📑 Teaching Load Balance
Ders Yükü Dengesi: Resmî Veriler Işığında Bir İnceleme
15 Yıllık Bir Profesörün Sıfır Zorunlu Dersi Üzerinden Somut Bir Örnek
Sosyal medyada bölüm içi ders yükü dağılımının dengesi ve adaleti üzerine süren bir tartışma nedeniyle, bu konu somut verilerle yeniden ve yakından incelenmiştir.
Bu Yazı Neden Var
Bu yazının ilk versiyonu, 7 Ocak 2025'te yalnızca farkındalık yaratmak amacıyla paylaşılmıştı; ancak o dönemde konu sosyal medyada bir gündem oluşturmamış ve aradan geçen bir buçuk yılı aşkın süreye rağmen yazarın kendi ders yükü durumunda herhangi bir değişiklik olmamıştır. Son günlerde ders yükü dağılımındaki dengesizlik yeniden ve bu kez sosyal medyada gündeme taşınınca, benzer durumda olan pek çok bölümdeki öğretim üyesinin de kendi durumunu sorgulayabilmesinin ve sesini duyurabilmesinin önünü açması için bu konunun güncel verilerle yeniden ele alınması uygun görülmüştür.
Bu süreçte, bir öğretim üyesinin bölüm içinde paylaştığı ders yükü Excel verisi, bölümün resmi ders programı belgeleriyle satır satır karşılaştırılarak doğruluk testinden geçirilmiş; teyit edilen bu verilerle, yazarın da içinde bulunduğu bölümdeki profesörler arasındaki zorunlu ders dağılımı analiz edilmiştir. Aynı yöntem — verinin resmi belgelerle doğrulanması ve unvan grubu bazında karşılaştırılması — benzer durumdaki diğer öğretim üyelerinin kendi pozisyonları için de uygulanabilir.
Bu yazı, Ocak 2025'te yayınlanan "Ders Yükü Dağılımındaki Eşitsizlikler" başlıklı incelemeye dayanılarak hazırlanmıştır. Orijinal yazı Sayıştay'ın 2017 ve 2023 raporlarına dayanan genel bir çerçeve sunuyordu; bu yazı ise aynı çerçeveyi, güncel ve somut bir örnek üzerinden derinleştirmektedir.
📍 Orijinal yazı değiştirilmemiştir; bu, ona atıfla hazırlanmış ayrı ve yeni bir yazıdır.
🔤 Terminoloji: Bu yazıda "dengesizlik" ölçülebilir/istatistiksel bir olguyu (örn. CV değeri), "eşitsizlik" bu olgunun normatif bir değerlendirmesini, "adaletsizlik" ise meşru bir gerekçesi bulunmadığı hukuki/etik olarak ortaya konmuş bir durumu ifade eder. Bu üçü birbirinin yerine kullanılmamıştır.
Bu yazıda geçen bazı teknik/istatistiksel terimler, alan dışından okuyucular için burada sadeleştirilmiştir:
- Değişim Katsayısı (CV): Ders yüklerinin birbirinden ne kadar farklı dağıldığını gösteren istatistiksel bir ölçüdür; değer büyüdükçe dağılımdaki farklılık artar.
- Kredi: Bir dersin haftalık ders saatine yakın, kurum içi kullanılan bir ağırlık ölçüsüdür.
- AKTS (Avrupa Kredi Transfer Sistemi): Bir dersin öğrenciden beklenen toplam iş yükünü gösteren kredi sistemidir. 1 AKTS, yaklaşık 25–30 saatlik toplam öğrenci çalışmasına (14 haftalık bir dönemde haftada yaklaşık 2 saate) karşılık gelir; bu süre ders, laboratuvar, ödev, proje, bireysel çalışma ve sınav hazırlığını birlikte kapsar.
- Zorunlu / Seçmeli Ders: Öğrencilerin almak zorunda olduğu veya tercih edebildiği derslerdir.
- Asgari Ders Yükü: Öğretim elemanlarının mevzuat gereği yerine getirmesi gereken en düşük ders yüküdür.
- Anabilim Dalı: Bölüm içinde belirli bir uzmanlık alanını temsil eden akademik birimdir.
- Ek Ders Ücreti (Puantaj): Zorunlu ders yükü üzerindeki öğretim faaliyetleri için yapılan ek ders hesaplamasıdır.
