📑 Teaching Load Balance

İnceleme · Güncelleme
Ders Yükü Dengesi: Resmî Veriler Işığında Bir İnceleme
Bir Önceki Yazının Devamı · Temmuz 2026
🌐 Language
📍 Bölüm İçi Ders Yükü Tartışması Sonrası İnceleme · Temmuz 2026

Ders Yükü Dengesi: Resmî Veriler Işığında Bir İnceleme

15 Yıllık Bir Profesörün Sıfır Zorunlu Dersi Üzerinden Somut Bir Örnek

Sosyal medyada bölüm içi ders yükü dağılımının dengesi ve adaleti üzerine süren bir tartışma nedeniyle, bu konu somut verilerle yeniden ve yakından incelenmiştir.

Bu Yazı Neden Var

Bu yazının ilk versiyonu, 7 Ocak 2025'te yalnızca farkındalık yaratmak amacıyla paylaşılmıştı; ancak o dönemde konu sosyal medyada bir gündem oluşturmamış ve aradan geçen bir buçuk yılı aşkın süreye rağmen yazarın kendi ders yükü durumunda herhangi bir değişiklik olmamıştır. Son günlerde ders yükü dağılımındaki dengesizlik yeniden ve bu kez sosyal medyada gündeme taşınınca, benzer durumda olan pek çok bölümdeki öğretim üyesinin de kendi durumunu sorgulayabilmesinin ve sesini duyurabilmesinin önünü açması için bu konunun güncel verilerle yeniden ele alınması uygun görülmüştür.

Bu süreçte, bir öğretim üyesinin bölüm içinde paylaştığı ders yükü Excel verisi, bölümün resmi ders programı belgeleriyle satır satır karşılaştırılarak doğruluk testinden geçirilmiş; teyit edilen bu verilerle, yazarın da içinde bulunduğu bölümdeki profesörler arasındaki zorunlu ders dağılımı analiz edilmiştir. Aynı yöntem — verinin resmi belgelerle doğrulanması ve unvan grubu bazında karşılaştırılması — benzer durumdaki diğer öğretim üyelerinin kendi pozisyonları için de uygulanabilir.

Bu yazı, Ocak 2025'te yayınlanan "Ders Yükü Dağılımındaki Eşitsizlikler" başlıklı incelemeye dayanılarak hazırlanmıştır. Orijinal yazı Sayıştay'ın 2017 ve 2023 raporlarına dayanan genel bir çerçeve sunuyordu; bu yazı ise aynı çerçeveyi, güncel ve somut bir örnek üzerinden derinleştirmektedir.

📍 Orijinal yazı değiştirilmemiştir; bu, ona atıfla hazırlanmış ayrı ve yeni bir yazıdır.

🔤 Terminoloji: Bu yazıda "dengesizlik" ölçülebilir/istatistiksel bir olguyu (örn. CV değeri), "eşitsizlik" bu olgunun normatif bir değerlendirmesini, "adaletsizlik" ise meşru bir gerekçesi bulunmadığı hukuki/etik olarak ortaya konmuş bir durumu ifade eder. Bu üçü birbirinin yerine kullanılmamıştır.

🧩 Kavramlar Sözlüğü — Teknik Terimler Basitçe

Bu yazıda geçen bazı teknik/istatistiksel terimler, alan dışından okuyucular için burada sadeleştirilmiştir:

