi tetikledi diye uluslararası bir yayın çıktı. Birisi İzmit, birisi Yunanistan, arada denizler var. Evet, depremler yakın mesafede de uzak mesafede de birbirleriyle etkileşir. O nedenle bizler bu etkileşim zincirini tespit etmemiz bakımından ne yapmamız lazım? Çalışma gruplarını oluşturmamız lazım.
Röportajın son sorusu: bütün bu tetiklemeler göz önüne alındığında, beklenen büyük Marmara depremi için bir tarih verilebilir mi?
Bilimsel olarak bir tarih veremeyiz. Kesin bir yer, zaman ve büyüklük aralığı içinde bir depremin olacağını ya da olmayacağını söyleyen ifadeye "tahmin" denir. Sıfırla bir arasında bir olasılık veren ifadeye ise "öngörü" denir. Bugün bilimin verebildiği şey ikincisidir[1]. "2053'ten önce deprem beklemiyorum" ya da "2071'e kadar olmaz" demek bilimsel bir açıklama değildir. Ama "önümüzdeki 30 yılda olma olasılığı şudur" demek bilimseldir.
Sayılar zaman içinde nasıl değişti, ona bakalım. 1999 İzmit depreminin gerilme aktarımını hesaba katan ilk etkileşim tabanlı hesap, İstanbul'da önümüzdeki 30 yılda güçlü sarsıntı olasılığını yüzde 62 ± 15 olarak verdi[2]. 2004'te Marmara'nın yeni deniz tabanı görüntüleriyle yapılan yeniden hesap, 2004–2034 dönemi için bölgesel olasılığı Poisson modeliyle yaklaşık yüzde 38, zamana bağlı modelle yüzde 44 ± 18, gerilme aktarımı da eklendiğinde yüzde 53 ± 18 buldu[3]. Yeni bir fay segmentasyon modeliyle yapılan 2016 hesabı ise İstanbul'da 7,3'ün üzerindeki depremler için 30 yıllık olasılığı Poisson modeliyle yüzde 35, zamana bağlılık ve gerilme aktarımı eklendiğinde yüzde 47 olarak verdi[4]. Yani yüzde 60–65 düzeyi 1999'dan hemen sonraki ilk hesaba ait. Sonraki hesaplar daha düşük ama hâlâ çok yüksek olasılıklar veriyor.
Bir çekince eklemek isterim: Poisson modelinde olasılık geçen zamanla artmaz, çünkü bu model depremleri birbirinden bağımsız ve hafızasız kabul eder. "Zaman geçtikçe olasılık artar" ifadesi, son büyük depremden beri geçen süreyi hesaba katan zamana bağlı modellerin özelliğidir. Her iki modelde de ortak olan şu: olasılık penceresini ne kadar uzatırsanız, olasılık o kadar yükselir. Bu hesapların hiçbiri Marmara'daki büyük deprem tehlikesinin ortadan kalktığını söylemiyor.
Tarih veren kehanetler ise özellikle sosyal medyada çok hızlı yayılıyor. Bu yüzden bilim kurumları, doğrulanmamış deprem tahminlerini yayılmadan önce çürütmeye yönelik iletişim stratejileri geliştiriyor[5]. Bizim yapmamız gereken şey tarih beklemek değil, hazırlığımızı büyütmek.
