🕊️ Martı’nın Kanatlarında Bir Vasiyet

Martı’nın Kanatlarında Bir Vasiyet · JeoTurizm EduPanel
JeoTurizm EduPanel · Saha Romanı
Martı’nın Kanatlarında Bir Vasiyet
Prof. Dr. Ali Osman Öncel · aliosmanoncel.blogspot.com · 2026
🌿 Saha Romanı

Martı’nın Kanatlarında Bir Vasiyet

Kişisel Gözlem · Bilimsel Perspektif · Prof. Dr. Ali Osman Öncel

📅 11 Eylül 2026 ⏱️ ~2 dk okuma 🖊️ JeoTurizm EduPanel
🌐 Dil:

Martı’nın Kanatlarında Bir Vasiyet

Bazen bir kitabın kapağını açmak, bir kapıyı aralamak gibi olur. İçeriden gelen esinti, yılların tozunu silker; odanın ışığı değişir, sesler yeniden yükselir. Bugün yine o esinti geldi. Eski bir arkadaşın paylaştığı bir kapak resmiyle. Üzerinde tek bir kelime: Martı.


Beyazıt’tan Avcılar’a

İstanbul Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nde en değer verdiğim hocalarımızdan biriydi Dr. Selçuk Sipahioğlu. Bölüm Beyazıt’taki eski binasından Avcılar kampüsüne taşındığında ben yeni bir asistandım. O taşınma günlerinin telaşı, laboratuvar aletlerinin sandıklara yerleştirilmesi, sismogram kâğıtlarının dikkatle paketlenmesi hâlâ gözümün önünde. Yeni binada, henüz boyası kurumamış odalardan birinde hocamla oda arkadaşı olduk.

Sabahları odaya girdiğimde pencerenin önündeki masasında oturur, bazen bir makaleyi karıştırır, bazen de sessizce dışarıdaki denizi seyrederdi. Oda, yeni kampüsün o kendine has kokusunu taşırdı: taze boya, ıslak beton ve uzaktan gelen rüzgârın tuzlu kokusu. Ben masama oturur, o da kendi işine dönerdi. Konuşmalarımız kısa, ama ağırlıklıdırdı. Bir gün, hiçbir şey söylemeden masama ince bir kitap bıraktı.

Martı.

Hocamın bana okumam için bir kitap vermesi, o yıllarda benim için büyük bir onurdu. Hemen okudum. Sayfalar arasında kayboldum. Kitap bittiğinde içimde bir şeylerin yerinden oynadığını hissettim. Yazarı aklımda kalmadı; ama kitabın adı, o tek heceli, uçucu isim, zihnime çakıldı.


Yirmi Beş Yılın Ardından

Neredeyse yirmi beş yıl sonra bir arkadaşım aynı kitabı paylaştı. Ekranda kapağı gördüğümde o oda, o pencere, hocamın masasına bıraktığı kitabın hafif hışırtısı yeniden canlandı. Açıkçası yirmi beş yıl sonra kitabın içinde ne yazdığını hatırlamıyorum. Satırlar silinmiş. Ama o anın sıcaklığı duruyor.

Bu vesileyle bir şeyi daha fark ettim: Kişilik olarak kitaplardan çok, canlı kitap olan insanlarla aramda geçen diyalogları unutmama gibi bir özelliğim varmış. Sayfalar soluklaşırken, insanların sesi, bakışı, bir cümlesi yıllarca taze kalıyor. Selçuk Hoca da öyle bir canlı kitaptı.

İstanbul Beyefendisi hocam Rahmetli Selçuk Sipahioğlu’nun ruhunu şad etmek isterim. Mekânı cennet olsun.


Bir Vasiyet

Kendisinin bana bıraktığı bir vasiyet vardı. Bir gün, odanın o sakin ışığında, neredeyse fısıltı gibi demişti:

Başkalarını kıskandıracak iş yapma.

Çünkü kendisi, en donanımlı bir bilim insanıyken üniversite tarafından kadro mağduru yapılmıştı. O cümle, odanın havasına karışmış, duvarlara sinmişti. Yıllar geçtikçe anlamı daha da ağırlaştı. Bilim insanı olmanın, bilgiyi taşımanın, bir odada iki masa paylaşmanın ötesinde bir ahlakı olduğunu o vasiyetle öğrendim.

Bugün o kitabı yeniden okumak istiyorum. Belki bu sefer satırlar aklımda kalır. Belki de yine yalnızca o odanın ışığı, hocamın sesi ve o tek cümle kalır.


Siz hiç bir hocanızdan, bir büyüğünüzden, size emanet edilmiş bir cümleyle yaşadınız mı? Ve o cümle, yıllar sonra hâlâ sizi yönlendiriyor mu?

📤
PDF / Word olarak dışa aktar
Times New Roman · Gazete formatı · Baskıya hazır
🗄️ Veri: AHEAD · INGV · ShakeMap
Prof. Dr. Ali Osman Öncel
Prof. Dr. Ali Osman Öncel
JeoTurizm EduPanel · Jeofizik · Deprem Araştırmaları
Edinburgh Üniversitesi misafir araştırmacısı (1993). Türkiye ve uluslararası jeofizik araştırmalarında 30+ yıl. aliosmanoncel.blogspot.com

Popular posts from this blog

🧭 Kocaeli Çınarlıdere’de Doğrultu Atımlı Fay (KAFZ) Jeotrekking