⚖️ İki Deprem, İki Farklı Sonuç: Haiti 2010 ve Kumamoto 2016
İki Deprem, İki Farklı Sonuç
Haiti 2010 ve Kumamoto 2016 · Toparlanma hızı dirençliliği nasıl belirler? Benzer büyüklükteki iki deprem çok farklı iki toparlanma süreci doğurdu; fark sarsıntıda değil, afetten önce kurulan sistemlerdeydi.
Yazının Özü
2010 Haiti ve 2016 Kumamoto depremleri fiziksel olarak benzer güçteydi; ancak Haiti’de yüz binlerce kişi yıllarca yerinden edilmiş kalırken Kumamoto’da elektrik ve doğal gaz iki hafta içinde geri geldi. Bu yazı, UNDRR’nin Ocak 2026 analizini ve aynı mesajı taşıyan LinkedIn paylaşımını çıkış noktası alıyor; farkı Dünya Bankası’nın refah temelli toparlanma modeli, Kadıoğlu’nun (2026) Afetlere Dirençli Kentler kitabı, Earthquake Spectra’nın 2011 Haiti özel sayısındaki iki saha çalışması ve Zotero kütüphanesindeki mühendislik, sistemik risk ve sigorta çalışmalarıyla açıklıyor.
Üç Evidence Check kutusu UNDRR’nin can kaybı ve altyapı rakamlarını birincil kaynaklarla sınıyor; Kumamoto’daki ölümlerin yaklaşık %82’sinin afet sonrası koşullardan kaynaklandığını gösteren resmî veriler ayrı bir alt bölümde ele alınıyor; bir Scientific Perspective kutusu Dünya Bankası’nın 132 ülkelik bulgularını özetliyor. Yazı, toparlanmaya afetten önce hazırlanmanın dört kaldıracı, Türkiye için çıkarımlar ve yazarın ilgili önceki yazılarıyla bitiyor.
📍 Kullanım: Afet yönetimi, şehir planlama ve mühendislik öğrencileri; yerel yönetim karar vericileri; afet riskini merak eden genel okuyucu.
|
1,5 milyon
Haiti: zirvede evsiz kalan kişi (2010)
IOM, 2015
|
79.397
Haiti: 2014 sonunda hâlâ yerinden edilmiş
IOM, 2015
|
|
4 / 14 gün
Kumamoto: elektrik / doğal gaz geri dönüşü
Ana şoktan itibaren · MLIT, 2016
|
%56
Düşük gelirli ülkelerde daha uzun toparlanma
Middelanis ve ark., 2025
|
12 Ocak 2010’da Haiti’yi vuran Mw 7,0 büyüklüğündeki deprem, başkent Port-au-Prince ve çevresinde kentsel dokunun büyük bölümünü yıktı. Altı yıl sonra, 14 ve 16 Nisan 2016’da Japonya’nın Kumamoto bölgesi 28 saat arayla JMA büyüklüğü 6,5 ve 7,3 olan iki depremle sarsıldı. İki depremde de Japon şiddet ölçeğinin en üst derecesi olan 7 kaydedildi (Morita & Takayama, 2017). UNDRR (2026a) iki olayı benzer güçte sarsıntılar olarak ele alıyor. Fark sarsıntının kendisinde değil, sonrasında ortaya çıktı.
UNDRR’ye göre Haiti’de depremden beş yıl sonra hâlâ yaklaşık 80.000 kişi yerinden edilmiş durumdaydı. Konut ve altyapı stokunun bir bölümü ise on yılı aşkın süre sonra bile yeniden inşa edilmemişti. Uluslararası Göç Örgütü verileri bu tabloyu doğruluyor: zirvede 1,5 milyon kişi evsiz kalmış, 2014 sonunda 105 alanda 79.397 kişi hâlâ yerinden edilmiş olarak kayıtlıydı (IOM, 2015).