  • Değişim Katsayısı (CV): Ders yüklerinin birbirinden ne kadar farklı dağıldığını gösteren istatistiksel bir ölçüdür; değer büyüdükçe dağılımdaki farklılık artar.
  • Kredi: Bir dersin haftalık ders saatine yakın, kurum içi kullanılan bir ağırlık ölçüsüdür.
  • AKTS (Avrupa Kredi Transfer Sistemi): Bir dersin öğrenciden beklenen toplam iş yükünü gösteren kredi sistemidir. 1 AKTS, yaklaşık 25–30 saatlik toplam öğrenci çalışmasına (14 haftalık bir dönemde haftada yaklaşık 2 saate) karşılık gelir; bu süre ders, laboratuvar, ödev, proje, bireysel çalışma ve sınav hazırlığını birlikte kapsar.
  • Zorunlu / Seçmeli Ders: Öğrencilerin almak zorunda olduğu veya tercih edebildiği derslerdir.
  • Asgari Ders Yükü: Öğretim elemanlarının mevzuat gereği yerine getirmesi gereken en düşük ders yüküdür.
  • Anabilim Dalı: Bölüm içinde belirli bir uzmanlık alanını temsil eden akademik birimdir.
  • Ek Ders Ücreti (Puantaj): Zorunlu ders yükü üzerindeki öğretim faaliyetleri için yapılan ek ders hesaplamasıdır.
🔬 İnceleme Yöntemi
  • Resmî ders programları (bölümün kendi web sitesinde, Bölüm Başkanı imzalı) incelenmiştir.
  • Her öğretim üyesinin zorunlu ve seçmeli ders görevlendirmeleri ayrı ayrı değerlendirilmiştir.
  • Ders yükü dağılımı için standart sapma ve değişim katsayısı (CV) hesaplanmıştır.
  • Sonuçlar, dağıtılan tablo ile resmî belgeler karşılaştırılarak satır satır doğrulanmıştır.
  • Bu inceleme yalnızca resmî ve doğrulanabilir belgelere dayanmaktadır. Kişisel yazışmalar, e-posta trafiği veya bireysel beyanlar bu çalışmanın veri kaynağı olarak kullanılmamıştır.
🗣️ 1. Bağlam: Neden Şimdi?

Ders yükü dağılımındaki dengesizlik, yazar tarafından yaklaşık bir buçuk yıl önce (Ocak 2025) kaleme alınan orijinal yazıda zaten ele alınmıştı; ancak o dönemde konu sosyal medyada bir gündem oluşturmamış ve yazarın kendi ders yükü durumunda bu süreçte herhangi bir değişiklik olmamıştır. 2026 yılında blogun sayfa ve gönderi (Page + Post) yapısı yenilenirken, Temmuz 2026'da bölümdeki ayrı bir idari konu vesilesiyle ders yükü dağılımının eşitliği ve dengesi meselesi de yeniden ve bu kez açıkça sosyal medyada tartışılmaya başlanmıştır. Bu güncel tartışma, konunun yeni editoryal yapı ve 2025-2026 eğitim-öğretim yılına ait güncel resmî ders programlarıyla yeniden ele alınmasını gerekli kılmıştır. Bu nedenle bu metin, yeni bir iddianın ortaya atılması değil; daha önce yayımlanmış bir incelemenin, güncel resmî veriler ışığında gözden geçirilmiş ve genişletilmiş sürümüdür. Bu çalışmanın temel sorusu, 2025–2026 eğitim-öğretim yılına ait resmî ders programlarının aynı unvan grubundaki öğretim üyeleri arasında ölçülebilir bir ders yükü dengesizliğine işaret edip etmediğidir.

Bu amaçla, bölümün kendi resmi web sitesinde yayınlanan, Bölüm Başkanı tarafından imzalanmış dört ayrı ders programı belgesi (2025-2026 Güz/Bahar Lisans + Güz/Bahar Yüksek Lisans-Doktora) esas alınarak, dağıtılan ders yükü tablosu tek tek ve bağımsız olarak doğrulanmıştır.

🏛️ 2. Sayıştay'ın Ulusal Tespiti

Bu konu tek bir bölüme veya üniversiteye özgü değil. İstanbul Üniversitesi'nin 2017 ve 2023 yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporları, birçok öğretim üyesinin zorunlu ders yükünü tamamlamadığını, buna karşılık bazı öğretim elemanlarına ek ders yükü verilerek ek ödemeler yapıldığını tespit etmiştir. Bu örüntü, iki ayrı mevzuat hükmüyle çelişmektedir:

⚖️ MEVZUAT
2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu (m.36): Öğretim üyeleri haftalık asgari 10 saat ders vermekle yükümlüdür.
Sayıştay Denetim Standartları: Kamu kaynaklarının etkili kullanılmasını ve ders yükünün adil dağıtılmasını öngörür.

⚖️ MEVZUAT
📐 Asgari Yük Farklılaştırması

2547 sayılı Kanun'un 36. maddesi, öğretim üyeleri için haftalık asgari 10 saat, idari görevi bulunan bölüm başkanları için ise (idari iş yükü gerekçesiyle) haftalık asgari 5 saat ders yükü öngörmektedir. Kanunda bir üst sınır tanımlanmadığından, "asgari 5 saat" ifadesi bir bölüm başkanının 10 saatin üzerinde ders vermesini hiçbir şekilde mevzuata aykırı kılmaz; bu nedenle bu çalışma, herhangi bir öğretim üyesinin mevzuata aykırı ders verdiğini ileri sürmemektedir.