- Jordan, T. H., Chen, Y.-T., Gasparini, P., Madariaga, R., Main, I., Marzocchi, W., Papadopoulos, G., Sobolev, G., Yamaoka, K., & Zschau, J. (2011). Operational earthquake forecasting: State of knowledge and guidelines for utilization. Annals of Geophysics, 54(4), 315–391. https://doi.org/10.4401/ag-5350
- Parsons, T., Toda, S., Stein, R. S., Barka, A., & Dieterich, J. H. (2000). Heightened odds of large earthquakes near Istanbul: An interaction-based probability calculation. Science, 288(5466), 661–665. https://doi.org/10.1126/science.288.5466.661
- Parsons, T. (2004). Recalculated probability of M ≥ 7 earthquakes beneath the Sea of Marmara, Turkey. Journal of Geophysical Research: Solid Earth, 109(B5). https://doi.org/10.1029/2003JB002667
- Murru, M., Akinci, A., Falcone, G., Pucci, S., Console, R., & Parsons, T. (2016). M ≥ 7 earthquake rupture forecast and time-dependent probability for the Sea of Marmara region, Turkey. Journal of Geophysical Research: Solid Earth, 121(4), 2679–2707. https://doi.org/10.1002/2015JB012595
- Fallou, L., Bossu, R., & Cheny, J.-M. (2024). Prebunking earthquake predictions on social media. Frontiers in Communication, 9, 1391480. https://doi.org/10.3389/fcomm.2024.1391480
📼 1 Kasım 2020 — Orijinal Konuşma Metni
Şimdi tabii ki Marmara bölgesi için yapılmış bir tahmin var. İşte nedir? Gelecek 30 yılda beklenen büyük depremin olma olasılığı %65. Biz buna tabii ki Poisson deprem tahmini diyoruz. Ama bir de siz derseniz ki ya […] olasılıklı konuşun, istediğiniz tarihte istediğiniz bölge için bizler deprem tahmini yapabiliriz, ancak bunu olasılık vererek yapabiliriz. Şunu yapamayız: Ben işte 2000, ne bileyim, 2053'ten önce deprem beklemiyorum diyemeyiz. Bu bilimsel bir açıklama değil. 2053'e beklemiyorum, 2071'e beklemiyorum diyemeyiz.
23'te büyük depremin olma olasılığını bilimsel esaslara göre şu şekilde hesapladım; 2071'e büyük depremin olma olasılığını bilimsel esaslara göre şu şekilde hesapladım. Tabii ki bizler beklenen deprem büyüklüğünün zamanını ne kadar ileri itersek o depremin olma olasılığı o kadar yükseliyor. 1999 depreminden sonra beklenen büyük Marmara depreminin olasılığı %65'ti. Tabii zaman geçtikçe bu olasılık artabilir, fakat bununla ilgili güncellenmiş çalışma maalesef şu anda yok. En güncel yayınlanmış çalışmaya göre her zaman 30 yıl içerisinde böyle bir depremin olma olasılığı %60 gibi büyük bir olasılık olarak önümüzde duruyor.
Bunu tersine çevirecek, bunu çürütecek, bunu yanlışlayacak bir çalışma henüz çıkmış değil. Türkiye'de Marmara Bölgesi'ndeki büyük deprem tehlikesi devam ediyor ve bu nedenle de bizlerin de hazırlığımızı büyütmemiz gerekiyor.
[…] Kayıtta 12:44–12:59 arasına ait altyazı bulunmuyor; bu aralıktaki konuşma deşifreye alınamadı.
🔄 2020 → 2026: Ne Değişti, Ne Değişmedi?
Değişenler
- Sisam depreminin artçıları yeniden konumlandırıldı; kayma modeli ve Coulomb gerilme evrimi yayımlandı (2022).
- 2019 Silivri depreminin M7+ potansiyelli segmentte gerilmeyi artırdığı (2022) ve kırılma zamanını öne çekebileceği (2023) gösterildi.
- Gerçek zamanlı öncü–artçı ayrımı için önerilen trafik ışığı yaklaşımı yeni dizilerle sınandı; sonuçlar tartışmalı kaldı.
- Sosyal medyada tarih veren deprem kehanetlerine karşı ön-çürütme stratejileri gelişti (2024).
Değişmeyen temel mesaj
- Orta büyüklükteki depremler kilitli fayı rahatlatmaz; Marmara'da büyük deprem için bir tarih verilemez ama 30 yıllık olasılık yüksektir.
🔬 Bu Sayfa Neyi İddia Etmiyor?