Depremden hemen sonraki saha çalışmaları farkın kökenine işaret eder. Olshansky ve Etienne (2011, s. S463), depremin 220.000’i aşkın kişinin ölümüne yol açtığını, ülkenin yıllık gayrisafi yurt içi hasılasının %120’sine eşdeğer hasar yarattığını ve yaklaşık 2 milyon kişiyi geçici olarak yerinden ettiğini raporlar. Comfort ve arkadaşları (2011, s. S412) ise Haiti’nin depremden önce de son derece kırılgan olduğunu vurgular: 2009’da nüfusun %65’i kişi başı günlük 1 doların altındaki aşırı yoksulluk sınırının altında yaşıyordu ve temel hizmetleri sağlayamayan bir devlet nedeniyle ülke bir “STK’lar Cumhuriyeti” olarak algılanıyordu.
Kumamoto’da ise yüksek gerilim dağıtım hatlarına enerji 20 Nisan’da verildi. Doğal gaz, yıkılan konutlar dışında tüm abonelere 30 Nisan’da ulaştı. Şebeke suyu 16 Mayıs’ta konutların %99,9’una döndü. Kumamoto Havalimanı terminali 19 Nisan’da kısmen açıldı, Kyushu Shinkansen hattı 27 Nisan’da tamamen hizmete girdi (MLIT, 2016).
| Gösterge | Haiti 2010 | Kumamoto 2016 |
|---|---|---|
| Tarih | 12 Ocak 2010 | 14 Nisan (öncü) ve 16 Nisan (ana şok) 2016 |
| Büyüklük | Mw 7,0 (UNDRR, 2026a) | JMA 6,5 ve 7,3 (Morita & Takayama, 2017) |
| Can kaybı | ~300.000 (UNDRR verisi; tahminler geniş bir aralıkta, bkz. Evidence Check 2) | 275: 50 doğrudan + 225 afet kaynaklı (Kumamoto Prefektörlüğü, t.y.); UNDRR ~200 diyor, bkz. Bölüm 1.1 |
| Ekonomik hasar | Yıllık GSYH’nin ~%120’si (Olshansky & Etienne, 2011) | Bu yazıda karşılaştırılabilir veri derlenmedi |
| Yerinden edilme | Geçici olarak ~2 milyon (Olshansky & Etienne, 2011); zirvede 1,5 milyon evsiz, 2014 sonunda 79.397 kişi (IOM, 2015) | Bu yazıda karşılaştırılabilir veri derlenmedi |
| Temel hizmetler | Konut ve altyapının bir kısmı 10 yılı aşkın süre sonra hâlâ yeniden inşa edilmemiş (UNDRR, 2026a) | Ana şoktan itibaren elektrik 4 gün, gaz 14 gün, su 30 gün (%99,9), Shinkansen 11 gün (MLIT, 2016) |
| Tüketim (model) | Yaklaşık 40 yıl | Yaklaşık 1,5 yıl (UNDRR, 2026a, Dünya Bankası modeline dayanarak) |
🟦 Evidence Check 1 — Kumamoto’da hizmetler ne kadar sürede döndü?
UNDRR iddiası: Kumamoto’da elektrik ve gaz “11 gün içinde” geri getirildi; LinkedIn paylaşımında “günler içinde” deniyor.
Literatür ne diyor?
Japonya Arazi, Altyapı, Ulaştırma ve Turizm Bakanlığı’nın 2016 raporuna göre iki hizmet farklı hızlarda döndü. Elektrik ana şoktan 4 gün sonra (20 Nisan), doğal gaz 14 gün sonra (30 Nisan) verildi. Gaz için öncü şoktan sayılırsa süre 16 güne çıkıyor. “Günler ile iki hafta arası” genel tablosu doğru; tek bir “11 gün” rakamı ise iki hizmetin farklı takvimini yansıtmıyor.
🟦 Evidence Check 2 — Haiti’de kaç kişi hayatını kaybetti?
UNDRR iddiası: Deprem “tahminen 300.000 kişinin” ölümüne yol açtı.
Literatür ne diyor?