Bunun yerine dikkat çekilmek istenen soru şudur: Bölümde asgari ders yükünü karşılamayan öğretim üyeleri bulunduğu durumlarda, ders görevlendirmelerinin hangi nesnel ölçütlere göre yapıldığı şeffaf biçimde açıklanabilmekte midir? Bu, bir mevzuat ihlali iddiası değil; yönetsel şeffaflık ve planlama sorusudur.

📊 VERİ
BULGU: Ders yükü verisi bulunan 21 öğretim üyesinden yalnızca 5'i, en az bir dönemde (güz veya bahar) 10 saatlik eşiği aşmıştır — bunlardan sadece 1'i her iki dönemde de eşiğin üzerindedir. Geri kalan 16 öğretim üyesi ise hiçbir dönemde eşiği aşmamıştır.

YORUM: Bu bölümde gözlenen dağılım örüntüsü, Sayıştay raporlarında belirtilen genel risk alanlarıyla benzerlik göstermektedir: eşiğin altında kalan, dolayısıyla ek ders yükü almaya müsait öğretim üyeleri mevcutken, eşiği aşan öğretim üyelere ek ders ücreti ödenmesi kaynak kullanımı açısından risk taşır. Bu benzerlik, nedensellik kurmak amacı taşımamakta; yalnızca benzer nitelikte bir risk örüntüsüne işaret etmektedir. Bu ihtimalin kesinleştirilmesi, ilgili dönemlere ait ek ders ücreti puantaj kayıtlarının incelenmesini gerektirir — bu yazı böyle bir inceleme değildir, yalnızca örüntüye dikkat çeker. Sayıştay raporları fakülte/üniversite geneli için, bu analiz ise tek bir bölüm için hazırlanmıştır; ikisi doğrudan eşleştirilemez.

📍 2017 ve 2023 raporlarının benzer bulguları tekrarlaması, sorunun kronikleştiğini düşündürmektedir. Kaynaklar için bkz. Kaynakça.

🎯 Çalışmanın Amacı

Bu yazının amacı herhangi bir kişi veya yönetsel kararı hedef göstermek değildir. Amaç, resmî olarak yayımlanmış ders programlarından hareketle ders yükü dağılımının ölçülebilir yönlerini ortaya koymak ve yükseköğretimde şeffaf, öngörülebilir ve denetlenebilir uygulamalara katkı sağlamaktır. Kişisel örnek ise bu genel değerlendirmenin somut bir yansıması olarak sunulmaktadır.

🚫 Bu Çalışma Neyi Önermemektedir?
  • Belirli bir öğretim üyesinin dersinin elinden alınmasını önermemektedir.
  • Kişileri değerlendirmemekte veya sıralamamaktadır.
  • Akademik yeterlilik karşılaştırması yapmamaktadır.
  • Yalnızca ders yükü dağılım sürecinin şeffaflığını ve ölçülebilirliğini incelemektedir.
👤 3. Kişisel Durum: 15 Yılı Aşkın Kıdem, Sıfır Zorunlu Ders
📄 RESMÎ BELGE
📄 Resmî Başvuru Süreci

Bu inceleme yalnızca 2025–2026 eğitim-öğretim yılına ait ders programlarının istatistiksel analizine dayanmamaktadır. Ders görevlendirmelerine ilişkin durum daha önce de resmî başvurulara konu olmuştur.

  • 12 Eylül 2024: Dekanlığa yazılı başvuru yapıldı.
  • 18 Eylül 2024: Dekanlık, 2547 sayılı Kanun'un 18/6. maddesine atıfla ders programı ve öğretim elemanlarının görevlendirilmesine ilişkin sorumluluğun Bölüm Başkanlığı'na ait olduğunu bildirdi.
  • 20 Eylül 2024: Rektörlüğe başvuruda bulunuldu. Başvuruda, göreve dönüş sonrasında daha önce yürütülen derslerin yeniden görevlendirilmediği belirtilerek idari değerlendirme talep edildi.
  • 30 Eylül 2024: Rektörlük, 2547 sayılı Kanun'un 21/6. maddesine dayanarak aynı sorumluluk alanına işaret etti ve başvuru hakkında işlem yapılamadığını bildirdi.