Bu sayfa bir deprem tahmin aracı değildir. Marmara depremi için bir tarih vermez ve verilen olasılıkları kendisi hesaplamaz; yayımlanmış modellerin sonuçlarını aktarır. İzmit depremi öncesindeki 2,5 yıllık sessizlik ve aktivasyon örüntüsü, tek bir deprem için geriye dönük bir gözlemdir, başka depremler için bir öncü süresi değildir. Ege'deki depremin Marmara'da kalıcı bir olasılık artışı yarattığını ileri sürmez; dinamik tetiklemenin etkisinin kısa süreli olduğunu vurgular. Gerilme haritaları olasılıkların hangi yönde değiştiğini gösterir, "deprem burada olacak" haritası değildir. Artçıların süresine ilişkin "100 gün" ifadesi bir mertebedir, kesin bir eşik değildir.
🧭 Bu Depremden Ne Çıkarabiliriz, Ne Çıkaramayız?
✅ Çıkarılabilecekler
- Deprem, uzun süreli gerilme birikiminin ani boşalmasıdır.
- Artçılar zamanla azalır ve bu azalım olasılıksal olarak hesaplanabilir.
- Büyük bir deprem çevresindeki faylarda gerilmeyi yeniden dağıtır.
- Uzak bir deprem, geçen dalgalarıyla kısa süreli küçük deprem artışlarına yol açabilir.
- Orta büyüklükteki depremler büyük depremin enerjisini boşaltmaz.
❌ Çıkarılamayacaklar
- "Ege'deki deprem Marmara depremini tetikledi."
- "2019 Silivri depremi İstanbul'u 10–20 yıl rahatlattı."
- "Büyük depremden 2,5 yıl önce her zaman uyarı gelir."
- "Marmara depremi şu tarihten önce olmaz."
- "Artçılar tam 100 günde biter."
✅ Okuduktan Sonra Kendinize Sorun
- "Küçük depremler enerjiyi boşaltıyor" diyen birine, büyüklük ölçeğinin logaritmik olduğunu anlatabilir miyim?
- "Tahmin" ile "olasılık" arasındaki farkı ayırt edebiliyor muyum?
- Tarih veren bir deprem kehanetiyle karşılaştığımda kaynağını kontrol ediyor muyum?
- Büyük bir depremden sonra hasarlı binaya ne zaman dönülebileceğine ilişkin resmi açıklamaları takip ediyor muyum?
- Oturduğum binanın deprem güvenliğini bir uzmana inceletmek için ne bekliyorum?
🌍 Özet: Ege'deki Deprem, Marmara'daki Ders
1 Kasım 2020'de Akit TV'de yayınlanan bu röportaj, 30 Ekim 2020 İzmir (Sisam) depreminden iki gün sonra, toplumun en çok sorduğu soruları yanıtlıyor. Deprem bir anda değil, uzun bir gerilme birikiminin sonunda olur. Artçılar zamanla azalır ve olasılıkları hesaplanabilir. Uzak bir deprem Marmara'da kısa süreli küçük deprem artışlarına yol açabilir, ama kilitli segmentin geleceğini belirleyen o segmentin kendi gerilme birikimidir. 2019 Silivri depremi bu birikimi boşaltmadı, aksine artırdı. Marmara için tarih verilemez, ama yayımlanmış bütün modeller yüksek bir 30 yıllık olasılık veriyor.
⚡ Acil Eylemler
- Büyük bir depremden sonra hasarlı binaya dönüş için resmi değerlendirmeyi bekleyin
- Tarih veren deprem kehanetlerini paylaşmadan önce kaynağını kontrol edin
- Binanızın deprem güvenliğini bir uzmana inceletin
🌍 Uzun Vadeli Hedefler
- Büyük depremlerden sonra kamuya açık, düzenli artçı olasılık haritaları
- Her büyük depremden sonra statik gerilme ve dinamik tetikleme analizini yapacak kalıcı araştırma grupları
- Fay zonlarının sürekli gözlem altında tutulması ve öncü örüntülerin ileriye dönük sınanması
- Marmara deprem olasılıklarının yeni verilerle düzenli olarak güncellenmesi
Tarih Değil Olasılık, Rahatlama Değil Hazırlık
İzmir (Sisam) depremi, büyük depremlerin birbirleriyle yakın ve uzak mesafede etkileştiğini bir kez daha hatırlattı. Ortak payda aynı: riski kehanetle değil ölçümle tanımlamak ve kararları kaynak kontrolüyle vermek.