Ders yükü dağılımındaki dengesizlik, yazar tarafından yaklaşık bir buçuk yıl önce (Ocak 2025) kaleme alınan orijinal yazıda zaten ele alınmıştı; ancak o dönemde konu sosyal medyada bir gündem oluşturmamış ve yazarın kendi ders yükü durumunda bu süreçte herhangi bir değişiklik olmamıştır. 2026 yılında blogun sayfa ve gönderi (Page + Post) yapısı yenilenirken, Temmuz 2026'da bölümdeki ayrı bir idari konu vesilesiyle ders yükü dağılımının eşitliği ve dengesi meselesi de yeniden ve bu kez açıkça sosyal medyada tartışılmaya başlanmıştır. Bu güncel tartışma, konunun yeni editoryal yapı ve 2025-2026 eğitim-öğretim yılına ait güncel resmî ders programlarıyla yeniden ele alınmasını gerekli kılmıştır. Bu nedenle bu metin, yeni bir iddianın ortaya atılması değil; daha önce yayımlanmış bir incelemenin, güncel resmî veriler ışığında gözden geçirilmiş ve genişletilmiş sürümüdür.
Bu amaçla, bölümün kendi resmi web sitesinde yayınlanan, Bölüm Başkanı tarafından imzalanmış dört ayrı ders programı belgesi (2025-2026 Güz/Bahar Lisans + Güz/Bahar Yüksek Lisans-Doktora) esas alınarak, dağıtılan ders yükü tablosu tek tek ve bağımsız olarak doğrulanmıştır.
Bu konu tek bir bölüme veya üniversiteye özgü değil. İstanbul Üniversitesi'nin 2017 ve 2023 yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporları, birçok öğretim üyesinin zorunlu ders yükünü tamamlamadığını, buna karşılık bazı öğretim elemanlarına ek ders yükü verilerek ek ödemeler yapıldığını tespit etmiştir. Bu örüntü, iki ayrı mevzuat hükmüyle çelişmektedir:
2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu (m.36): Öğretim üyeleri haftalık asgari 10 saat ders vermekle yükümlüdür.
Sayıştay Denetim Standartları: Kamu kaynaklarının etkili kullanılmasını ve ders yükünün adil dağıtılmasını öngörür.
📍 2017 ve 2023 raporlarının benzer bulguları tekrarlaması, sorunun kronikleştiğini düşündürmektedir. Kaynaklar için bkz. Kaynakça.
Bu yazının amacı herhangi bir kişi veya yönetsel kararı hedef göstermek değildir. Amaç, resmî olarak yayımlanmış ders programlarından hareketle ders yükü dağılımının ölçülebilir yönlerini ortaya koymak ve yükseköğretimde şeffaf, öngörülebilir ve denetlenebilir uygulamalara katkı sağlamaktır. Kişisel örnek ise bu genel değerlendirmenin somut bir yansıması olarak sunulmaktadır.
Bu yazının kaleme alınmasındaki en somut sebep, yazarın kendi durumudur: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa'da 15 yılı aşkın kıdeme sahip bir Profesör olarak, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı ders yükü dağılımında yazarın hiç zorunlu dersi bulunmamaktadır. Mevcut ders yükünün tamamı seçmeli derslerden oluşmaktadır.
Bu tür bir dağılımın meşru akademik gerekçeleri de olabilir: uzmanlık alanı farklılıkları, idari görev muafiyeti, izin/rapor durumu, yürütülen araştırma projeleri veya bir dersin ilgili dönemde hiç açılmaması gibi etkenler ders yükünü etkileyebilir. Bu analiz, bu değişkenlerin her birini tek tek kontrol eden bir çalışma değildir; resmi ders programı belgelerinden doğrulanabilen, kimin hangi dersi verdiğidir — kimin neden vermediği değildir. Bu nedenle veri, bölümde ölçülebilir bir dengesizlik bulunduğunu göstermektedir; bunun normatif bir "eşitsizlik" ya da meşru bir gerekçesi olmayan bir "adaletsizlik" anlamına geldiği iddiası ise, yukarıdaki alternatif açıklamaların tek tek incelenmesini gerektirir ve bu yazının kapsamı dışındadır.