Haiti’deki can kaybı rakamları belirsizdir. Port-au-Prince hanelerinde yapılan rastgele örneklemli bir anket bölge için yaklaşık 160.000 ölüm tahmin etmiştir (Kolbe ve ark., 2010). Earthquake Spectra’nın Haiti özel sayısında ise “220.000’in üzerinde” rakamı kullanılmıştır (Olshansky & Etienne, 2011, s. S463). Aynı özel sayıdaki liman çalışması ise 300.000 rakamını kullanır (Werner ve ark., 2011, s. S387). Yani aynı dergi sayısında bile farklı tahminler yer almaktadır. UNDRR’nin ~300.000 rakamı bu aralığın üst ucundadır. Kadıoğlu (2026, s. 19) “on binlerce can kaybı” ifadesini kullanır. Haiti ile Kumamoto arasındaki karşıtlık hangi tahmin alınırsa alınsın geçerlidir; yine de rakam tek bir değer olarak değil, bir aralık olarak verilmelidir.
- Kolbe, A. R., Hutson, R. A., ve ark. (2010). Mortality, crime and access to basic needs before and after the Haiti earthquake: A random survey of Port-au-Prince households. Medicine, Conflict and Survival. PubMed 21314081
- Olshansky, R. B., & Etienne, H. F. (2011). Setting the stage for long-term recovery in Haiti. Earthquake Spectra, 27(S1), S463–S486. https://doi.org/10.1193/1.3633096
- Werner, S., McCullough, N., Bruin, W., Augustine, A., Rix, G., Crowder, B., & Tomblin, J. (2011). Seismic performance of Port de Port-au-Prince during the Haiti earthquake and post-earthquake restoration of cargo throughput. Earthquake Spectra, 27(S1), S387–S410. https://doi.org/10.1193/1.3638716
- Kadıoğlu, M. (2026). Afetlere dirençli kentler: Yerel yönetimler için afet politikaları (s. 19). Marmara Belediyeler Birliği Kültür Yayınları.
Kumamoto örneği, toparlanma sürecinin kendisinin de can kaybına yol açabildiğini gösterir. Kumamoto Prefektörlüğü’nün resmî verilerine göre 2016 depremlerinde polisin doğruladığı doğrudan ölüm sayısı 50, belediyelerin tanıdığı afet kaynaklı ölüm sayısı 225’tir; toplam 275; veri tarihi 11 Nisan 2025 (Kumamoto Prefektörlüğü, t.y.). Bu verilere göre ölümlerin yaklaşık %82’si sarsıntının doğrudan etkisiyle değil, sonrasındaki tahliye ve barınma döneminde gerçekleşmiştir. Afet kaynaklı ölüm (shinsai kanren-shi) kategorisi, belediyelerin resmî tanıma sürecine bağlıdır; bu nedenle sayı zaman içinde güncellenmiştir. Örneğin prefektörlüğün 2019 tarihli raporunda bu sayı 217 idi (Kumamoto Prefektörlüğü, 2019).
Klinik çalışmalar bu ölümlerin profilini ortaya koyar. Aralık 2017 itibarıyla 19 belediyede doğrulanan 197 afet kaynaklı ölümün %91’i 60 yaş ve üzerindeki kişilerdi, %87’sinin kronik bir hastalığı vardı. Ölümlerin %61’i ilk bir ay içinde, %85’i ilk üç ay içinde gerçekleşti. Başlıca nedenler deprem ve artçı şok korkusunun yarattığı aşırı ruhsal ve fiziksel stres, tahliye merkezlerindeki yorgunluk ve hastanelerin işleyişinin durması nedeniyle geciken tedaviydi (Sueta ve ark., 2019). Tahliye merkezleri üzerine yapılan bir başka çalışma, merkezlerin yarısından fazlasında alan yoğunluğu, tıbbi bakım ve yemek hizmetinin yetersiz kaldığını raporlar. Aynı çalışmaya göre Kumamoto’daki dolaylı ölüm oranı, karşılaştırılan diğer iki büyük Japon depremindekinden anlamlı ölçüde yüksektir (Kasaoka ve ark., 2023).
