🔒🪪 Bilse Ne Olacak Ki?

Bilse Ne Olacak Ki? · JeoTurizm EduPanel
JeoTurizm EduPanel · Hatıra Yazısı
Bilse Ne Olacak Ki?
Prof. Dr. Ali Osman Öncel · aliosmanoncel.blogspot.com · 2026
🌿 Hatıra Yazısı

Bilse Ne Olacak Ki?

Kişisel Gözlem · Bilimsel Perspektif · Prof. Dr. Ali Osman Öncel

📅 25 Temmuz 2026 ⏱️ ~3 dk okuma 🖊️ JeoTurizm EduPanel
🌐 Dil:

Bilse Ne Olacak Ki?

Sabahın rutini hep aynıdır: elimde file, adımlarım belediyenin ekmek noktasına doğru. Yıllardır böyle. Mahallenin ekmeği orada, yaşları benden büyük bir karı koca çiftin işlettiği küçük camekânlı büfede satılır.

İstanbul'un pek çok belediye ekmek noktasında kredi kartı geçmez; bilirim bunu. Ama bu büfe farklıdır. Camekâna yapıştırılmış kâğıtta iki cümle: "Şimdi al, bir ay sonra öde." Ve hemen altında: "Kredi kartına komisyon alınmaz."

Günümüzün sessiz gerçeği budur aslında: insanlar kredi kartıyla alışveriş yapar, ay sonunda maaş yattığı an o para daha cebe girmeden kart borcunu kapatmaya gider. Para gelir, gider — sadece bir aracı gibi dokunur hayata.

Ben de uzun süre bu yüzden almadım oradan ekmek. Kart geçmiyordu çünkü. Ama komşudaki karı koca çift kredi kartı sistemine geçince, ben de düzenli müşterilerinden biri oldum. Küçük bir işletme; büyük bir zenginlik vaat etmez kimseye, ama iki insanın geçimini sağlar. Küçücük bir yerde birlikte çalışan bu iki insan, hep dikkatimi çekmiştir — sabah erkenden kapıyı açan, ekmekleri dizen, gün boyu ayakta duran iki emekçi.


Poşetlerdeki Düzen

Bugün yine ekmek almak için sırada bekliyordum. Gözüm büfenin içine kaydı. Ekmekler hijyen kurallarına uygun şekilde önceden ikili, üçlü poşetlere yerleştirilmişti. Simitler de aynı düzende — ikişerli, üçerli dizilmiş, hazır bekliyordu. Küçük ama özenli bir sistem. Bu tür ayrıntılar bende hep bir güven duygusu uyandırır; birinin işini ciddiye aldığının işaretidir.

Camekândaki Kart

Önümdeki müşterinin alışverişi biterken gözüm camekânın bir köşesine takıldı. Orada bir öğrencinin IBB indirimli kartı duruyordu. Anladım ki ekmek alırken düşürmüş olmalı, çift de kart sahibinin geri gelip görmesi için oraya koymuştu — iyi niyetli, dürüst bir jest.

Merakla kartı biraz daha yakından inceledim. İBB indirimli kartının üzerinde öğrenciye ait kimlik bilgileri yer alıyordu. En önemlisi de TC Kimlik numarasıydı. Düşündüm ki, belki de ekmek satan çift, bu numaranın taşıdığı riskin farkında değildi; belki de bu yüzden kartı öylece, herkesin görebileceği bir camekâna koymuşlardı.

Uyarı

Kendimi tutamadım, hemen söyledim:

"Bunu camekânda bırakmayın; TC Kimlik numarası görünüyor."

Kadın — benden yaşça büyük olduğu için içimden "teyze" diye andığım kişi — hiç düşünmeden eşine döndü:

"Kaldır."

Adam itiraz etmeden kartı aldı, kaldırdı. Ama sonra sordu, gerçek bir merakla:

"TC numaralarını bilseler ne olacak ki?"

Cevap verdim:

"Bu tür bilgiler kötü niyetli kişilerin eline geçtiğinde, kimlik hırsızlığı ve sahte işlemler için kullanılabiliyor."

Erkek satıcı — "abi" diye hitap ederek — devam etti:

"Bir şey olmaz abi; bilse ne olacak; işlem yaparsa telefonuma onay kodu gelecek; ben vermem, TC mi kim ne yapacak."

O an bir şey diyemedim. Cevabım aslında ortadaydı, tam kelimelere dökemedim. Ama içimden bildiğim bir şey vardı: bir kimlik numarası tek başına belki masum görünür. Sorun, o numaranın isim, doğum tarihi gibi başka bilgilerle bir araya geldiği andır. Ve bugün, tek bir kartçıkta bunların hepsi zaten yan yana duruyordu.

Bir Anı

Bugün bende bir anıyı canlandırdı bu diyalog.

Kanada'da yaşadığım yıllarda yeni gelenlere ilk öğretilen kurallardan biri şuydu:

"Kimlik numaranızı telefonda kim isterse istesin paylaşmayın."

O gün bunun nedenini tam anlamamıştım.

İstanbul'daki ekmek kuyruğunda ise aynı soruyu, yıllar sonra, bambaşka bir ağızdan yeniden duydum:

"Bilse ne olacak ki?"

Sonuç

Eve dönerken düşündüm.

Belki de güvenlik, büyük saldırıları engellemekten önce küçük ihmalleri fark etmekti.

Deprem biliminde de böyledir. Büyük kırılmalar çoğu zaman tek bir çatlakla başlamaz; zaman içinde biriken küçük gerilimlerin sonucudur.

Dijital dünyada da tek bir kişisel veri çoğu zaman yeterli değildir. Ama küçük parçalar birleştiğinde, beklenmedik riskler doğabilir.

O gün ekmek kuyruğunda yalnızca unutulmuş bir kart görmedim. "Bir şey olmaz" düşüncesinin ne kadar yaygın olduğunu da gördüm.

📤
PDF / Word olarak dışa aktar
Times New Roman · Gazete formatı · Baskıya hazır
🗄️ Veri: AHEAD · INGV · ShakeMap
Prof. Dr. Ali Osman Öncel
Prof. Dr. Ali Osman Öncel
JeoTurizm EduPanel · Jeofizik · Deprem Araştırmaları
Edinburgh Üniversitesi misafir araştırmacısı (1993). Türkiye ve uluslararası jeofizik araştırmalarında 30+ yıl. aliosmanoncel.blogspot.com

Popular posts from this blog