İlginç bir ayrıntı: her iki yanıtta da atıf yapılan 18/6 ve 21/6. maddeler, bölüm başkanının sorumluluğunu ders programı ve görevlendirmelerin "düzenli ve verimli" yürütülmesi olarak tanımlar; "adil dağıtım" bu maddelerde ayrıca ve açıkça düzenlenmemiştir. Adalet, düzenli işleyişin doğal bir bileşeni olarak varsayılır, ama mevzuatta açıkça güvence altına alınmamıştır.

Başvurulara konu olan derslerden biri, yazarın bizzat kurup müfredata kazandırdığı ve geçmiş yıllarda yürüttüğü Saha Sismolojisi dersi ile yine yazarın uzun yıllar verdiği İstatistiksel Sismoloji dersidir (bkz. 12 Eylül 2024 tarihli dilekçe).

Bu değerlendirme yalnızca ders görevlendirmelerine ilişkin resmî kayıtları esas almakta olup, bu kapsam dışındaki idari, hukuki veya biyografik süreçleri değerlendirmemektedir.

Bu kutu, yalnızca başvuru sürecinin kronolojisini özetlemektedir. Bu yazının temel değerlendirmesi ise kamuya açık ders programları üzerinden yapılan istatistiksel analize dayanmaktadır.

Bu yazının kaleme alınmasındaki en somut sebep, yazarın kendi durumudur: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa'da 15 yılı aşkın kıdeme sahip bir Profesör olarak, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı ders yükü dağılımında yazarın hiç zorunlu dersi bulunmamaktadır. Mevcut ders yükünün tamamı seçmeli derslerden oluşmaktadır.

Bu tür bir dağılımın meşru akademik gerekçeleri de olabilir: uzmanlık alanı farklılıkları, idari görev muafiyeti, izin/rapor durumu, yürütülen araştırma projeleri veya bir dersin ilgili dönemde hiç açılmaması gibi etkenler ders yükünü etkileyebilir. Bu analiz, bu değişkenlerin her birini tek tek kontrol eden bir çalışma değildir. Bu nedenle veri, bölümde ölçülebilir bir dengesizlik bulunduğunu göstermektedir; bunun normatif bir "eşitsizlik" ya da meşru bir gerekçesi olmayan bir "adaletsizlik" anlamına geldiği iddiası ise, yukarıdaki alternatif açıklamaların tek tek incelenmesini gerektirir ve bu yazının kapsamı dışındadır.

Bu analiz, resmî ders programı belgelerinden doğrulanabilen, kimin hangi dersi verdiğini incelemektedir; kimin neden vermediğini değil.
Ölçüt (Prof. Dr. unvan grubu, n=10)Değer
Zorunlu ders yükü taşıyan öğretim üyesi8 / 10 (%80)
Zorunlu ders yükü hiç olmayan öğretim üyesi2 / 10 (%20)
Zorunlu ders sayısı (min–maks / ortalama)0 – 5 / 1,6
Zorunlu ders AKTS'si (min–maks / ortalama)0 – 28 / 8,1
Değişim katsayısı (CV = std/ortalama)0,85 (yüksek dengesizlik)

📊 VERİ
BULGU: Hesaplanan değişim katsayısı (CV) 0,85'tir.

YORUM: İstatistikte CV'nin 0,3–0,4 üzerindeki değerleri genellikle "dengesiz dağılım" olarak yorumlanır; burada ölçülen 0,85 değeri, aynı unvan ve aynı bölüm içinde ders yükünün belirgin biçimde dengesiz dağıtıldığına işaret etmektedir. CV, ortalamaya göre standart sapmayı normalize ederek farklı büyüklükteki gruplar arasında karşılaştırma yapılabilmesini sağlayan, yaygın ve yorumlanması nispeten kolay bir dağılım ölçüsü olduğu için tercih edilmiştir; Gini katsayısı veya Lorenz eğrisi gibi alternatifler de benzer sonucu farklı bir açıdan gösterebilir.