- Ambraseys, N. N., & Finkel, C. F. (1991). Long-term seismicity of Istanbul and of the Marmara Sea region. Terra Nova, 3(5), 527–539. https://doi.org/10.1111/j.1365-3121.1991.tb00188.x
- Atakan, K. (2002). Seismic hazard in Istanbul following the 17 August 1999 Izmit and 12 November 1999 Duzce earthquakes. Bulletin of the Seismological Society of America, 92(1), 466–482. https://doi.org/10.1785/0120000828
- Brodsky, E. E., Karakostas, V., & Kanamori, H. (2000). A new observation of dynamically triggered regional seismicity: Earthquakes in Greece following the August 1999 Izmit, Turkey earthquake. Geophysical Research Letters, 27(17), 2741–2744. https://doi.org/10.1029/2000GL011534
- Bulut, F., Aktuğ, B., Yaltırak, C., Doğru, A., & Özener, H. (2019). Magnitudes of future large earthquakes near Istanbul quantified from 1500 years of historical earthquakes, present-day microseismicity and GPS slip rates. Tectonophysics, 764, 77–87. https://doi.org/10.1016/j.tecto.2019.05.005
- Dascher-Cousineau, K., Lay, T., & Brodsky, E. E. (2020). Two foreshock sequences post Gulia and Wiemer (2019). Seismological Research Letters, 91(5), 2843–2850. https://doi.org/10.1785/0220200082
- Fallou, L., Bossu, R., & Cheny, J.-M. (2024). Prebunking earthquake predictions on social media. Frontiers in Communication, 9, 1391480. https://doi.org/10.3389/fcomm.2024.1391480
- Gulia, L., & Wiemer, S. (2019). Real-time discrimination of earthquake foreshocks and aftershocks. Nature, 574(7777), 193–199. https://doi.org/10.1038/s41586-019-1606-4
- Huang, Q., Öncel, A. O., & Sobolev, G. A. (2002). Precursory seismicity changes associated with the 1999 August 17 Izmit (Turkey) earthquake. Geophysical Journal International, 151(1), 235–242. https://doi.org/10.1046/j.1365-246X.2002.01762.x
- Irmak, T. S., Yolsal-Çevikbilen, S., Eken, T., Doğan, B., Erman, C., Yavuz, E., Alçık, H., Gaebler, P., Pınar, A., & Taymaz, T. (2021). Source characteristics and seismotectonic implications of the 26 September 2019 Mw 5.7 Silivri High-Kumburgaz Basin earthquake and evaluation of its aftershocks at the North Anatolian Fault Zone (Central Marmara Sea, NW Turkey). Geophysical Journal International, 227(1), 383–402. https://doi.org/10.1093/gji/ggab233
- Jordan, T. H., Chen, Y.-T., Gasparini, P., Madariaga, R., Main, I., Marzocchi, W., Papadopoulos, G., Sobolev, G., Yamaoka, K., & Zschau, J. (2011). Operational earthquake forecasting: State of knowledge and guidelines for utilization. Annals of Geophysics, 54(4), 315–391. https://doi.org/10.4401/ag-5350
- Lentas, K., Gkarlaouni, C. G., Kalligeris, N., & Melis, N. S. (2022). The 30 October 2020, MW = 7.0, Samos earthquake: Aftershock relocation, slip model, Coulomb stress evolution and estimation of shaking. Bulletin of Earthquake Engineering, 20(2), 819–851. https://doi.org/10.1007/s10518-021-01260-4
- Mallman, E. P., & Parsons, T. (2008). A global search for stress shadows. Journal of Geophysical Research: Solid Earth, 113(B12). https://doi.org/10.1029/2007JB005336
- Muderrisoglu, Z., & Yazgan, U. (2020). Development of an aftershock occurrence model calibrated for Turkey and the resulting likelihoods. Earthquake Engineering and Engineering Vibration, 19(1), 149–160. https://doi.org/10.1007/s11803-020-0553-2