🟦 Evidence Check 3 — Kumamoto’da kaç kişi hayatını kaybetti?
UNDRR iddiası: Kumamoto depremi yaklaşık 200 kişinin ölümüne yol açtı.
Literatür ne diyor?
Resmî toplam 275’tir: 50 doğrudan ve 225 afet kaynaklı ölüm. UNDRR’nin rakamı resmî toplamın altında kalıyor. Daha önemlisi, ölümlerin büyük çoğunluğunun toparlanma evresinde yaşandığını göstermiyor. Bu durum UNDRR’nin ana tezini zayıflatmaz, tersine güçlendirir: hızlı altyapı onarımı bile tahliye koşulları iyileştirilmediğinde can kayıplarını önlemeye yetmez.
- Kumamoto Prefecture. (t.y.). Kumamoto jishin kara 10-nen: Kioku to kyōkun o mirai e [Kumamoto depreminden 10 yıl: Hafıza ve dersler geleceğe] (Veri tarihi: 11 Nisan 2025; erişim: 4 Ekim 2026). pref.kumamoto.jp
- Sueta, D., Sakamoto, K., Usuku, H., ve ark. (2019). Clinical features of disaster-related deaths after the Kumamoto Earthquake 2016: Comparison with the Great East Japan Earthquake 2011. Circulation Reports, 1(11), 531–533. https://doi.org/10.1253/circrep.CR-19-0097
UNDRR (2026a) toparlanma hızını şöyle tanımlıyor: hanelerin yıkılan varlıklarını yeniden kurma ya da gelir kaynaklarını yeniden kazanma hızı. Ölçüt, hanenin afet öncesindeki tüketim düzeyine geri dönmesidir. Bu tanım odağı yıkılan binaların parasal değerinden insanların yaşam standardına kaydırır. Aynı miktarda hasar, yoksul bir hanede zengin bir haneye göre çok daha derin ve uzun süreli bir refah kaybına yol açabilir.
Bu yaklaşımın kavramsal temeli Dünya Bankası’nın Unbreakable raporuna dayanır. Rapor sosyoekonomik dirençliliği, varlık kayıplarının refah kayıplarına oranı olarak tanımlar (Hallegatte ve ark., 2017). Toparlanma hızı bu oranın zaman boyutudur: toparlanma ne kadar uzarsa, aynı fiziksel hasar o kadar büyük bir refah kaybına dönüşür.
🔬 Scientific Perspective
Dünya Bankası’nın 132 ülkeyi kapsayan mikrosimülasyon çalışması afet etkilerini refah perspektifinden ele alır. Ortalama olarak 1 dolarlık varlık kaybı, ulusal tüketimde 2 dolarlık tekdüze bir düşüşe eşdeğer refah kaybı yaratır. En yoksul gelir dilimi varlık kayıplarının yalnızca %9’unu üstlenmesine karşın refah kayıplarının %33’ünü taşır. Düşük gelirli ülkeler, yüksek gelirli ülkelere göre dolar başına %67 daha fazla refah kaybı yaşar ve toparlanmak için %56 daha uzun süreye ihtiyaç duyar. Çalışma, sosyoekonomik ve finansal müdahalelerin fiziksel korumayı etkili biçimde tamamladığı sonucuna varır.
Bu bulgu, Haiti ile Kumamoto arasındaki farkın neden yalnızca bina kalitesiyle açıklanamayacağını gösterir: yoksulluk ve finansmana erişim, toparlanma süresini kendi başına uzatır.
- Middelanis, R., Jafino, B. A., Hill, R., Nguyen, M. C., & Hallegatte, S. (2025). Global socio-economic resilience to natural disasters (Policy Research Working Paper No. 11129). World Bank. https://doi.org/10.1596/1813-9450-11129
- Hallegatte, S., Vogt-Schilb, A., Bangalore, M., & Rozenberg, J. (2017). Unbreakable: Building the resilience of the poor in the face of natural disasters. World Bank. https://doi.org/10.1596/978-1-4648-1003-9
🤖 AI Şeffaflık Notu: Bu kutu, güncel bilimsel literatürün kısa ve tarafsız bir özetidir. Kaynak paylaşımın ifadelerini doğrulamak, desteklemek veya farklı bakış açılarını göstermek amacıyla hazırlanmıştır; paylaşımın birebir özeti değildir.