📍 Bu ölçüt n=10'luk küçük bir örneklem üzerinden ve tek bir akademik yıl (2025-2026) için hesaplanmıştır; "sistematik" bir örüntüden söz edebilmek için çok yıllı verinin de incelenmesi gerekir — bu yazı, tek yıllık bir kesiti belgelemektedir.

CV AralığıGenel Yorum
< 0,3Dengeli dağılım
0,3 – 0,5Orta düzeyde dengesizlik
> 0,5Belirgin dengesizlik

📍 Bu aralıklar istatistikte kesin/evrensel bir eşik değildir, yalnızca genel bir okuma kolaylığı sağlar. İncelenen bölümde hesaplanan CV ≈ 0,85, bu genel aralıkların en üstünde yer almaktadır.

✅ 4. Bağımsız Doğrulama

Bölümdeki ders yükü dağılım tablosu, tartışma nedeniyle kaynağı sorgulanınca, bölümün kendi resmi web sitesinde yayınlanan 4 imzalı ders programı belgesiyle satır satır karşılaştırılmıştır. Yaklaşık 30 öğretim üyesinden 29'unun toplam ders sayısı birebir örtüşmüştür; bölüm içi analiz kapsamındaki (resmi anabilim dalı üyeleri) eşleşme oranı fiilen %100'dür.

💻 Metodoloji ve kaynak kod: Analiz script'leri, doğrulama yöntemi ve tam sonuç dökümü açık kaynak olarak paylaşılmıştır: github.com/aliosmanoncel/teaching-load-balance-analysis
⚠️ Metodolojik not: "Kredi" değerleri, resmi haftalık ders saatinin yaklaşık bir göstergesidir. Zorunlu/Seçmeli sınıflandırması Lisans düzeyinde resmi belgelerle doğrulanmıştır; Yüksek Lisans/Doktora düzeyinde bu sınıflandırma için ayrıca müfredat kataloğu teyidi gerekir.
🎓 Öğrenciye ve Kuruma Etkisi — Neden Önemli?

Ders yükü dağılımındaki dengesizlik, yalnızca öğretim üyeleri arasındaki bir idari mesele değildir; aşağıdaki alanlarda da doğrudan etkisi olabilir:

  • Derslerin sürdürülebilirliği (tek bir kişiye bağımlı kalmadan)
  • Öğrencilere sunulan uzmanlık çeşitliliği
  • Genç akademisyenlerin ders verme deneyimi kazanarak gelişimi
  • Kurumsal hafızanın (birikimin) sonraki kuşaklara aktarılması
  • Karar süreçlerinin şeffaflığı ve hesap verebilirliği
💡 5. Dengeli Ders Dağılımı İçin Öneriler

Bu analiz yalnızca sorunu tespit etmekle kalmıyor; aynı yöntem, çözümün de yol haritasını çıkarıyor. Aşağıdaki öneriler, hem bu bölüm hem de benzer durumdaki diğer bölümler için uygulanabilir:

📋 Önerilerin Öncelik Sırası (Özet)
  1. Ders dağıtım ölçütlerinin önceden yazılı olarak ilan edilmesi
  2. Ders yükünün sayısal göstergelerle (CV vb.) düzenli izlenmesi
  3. Paralel şube modeli (aynı dersin birden fazla öğretim üyesi arasında paylaşılması)
  4. Dönem içi paylaşım modeli
  5. Yıllık/dönemlik şeffaf raporlama

Aşağıdaki alt bölümler, bu önerilerin ayrıntılarını muhatabına göre gruplandırarak sunmaktadır.