- Murru, M., Akinci, A., Falcone, G., Pucci, S., Console, R., & Parsons, T. (2016). M ≥ 7 earthquake rupture forecast and time-dependent probability for the Sea of Marmara region, Turkey. Journal of Geophysical Research: Solid Earth, 121(4), 2679–2707. https://doi.org/10.1002/2015JB012595
- Öncel, A. O. (2024, 1 Kasım). The October 30, 2020 İzmir earthquake: Seismological analysis and lessons for the future [Blog yazısı]. aliosmanoncel.blogspot.com. https://aliosmanoncel.blogspot.com/2024/11/earthquake-izmir.html
- Oncel, A. O., & Wilson, T. (2007). Anomalous seismicity preceding the 1999 Izmit event, NW Turkey. Geophysical Journal International, 169(1), 259–270. https://doi.org/10.1111/j.1365-246X.2006.03298.x
- Öncel, A. O., & Wyss, M. (2000). The major asperities of the 1999 Mw = 7.4 Izmit earthquake defined by the microseismicity of the two decades before it. Geophysical Journal International, 143(3), 501–506. https://doi.org/10.1046/j.1365-246X.2000.00211.x
- Öncel, A. O., Wilson, T. H., & Nishizawa, O. (2001). Size scaling relationships in the active fault networks of Japan and their correlation with Gutenberg-Richter b values. Journal of Geophysical Research: Solid Earth, 106(B10), 21827–21841. https://doi.org/10.1029/2000JB900408
- Parsons, T. (2004). Recalculated probability of M ≥ 7 earthquakes beneath the Sea of Marmara, Turkey. Journal of Geophysical Research: Solid Earth, 109(B5). https://doi.org/10.1029/2003JB002667
- Parsons, T., Toda, S., Stein, R. S., Barka, A., & Dieterich, J. H. (2000). Heightened odds of large earthquakes near Istanbul: An interaction-based probability calculation. Science, 288(5466), 661–665. https://doi.org/10.1126/science.288.5466.661
- Prejean, S. G., Hill, D. P., Brodsky, E. E., Hough, S. E., Johnston, M. J. S., Malone, S. D., Oppenheimer, D. H., Pitt, A. M., & Richards-Dinger, K. B. (2004). Remotely triggered seismicity on the United States West Coast following the Mw 7.9 Denali fault earthquake. Bulletin of the Seismological Society of America, 94(6B), S348–S359. https://doi.org/10.1785/0120040610
- Scholz, C. H. (2019). The mechanics of earthquakes and faulting (3rd ed.). Cambridge University Press. [Temel Kaynak]
- Sopacı, E., & Özacar, A. A. (2023). Impact of 2019 Mw 5.8 Marmara Sea earthquake on the seismic cycle of locked North Anatolian Fault segment. Tectonophysics, 859, 229888. https://doi.org/10.1016/j.tecto.2023.229888
- Stein, R. S., Barka, A. A., & Dieterich, J. H. (1997). Progressive failure on the North Anatolian fault since 1939 by earthquake stress triggering. Geophysical Journal International, 128(3), 594–604. https://doi.org/10.1111/j.1365-246X.1997.tb05321.x
- Stein, S., & Wysession, M. (2003). An introduction to seismology, earthquakes, and Earth structure. Blackwell Publishing. [Temel Kaynak]
- Şahin, M., Yaltırak, C., Bulut, F., & Garagon, A. (2022). Stress change generated by the 2019 İstanbul–Silivri earthquakes along the complex structure of the North Anatolian Fault in the Marmara Sea. Earth, Planets and Space, 74(1), 167. https://doi.org/10.1186/s40623-022-01706-2
- Utsu, T., Ogata, Y., & Matsu'ura, R. S. (1995). The centenary of the Omori formula for a decay law of aftershock activity. Journal of Physics of the Earth, 43(1), 1–33. https://doi.org/10.4294/jpe1952.43.1


Comments
Post a Comment