UNDRR bu modelden hareketle Japon hanelerinin afet öncesi tüketim düzeyine genellikle 1,5 yıl içinde döndüğünü, Haiti’de ise bu sürenin yaklaşık kırk yıla uzandığını aktarıyor. Bu rakamlar gözlem değil, model çıktısıdır. Yine de kırılgan bağlamlarda toparlanmanın neden on yıllar sürebildiğini somutlaştırıyor.
Kadıoğlu (2026) iyileştirmeyi afet yönetimi döngüsünün son halkası olarak değil, “döngünün dönüştürücü köprüsü” olarak tanımlar. İyileştirme, müdahalenin acil ihtiyaçları karşılandıktan sonra uzun vadeli toparlanmayı sağlar ve risk azaltma ile hazırlık evrelerini besler (s. 338). Kitap bir uyarıda da bulunur: fiziksel yıkımın ardından çoğu zaman ikinci ve daha sinsi bir afet başlar. Bu, kamuoyu baskısı ve siyasi beklentilerle hızlandırılan plansız, aceleci ve tepkisel yeniden yapılanmadır (s. 333).
Kadıoğlu’nun önerdiği iki ilke bu uyarıya yanıt verir. Birincisi, küresel bir standart hâline gelen “Öncekinden Daha İyisini İnşa Et” (Build Back Better, BBB) ilkesidir. İkincisi, normale dönüş yerine doğru düzene dönüş anlayışıdır: afetten etkilenenlerin eski normali, onları savunmasız bırakan koşulların toplamıdır (s. 335).
Bu uyarının Haiti’deki karşılığını Olshansky ve Etienne (2011) depremden yedi ay sonra kayda geçirmiştir. Yazarlara göre 2010 yaz ortasında moloz ve yerinden edilmiş haneler bakımından sahadaki durum Şubat’tan bu yana pek değişmemişti; yetkililer görünür ilerleme için baskı altındaydı. Haiti, afet sonrası toparlanmanın klasik gerilimiyle karşı karşıyaydı: hızlı ilerlerken aynı zamanda özenli ve şeffaf davranmak (s. S480). Molozun mülkiyeti bile bir darboğazdı: moloz hurda değeri taşıyabildiği için devlet onu izinsiz olarak özel mülkten kaldıramıyordu (s. S467). Bu nedenle toparlanma hızı tek başına bir hedef değildir. Hedef, hızlı ve doğru bir toparlanmadır. Bu da ancak kurallar, roller ve finansman afetten önce belirlenmişse mümkündür.
Haiti’de bile tek bir can damarının hızla geri getirilebildiği bir örnek vardır: ülkenin ana limanı. Kadıoğlu (2026, s. 245), limanlar, yollar ve hastanelerdeki çöküşün yardım akışını ciddi biçimde geciktirdiğini vurgular. Werner ve arkadaşları (2011) Port-au-Prince Limanı’ndaki hasarın başlıca nedenlerini şöyle sıralar: yaygın zemin sıvılaşması, eğik kazıkların zayıf performansı ve iskele yapılarının depremden önceki kötü durumu (s. S387). Liman depremden önce yılda yaklaşık 170.000 TEU konteyner elleçliyordu (s. S388). Bir ABD askerî görev gücünün kurduğu yüzer iskelelerle kapasite önce günde 200–250 TEU’ya, Şubat 2010 sonunda günde 600 TEU’ya kadar çıktı (s. S405). Güney İskelesi’nin onarımı Mart 2010 sonunda, depremden üç ay geçmeden tamamlandı (s. S408). Ancak onarımın hedefi iskeleyi depreme karşı güçlendirmek değil, deprem öncesi taşıma kapasitesine geri döndürmekti (s. S406). Örnek, hız ile “daha iyisini inşa etme” arasındaki gerilimi tek bir altyapı ölçeğinde gösterir: acil işlev hızla geri geldi, kalıcı dirençlilik ise sonraki yeniden inşaya bırakıldı.