✅ Bölüm ve Fakülte Yönetimine Yönelik
  1. Ders dağıtım kriterlerinin (unvan, kıdem, uzmanlık alanı, idari görev) yazılı olarak ve her akademik yıl başında önceden ilan edilmesi
  2. Zorunlu ders yükünün, aynı unvan grubu içinde belirli aralıklarla (örn. 2-3 yılda bir) rotasyon esasına göre gözden geçirilmesi
  3. Ek ders ücreti ödemesi yapılmadan önce, dönemlik asgari yükü (2547 s. Kanun m.36) dolduramamış öğretim üyelerine öncelik tanınmasının yazılı bir prosedüre bağlanması
  4. Ders yükü tablosunun her yarıyıl başında bölüm web sitesinde şeffaf şekilde yayınlanması — nitekim bu şeffaflık, bu yazıdaki bağımsız doğrulamayı mümkün kılan asıl etkendir
✅ Fakülte Dekanlığına Yönelik
  1. Tüm bölümlerden, bu yazıda kullanılanla aynı standart formatta (öğretim üyesi × zorunlu/seçmeli ders × kredi × AKTS) bir ders yükü tablosu talep edilmesi
  2. Bu tabloların, bölümlerin kendi web sitelerinde yayınladığı resmi ders programlarıyla periyodik olarak çapraz kontrol edilmesi
  3. Değişim katsayısı (CV) gibi basit istatistiksel ölçütlerin, fakülte genelinde ders yükü dengesini izlemek için standart bir gösterge olarak benimsenmesi
💡 ÇÖZÜM ÖNERİSİ
🔧 Uygulanabilir Somut Modeller — Diğer Bölüm/Fakültelerden Emsaller

Aynı zorunlu dersi verebilecek birden fazla öğretim üyesi bulunduğunda, ders yükünü "ya hep ya hiç" değil, paylaştırarak dengelemenin uygulamada denenmiş iki yolu var:

  1. Şube bölünmesi (İTÜ Jeofizik Mühendisliği örneği): Aynı zorunlu dersi verebilecek birden fazla öğretim üyesi varsa, öğrenciler numaralarına göre tek/çift olarak iki gruba ayrılır; aynı ders için iki paralel şube açılır ve her şubeyi farklı bir öğretim üyesi yürütür. Ders yükü otomatik olarak paylaşılmış olur.
  2. Dönem içi bölünme (İÜC Veterinerlik Fakültesi örneği): Tek bir şube için, dersin ilk yarısını (vize haftasına kadar) bir öğretim üyesi, ikinci yarısını (vize haftasından sonra) başka bir öğretim üyesi verir. Şube bölünmeden, dersin kendisi iki öğretim üyesi arasında paylaştırılır.

Bu iki model tükenmiş değildir; başka bölüm ve fakültelerden benzer uygulanabilir örnekler eklenebilir.

🌍 ULUSLARARASI UYGULAMA
🌍 Uluslararası Üniversitelerden Modeller

Birçok üniversitede aynı ders, farklı öğretim üyeleri arasında paralel şubeler, dönem içi paylaşım veya dönüşümlü görevlendirme modelleriyle yürütülmektedir. Bu yaklaşımlar yalnızca ders yükünü dengelemek için değil, farklı akademik bakış açılarının öğrencilere aktarılması amacıyla da kullanılmaktadır. Yurt dışındaki üniversitelerde, ders yükü kararını birden fazla mekanizmayla destekleyen, genel olarak bilinen dört yapısal model kategorisi:

  1. İş Yükü Formülü / Puanlama Modeli (İngiltere/ABD — "Workload Allocation Model", TRAC benzeri sistemler): Ders, danışmanlık, idari görev ve araştırma gibi her akademik faaliyet standart bir puan/saat birimine çevrilir; her öğretim üyesinin toplamı, önceden belirlenmiş bir yıllık hedefe (örn. 1.650 saat) ulaşmak zorundadır. Karar, bölüm başkanının tek başına takdirinde değil, genellikle bir "iş yükü komitesi" onayından geçer.
  2. Ders Satın Alma / "Buyout" Sistemi (Kuzey Amerika araştırma üniversiteleri): Dış destekli büyük bir araştırma projesi yürüten öğretim üyesi, dersini bölümden "satın alarak" (proje bütçesinden ödeme yaparak) o dersin başka biri tarafından verilmesini finanse eder. Ders yükü, idari bir kararla değil, şeffaf bir mali mekanizmayla paylaşılmış olur.
  3. Sendika/Toplu Sözleşmeyle Bağlayıcı Ders Yükü Tavanı (ABD/Kanada kamu üniversiteleri): Öğretim üyesi sendikaları, azami ders yükünü ve eşitlik ilkelerini toplu iş sözleşmesine bağlayıcı madde olarak koyar. Anlaşmazlıklar, idarecinin insafına değil, resmi ve süreli bir "grievance" (şikayet) sürecine tabidir.
  4. Bağımsız İş Yükü Komitesi / Ombudsperson (birçok Kanada/Avustralya üniversitesi): Şikayet, itiraz edilen bölüm başkanının kendisine değil; fakülte senatosunca seçilmiş, bölüm başkanına bağlı olmayan bağımsız bir kurula yapılır. Bu, "hakem hem de taraf" çelişkisini ortadan kaldırır.