| Ölçüt (Prof. Dr. unvan grubu, n=10) | Değer |
|---|---|
| Zorunlu ders yükü taşıyan öğretim üyesi | 8 / 10 (%80) |
| Zorunlu ders yükü hiç olmayan öğretim üyesi | 2 / 10 (%20) |
| Zorunlu ders sayısı (min–maks / ortalama) | 0 – 5 / 1,6 |
| Zorunlu ders AKTS'si (min–maks / ortalama) | 0 – 28 / 8,1 |
| Değişim katsayısı (CV = std/ortalama) | 0,85 (yüksek dengesizlik) |
Değişim katsayısının (CV) 0,3–0,4 üzerindeki değerleri istatistikte genellikle "dengesiz dağılım" olarak yorumlanır; burada ölçülen 0,85 değeri, aynı unvan ve aynı bölüm içinde ders yükünün belirgin biçimde dengesiz dağıtıldığına işaret etmektedir. CV, ortalamaya göre standart sapmayı normalize ederek farklı büyüklükteki gruplar arasında karşılaştırma yapılabilmesini sağlayan, yaygın ve yorumlanması nispeten kolay bir dağılım ölçüsü olduğu için tercih edilmiştir; Gini katsayısı veya Lorenz eğrisi gibi alternatifler de benzer sonucu farklı bir açıdan gösterebilir.
📍 Bu ölçüt n=10'luk küçük bir örneklem üzerinden ve tek bir akademik yıl (2025-2026) için hesaplanmıştır; "sistematik" bir örüntüden söz edebilmek için çok yıllı verinin de incelenmesi gerekir — bu yazı, tek yıllık bir kesiti belgelemektedir.
Bölümdeki ders yükü dağılım tablosu, tartışma nedeniyle kaynağı sorgulanınca, bölümün kendi resmi web sitesinde yayınlanan 4 imzalı ders programı belgesiyle satır satır karşılaştırılmıştır. Yaklaşık 30 öğretim üyesinden 29'unun toplam ders sayısı birebir örtüşmüştür; bölüm içi analiz kapsamındaki (resmi anabilim dalı üyeleri) eşleşme oranı fiilen %100'dür.
Bu analiz yalnızca sorunu tespit etmekle kalmıyor; aynı yöntem, çözümün de yol haritasını çıkarıyor. Aşağıdaki öneriler, hem bu bölüm hem de benzer durumdaki diğer bölümler için uygulanabilir:
- Ders dağıtım kriterlerinin (unvan, kıdem, uzmanlık alanı, idari görev) yazılı olarak ve her akademik yıl başında önceden ilan edilmesi
- Zorunlu ders yükünün, aynı unvan grubu içinde belirli aralıklarla (örn. 2-3 yılda bir) rotasyon esasına göre gözden geçirilmesi
- Ek ders ücreti ödemesi yapılmadan önce, dönemlik asgari yükü (2547 s. Kanun m.36) dolduramamış öğretim üyelerine öncelik tanınmasının yazılı bir prosedüre bağlanması
- Ders yükü tablosunun her yarıyıl başında bölüm web sitesinde şeffaf şekilde yayınlanması — nitekim bu şeffaflık, bu yazıdaki bağımsız doğrulamayı mümkün kılan asıl etkendir
- Tüm bölümlerden, bu yazıda kullanılanla aynı standart formatta (öğretim üyesi × zorunlu/seçmeli ders × kredi × AKTS) bir ders yükü tablosu talep edilmesi
- Bu tabloların, bölümlerin kendi web sitelerinde yayınladığı resmi ders programlarıyla periyodik olarak çapraz kontrol edilmesi
- Değişim katsayısı (CV) gibi basit istatistiksel ölçütlerin, fakülte genelinde ders yükü dengesini izlemek için standart bir gösterge olarak benimsenmesi
Aynı zorunlu dersi verebilecek birden fazla öğretim üyesi bulunduğunda, ders yükünü "ya hep ya hiç" değil, paylaştırarak dengelemenin uygulamada denenmiş iki yolu var:
- Şube bölünmesi (İTÜ Jeofizik Mühendisliği örneği): Aynı zorunlu dersi verebilecek birden fazla öğretim üyesi varsa, öğrenciler numaralarına göre tek/çift olarak iki gruba ayrılır; aynı ders için iki paralel şube açılır ve her şubeyi farklı bir öğretim üyesi yürütür. Ders yükü otomatik olarak paylaşılmış olur.
- Dönem içi bölünme (İÜC Veterinerlik Fakültesi örneği): Tek bir şube için, dersin ilk yarısını (vize haftasına kadar) bir öğretim üyesi, ikinci yarısını (vize haftasından sonra) başka bir öğretim üyesi verir. Şube bölünmeden, dersin kendisi iki öğretim üyesi arasında paylaştırılır.