Kitap Japonya ile Haiti’yi doğrudan karşılaştırır. Kadıoğlu’na göre benzer büyüklükteki bir deprem, Japonya’da kokudo kyōjinka (ulusal dirençlilik) politikaları sayesinde sınırlı hasar ve hızlı toparlanmayla atlatılırken Haiti’de on binlerce can kaybına ve uzun süreli kaosa yol açmıştır. Bu karşıtlık, afetin asıl nedeninin doğal güçler değil insan yapımı sistemler olduğunu gösterir (s. 19; Bilham, 2010’a atıfla). Kitap tarihsel bir örnek de verir: Tokyo’nun 1923 Büyük Kanto depreminden sonra geliştirdiği rezerv alan sistemi ve afet öncesi finansman mekanizmaları, 2011 Tohoku sonrası iyileştirmeyi belirgin biçimde hızlandırmıştır. Haiti’de ise hazırlık eksikliği nedeniyle iyileştirme on yılı aşkın sürmüş ve hâlâ tamamlanamamıştır (s. 338).
Mühendislik literatürü bu tabloya fiziksel bir boyut ekler. Morita ve Takayama (2017), Kumamoto Prefektörlüğü’ndeki 24 sismik izolasyonlu binanın iki ardışık depremde mükemmel performans gösterdiğini ve insanları, binaları ve önemli tesisleri hasardan koruduğunu raporlar. İncelenen binaların çoğu konut, sağlık tesisi, ofis ve depoydu. Kumamoto kentindeki bir kliniğin izolasyon katında 41 cm’ye varan yer değiştirme kaydedildi. Afet sonrasında işlevini sürdüren bir hastane, toparlanmanın ilk gününden itibaren çalışan bir kapasite demektir.
Sistemik risk çalışmaları ise neden “hangi hizmetin önce döndüğü” sorusunun önemli olduğunu açıklar. SYNER-G projesi, kritik altyapı sistemlerinin giderek derinleşen karşılıklı bağımlılığını vurgular ve bina stoku, yol ağı, su ve elektrik şebekesini birbirleriyle etkileşimleri içinde modelleyen bir yöntem önerir. Yöntemin uygulamalarından biri Selanik’tir (Pitilakis ve ark., 2014). Probabilistik tsunami riski üzerine yeni bir başvuru kitabı da gösterge tabanlı kırılganlık veri tabanlarının yeniden inşa sürecinde BBB stratejisinin performansını izlemek için kullanılabileceğini belirtir (Sørensen ve ark., 2026).
UNDRR’nin ana mesajı açıktır: toparlanmanın araçları afet olmadan önce kurulmalıdır. Afet ve iklim riskini mali çerçevelere entegre eden politikalar (uyarlanabilir sosyal koruma, riske dayalı bütçeleme ve koşullu finansman) toparlanma süresini belirgin biçimde kısaltabilir (UNDRR, 2026a). G20 Afet Riskini Azaltma Çalışma Grubu, Güney Afrika dönem başkanlığında bir Toparlanmaya Hazırlık Değerlendirme Çerçevesi geliştirilmesini öncelikleri arasına aldı (G20 DRR Working Group, 2025). UNDRR (2026a), Haziran 2025’te kabul gören bu çerçevenin dört temel unsuru olarak yönetişim, finans, kapasite ve veriyi sayıyor.