Ortak nokta: karar süreci, önceden yazılı ve paylaşılan kurallara dayanıyor; bu da hem öğretim üyeleri hem de yönetim için öngörülebilirlik sağlıyor. Bu bölüm, yükseköğretim yönetişimi literatüründe yaygın olarak tanımlanan uygulama kategorilerini özetlemektedir; belirli kurumlara ilişkin ayrıntılı kaynaklar kapsam dışında bırakılmıştır.

⚠️ Neden önemli: Bu öneriler uygulanmadığı sürece, ders yükü dağılımındaki dengesizliklere ilişkin değerlendirmeler her seferinde yeniden — ve genellikle bir anlaşmazlık vesilesiyle, gerginlik içinde — kanıtlanmak zorunda kalacaktır. Şeffaf ve önceden ilan edilmiş kriterler, hem öğretim üyelerini hem de yönetimi bu tekrar eden ispat yükünden kurtarır.
🔄 6. 2026-2027 Güncellemesi: Aynı Örüntü Devam Ediyor

Bu yazının ilk sürümü 2025-2026 eğitim-öğretim yılı verilerine dayanıyordu. 17 Temmuz 2026'da bölüm, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılına ait Türkçe Öğretim ve %30 İngilizce Öğretim ders programı taslaklarını, olası ders çakışması veya değişiklik taleplerinin bildirilmesi için ilgili öğretim üyelerine dağıtmıştır. 17 Temmuz 2026 tarihli taslaklarda, Türkçe ve %30 İngilizce öğretim programlarının güz yarıyılı için yazara herhangi bir ders görevlendirmesi öngörülmemektedir; bu da durumun 2025-2026 ile aynı kaldığını göstermektedir.

📊 VERİ
BULGU: İstatistiksel Sismoloji dersi Türkçe öğretim programında yer almakta, ancak %30 İngilizce öğretim programında bir karşılığı bulunmamaktadır.

YORUM: Bu, ders yükü planlamasında alternatif görevlendirme modellerinin (5. maddede önerilen şube bölünmesi veya dönem içi bölünme gibi) değerlendirilebileceği güncel bir örnek oluşturmaktadır.

Taslak programların yorum/değişiklik talebine açık tutulması — yani henüz kesinleşmemiş olması — bu tür dengesizliklerin idari bir karar değişikliği gerektirmeden, mevcut süreç içinde düzeltilebileceğini göstermektedir. Bu bölümün amacı da budur: sorunu yalnızca geçmişe dönük belgelemek değil, hâlâ açık olan bir karar penceresine işaret etmektir.

📍 Bu güncelleme, 17 Temmuz 2026 tarihli taslak programlara dayanmaktadır; programlar henüz kesinleşmemiştir, dolayısıyla nihai hâliyle farklılık gösterebilir.

🔍 7. Çalışmanın Sınırlılıkları
  1. Analiz, 2025–2026 eğitim-öğretim yılına ait verilerle sınırlıdır.
  2. İnceleme, kamuya açık ders programlarına dayanmaktadır.
  3. Uzmanlık alanı, araştırma projeleri, idari görevler, sağlık izinleri ve bireysel tercihler gibi ders dağılımını etkileyebilecek değişkenler bu çalışmada ayrı ayrı analiz edilmemiştir.
  4. Bulgular, ders yükü dağılımındaki örüntüleri göstermekte olup, tek başına yönetsel kararların gerekçeleri hakkında kesin çıkarım yapılmasına olanak sağlamaz.
  5. Bu çalışma, ders görevlendirme kararlarının gerekçelerine ilişkin bölüm kurulu tutanaklarını veya iç yazışmaları incelememektedir; yalnızca kamuya açık veya resmî olarak paylaşılan ders programları üzerinden değerlendirme yapılmıştır.
📚 Kaynakça
Birincil Kaynaklar (Resmî Belgeler)
  • Sayıştay Başkanlığı (2018). İstanbul Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu. memurlar.net
  • Sayıştay Başkanlığı (2024). İstanbul Üniversitesi 2023 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu. sayistay.gov.tr
  • 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu, m.36 (öğretim üyeleri için asgari haftalık ders yükü).
  • İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Jeofizik Mühendisliği Bölümü, 2025-2026 Güz/Bahar Lisans ve Yüksek Lisans/Doktora Ders Programları (bölümün resmî web sitesinde yayınlanmıştır).
Yazarın Önceki Çalışması
  • Ders Yükü Dağılımındaki Eşitsizlikler (Ocak 2025) — bu yazının dayandığı orijinal inceleme. aliosmanoncel.blogspot.com
Metodoloji ve Veri
📌 Bu Sayfaya Atıf Önerisi