Bu iki model tükenmiş değildir; başka bölüm ve fakültelerden benzer uygulanabilir örnekler eklenebilir.
Yurt dışındaki üniversitelerde, ders yükü kararını birden fazla mekanizmayla destekleyen, genel olarak bilinen dört yapısal model kategorisi:
- İş Yükü Formülü / Puanlama Modeli (İngiltere/ABD — "Workload Allocation Model", TRAC benzeri sistemler): Ders, danışmanlık, idari görev ve araştırma gibi her akademik faaliyet standart bir puan/saat birimine çevrilir; her öğretim üyesinin toplamı, önceden belirlenmiş bir yıllık hedefe (örn. 1.650 saat) ulaşmak zorundadır. Karar, bölüm başkanının tek başına takdirinde değil, genellikle bir "iş yükü komitesi" onayından geçer.
- Ders Satın Alma / "Buyout" Sistemi (Kuzey Amerika araştırma üniversiteleri): Dış destekli büyük bir araştırma projesi yürüten öğretim üyesi, dersini bölümden "satın alarak" (proje bütçesinden ödeme yaparak) o dersin başka biri tarafından verilmesini finanse eder. Ders yükü, idari bir kararla değil, şeffaf bir mali mekanizmayla paylaşılmış olur.
- Sendika/Toplu Sözleşmeyle Bağlayıcı Ders Yükü Tavanı (ABD/Kanada kamu üniversiteleri): Öğretim üyesi sendikaları, azami ders yükünü ve eşitlik ilkelerini toplu iş sözleşmesine bağlayıcı madde olarak koyar. Anlaşmazlıklar, idarecinin insafına değil, resmi ve süreli bir "grievance" (şikayet) sürecine tabidir.
- Bağımsız İş Yükü Komitesi / Ombudsperson (birçok Kanada/Avustralya üniversitesi): Şikayet, itiraz edilen bölüm başkanının kendisine değil; fakülte senatosunca seçilmiş, bölüm başkanına bağlı olmayan bağımsız bir kurula yapılır. Bu, "hakem hem de taraf" çelişkisini ortadan kaldırır.
Ortak nokta: karar süreci, önceden yazılı ve paylaşılan kurallara dayanıyor; bu da hem öğretim üyeleri hem de yönetim için öngörülebilirlik sağlıyor. Bu bölüm, yükseköğretim yönetişimi literatüründe yaygın olarak tanımlanan uygulama kategorilerini özetlemektedir; belirli kurumlara ilişkin ayrıntılı kaynaklar kapsam dışında bırakılmıştır.
- Analiz, 2025–2026 eğitim-öğretim yılına ait verilerle sınırlıdır.
- İnceleme, kamuya açık ders programlarına dayanmaktadır.
- Uzmanlık alanı, araştırma projeleri, idari görevler, sağlık izinleri ve bireysel tercihler gibi ders dağılımını etkileyebilecek değişkenler bu çalışmada ayrı ayrı analiz edilmemiştir.
- Bulgular, ders yükü dağılımındaki örüntüleri göstermekte olup, tek başına yönetsel kararların gerekçeleri hakkında kesin çıkarım yapılmasına olanak sağlamaz.
- Sayıştay Başkanlığı (2018). İstanbul Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu. memurlar.net
- Sayıştay Başkanlığı (2024). İstanbul Üniversitesi 2023 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu. sayistay.gov.tr
- 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu, m.36 (öğretim üyeleri için asgari haftalık ders yükü).
- İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Jeofizik Mühendisliği Bölümü, 2025-2026 Güz/Bahar Lisans ve Yüksek Lisans/Doktora Ders Programları (bölümün resmî web sitesinde yayınlanmıştır).
- Ders Yükü Dağılımındaki Eşitsizlikler (Ocak 2025) — bu yazının dayandığı orijinal inceleme. aliosmanoncel.blogspot.com
- Analiz script'leri, sonuç dökümü ve doğrulama metodolojisi: github.com/aliosmanoncel/teaching-load-balance-analysis
Bu inceleme, kamuya açık resmî belgeler temel alınarak hazırlanmıştır. Amaç herhangi bir kişi veya kurumu hedef göstermek değil; yükseköğretimde ders yükü dağılımının şeffaf, ölçülebilir ve denetlenebilir ilkelere dayalı biçimde tartışılmasına katkı sağlamaktır. Farklı veri veya resmî açıklamalar ortaya konulması hâlinde, çalışma aynı açıklık ilkesi doğrultusunda güncellenecektir.
Comments
Post a Comment