Yönetişim: Toparlanmayı önceden planlamak
Rezerv alanlar, mikrobölgeleme, geçici barınma planı, finansman mekanizmaları, izleme göstergeleri ve bağımsız denetim; Kadıoğlu’nun (2026, s. 337) yerel yöneticiler için kontrol listesinin başlıca maddeleridir. 2023 Kahramanmaraş depremlerinden sonra UNDP destekli TERREP projesi, Afet Sonrası İhtiyaç Değerlendirmesi (PDNA) yöntemiyle 11 sektörde hasar ve kayıp analizi yaptı ve iyileştirme stratejilerini yerel paydaşlarla birlikte geliştirdi (s. 335–336).
Finans: Parayı afetten önce hazırlamak
Koşullu kredi hatları afetten önce anlaşmaya bağlanır ve olaydan hemen sonra kullanılabilir. Dünya Bankası’nın Cat-DDO aracı buna somut bir örnektir. Katastrof tahvilleri ise geleneksel sigorta kapasitesini aşan kuyruk riskleri için sermaye piyasalarına erişim sağlar (Kadıoğlu, 2026, s. 489). Sigorta tarafında, yükselen ekonomilerde kapsam açığı büyüktür. Türkiye’de deprem sigortası talebi yer ivmesi, hane büyüklüğü, doğum oranı ve üniversite mezunu oranıyla ilişkilidir (Meral ve ark., 2024). Kentsel ölçekte kayıp ve risk tahminleri hem sigorta programlarının hem de deprem sonrası planlamanın temelidir (Erdik, 2021).
Sosyal koruma: Şoku hanelere yansıtmamak
Afetin ekonomik tahribatı çoğu zaman KOBİ’lerin kapanması, işsizlik ve gelir kaybı yoluyla yoksulluğu tetikler. Kadıoğlu (2026, s. 408) bu nedenle şoka duyarlı sosyal koruma ağlarının güçlendirilmesini vurgular. En yoksul gelir diliminin refah kayıplarının üçte birini taşıdığı düşünülürse (Middelanis ve ark., 2025), bu ağlar toparlanma süresini kısaltmanın en doğrudan yoludur.
Kapasite ve veri: Bağımlılıkları önceden bilmek
Hangi hizmetin önce döneceğine karar vermek, şebekeler arası bağımlılıkları bilmeyi gerektirir (Pitilakis ve ark., 2014). Maruziyet ve kırılganlık veri tabanları da yeniden inşanın gerçekten “daha iyi” olup olmadığını izlemeyi sağlar (Sørensen ve ark., 2026). Comfort ve arkadaşları (2011), müdahaleden toparlanmaya düzenli bir geçiş sağlanamazsa sağlık, konut, eğitim ve ekonomi gibi temel işlevlerde birbirine bağlı ve tırmanan aksaklıkların ortaya çıkacağını gösterir (s. S412). Yazarların önerisi çok dilli, disiplinlerarası ve kurumlar arası bir “bilgi ortak alanı” altyapısıdır. Kumamoto’daki sismik izolasyonlu hastanelerin işlevini sürdürmesi (Morita & Takayama, 2017) ise fiziksel kapasitenin toparlanmaya doğrudan katkısını gösterir.
- Afet sonrası geçici barınma ve kalıcı konut için rezerv alanlar imar planında belirli mi?
- İlk 72 saat ve ilk 90 gün için kullanılabilir, önceden anlaşılmış bir finansman var mı?
- Su, enerji, yol ve sağlık hizmetlerinin geri getirilme sırası ve sorumluları yazılı mı?
- En kırılgan haneleri afetten hemen sonra destekleyecek bir sosyal koruma mekanizması tanımlı mı?
- Yeniden inşanın “daha iyi” olup olmadığını izleyecek göstergeler ve bağımsız denetim var mı?
Kadıoğlu (2026, s. 335) Türkiye’nin afet hafızasını bu açıdan okur: 1999 Marmara depremi sonrasındaki plansız yeniden yapılanma bölgeyi yeni risklere açık bırakmıştır. 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrasında ise PDNA temelli, katılımcı ve BBB ilkelerini ulusal politikalara entegre etmeyi amaçlayan bir toparlanma modeli denenmiştir (s. 335–336). İki deneyim arasındaki fark, Haiti ile Kumamoto arasındaki farkın küçük ölçekli bir yansımasıdır.