Öncel, A. O. (2026). Jeofizik Mühendisliği Bölümlerinde Ders Yükü Dağılımı Üzerine Bir Vaka İncelemesi (Sürüm 1.6). Kişisel blog. aliosmanoncel.blogspot.com/p/teaching-load-balance.html

Sürüm Geçmişi
SürümTarihDeğişiklik
1.015.07.2026İlk kapsamlı taslak
1.117.07.20262026-2027 Güz taslakları eklendi
1.217.07.2026Yöntem, kapsam ve CV açıklamaları
1.317.07.2026BULGU/YORUM ayrımı, etiketleme ve önceliklendirme
1.417.07.2026Saha Sismolojisi dersinin yazar tarafından kurulduğu bilgisi eklendi
1.517.07.20262547 m.36'daki bölüm başkanı (5 saat) / öğretim üyesi (10 saat) asgari yük farkı, şeffaflık sorusu olarak eklendi
1.617.07.2026Veri kaynağı sınırı ("yalnızca resmî belgeler") Yöntem bölümünde açık ilke olarak belirtildi — içerik açısından son sürüm

Bu inceleme, kamuya açık resmî belgeler temel alınarak hazırlanmıştır. Amaç herhangi bir kişi veya kurumu hedef göstermek değil; yükseköğretimde ders yükü dağılımının şeffaf, ölçülebilir ve denetlenebilir ilkelere dayalı biçimde tartışılmasına katkı sağlamaktır. Bu çalışma, kamuya açık resmî belgeler temelinde hazırlanmış olup aynı yöntem ve ölçütler kullanılarak yinelenebilir (reproducible) niteliktedir. Farklı veri veya resmî açıklamalar ortaya konulması hâlinde, çalışma aynı açıklık ilkesi doğrultusunda güncellenecektir.

📝 Okuyucu Notu

Bu çalışma, kamuya açık resmî belgelere dayalı gözlemsel bir vaka analizidir (case study). Amaç herhangi bir kişi hakkında hüküm vermek değil, kullanılan yöntemin benzer ders yükü analizlerinde de uygulanabileceğini göstermektir.

Bu yazı herhangi bir kişinin hangi dersi vermesi gerektiğini savunmamaktadır. Savunduğu ilke daha basittir: Ders görevlendirmeleri önceden ilan edilmiş, ölçülebilir ve gerektiğinde bağımsız olarak doğrulanabilir kriterlere dayanmalıdır. Böyle bir yaklaşım yalnızca öğretim üyelerini değil, bölüm yönetimlerini de tartışmalardan koruyacak; karar süreçlerine güveni artıracaktır.
🗓️ Editör Notu (17 Temmuz 2026)

Bu yazının ilk sürümü 2025-2026 resmî ders programlarına dayanıyordu. Aynı gün içinde dağıtılan 2026-2027 güz yarıyılı taslak programları da incelenmiş; gözlenen örüntünün taslaklarda da sürdüğü görülmüş ve yazı bu nedenle sürüm 1.1 olarak güncellenmiştir. Taslak programlar kesinleşmediğinden, nihai görevlendirmelerde yapılacak değişiklikler doğrultusunda bu sayfa da güncellenecektir.

Güven, yalnızca adil kararlarla değil; adil kararların herkes tarafından görülebilmesiyle de oluşur.
📤
PDF / Word olarak dışa aktar
Times New Roman · Akademik format
🌍
Prof. Dr. Ali Osman Öncel
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa · Jeofizik Mühendisliği Bölümü
Deprem Sismolojisti · Jeofizik Mühendisi. 15 yılı aşkın akademik kıdem.
🔗 aliosmanoncel.blogspot.com

Comments

Popular posts from this blog