Marmara için temel soru yalnızca “kaç bina yıkılır?” değildir. Asıl soru “İstanbul ne kadar hızlı ayağa kalkar?” sorusudur. Bu sorunun yanıtı, deprem olmadan önce ayrılan rezerv alanlarda, imzalanan finansman anlaşmalarında, deprem sigortasının yaygınlığında (Meral ve ark., 2024) ve şebekeler arası bağımlılıkların bilinip bilinmemesinde yatar. Sismolog açısından bu, tehlike haritalarının toparlanma planlamasına da girdi olması gerektiği anlamına gelir.
Fiziksel dirençlilik
Dayanıklı konut, sismik izolasyon ve işlevini sürdüren hastaneler hasarı sınırlar, toparlanmayı ilk günden başlatır.
Finansal hazırlık
Koşullu kredi, katastrof tahvili ve sigorta, afet sonrası parayı günler içinde sahaya ulaştırır.
Sosyal koruma
Şoka duyarlı sosyal koruma, yoksul hanelerin tüketimini koruyarak refah kaybının kalıcılaşmasını önler.
Yönetişim ve veri
Önceden yazılmış iyileştirme planları, PDNA ve bağımlılık verisi, yeniden yapılanmayı aceleci değil planlı kılar.
Adınızı yazıp bu yazıya özel, kişisel bir katılım/başarı belgesi indirebilirsiniz.
Bu yazı boyunca geçen teknik terimlerin kısa tanımları — derinlemesine okumak isteyenler için hızlı bir referans.
Toparlanma hızı (recovery speed): Hanelerin yıkılan varlıklarını yeniden kurma ya da gelirlerini yeniden kazanma hızı; ölçüt, afet öncesi tüketim düzeyine dönüştür (bkz. Bölüm 2).
İyileştirme (recovery): Müdahale evresinden sonra gelen ve uzun vadeli toparlanmayı sağlayan afet yönetimi evresi; risk azaltma ve hazırlığı besler (bkz. Bölüm 3).
Dirençlilik (resilience): Bir toplumun afet etkisini karşılama, uyum sağlama ve toparlanma kapasitesi (bkz. Bölüm 2).
Refah kaybı (well-being loss): Varlık kaybının hanelerin tüketimi ve yaşam standardı üzerindeki etkisinin parasal eşdeğeri; yoksul hanelerde daha büyüktür (bkz. Bölüm 2).
Build Back Better (BBB): Yeniden inşayı eski hâle dönmek yerine riski azaltan, daha güvenli ve kapsayıcı bir düzen kurma fırsatı olarak gören ilke; Sendai Çerçevesi’nin 4. önceliğinde yer alır (bkz. Bölüm 3).
Kokudo kyōjinka: Japonya’nın ulusal dirençlilik politikası; Kadıoğlu (2026) Japonya’daki sınırlı hasarı ve hızlı toparlanmayı bu politikalarla ilişkilendirir (bkz. Bölüm 3).
Şoka duyarlı sosyal koruma: Afet anında hızla genişletilebilen nakit transferi ve benzeri sosyal güvenlik mekanizmaları; uyarlanabilir sosyal koruma olarak da anılır (bkz. Bölüm 4).
Koşullu finansman / Cat-DDO: Afetten önce anlaşmaya bağlanan ve olaydan hemen sonra kullanılabilen kredi hatları; Cat-DDO, Dünya Bankası’nın bu türdeki aracıdır (bkz. Bölüm 4).
Katastrof tahvili: Büyük afet riskini sermaye piyasalarına aktaran menkul kıymet; geleneksel sigorta kapasitesini aşan kuyruk riskleri için kullanılır (bkz. Bölüm 4).
PDNA: Afet Sonrası İhtiyaç Değerlendirmesi; hasar, kayıp ve iyileştirme ihtiyaçlarını sektör bazında belirleyen uluslararası yöntem (bkz. Bölüm 4).
Can damarı sistemleri (lifelines): Su, enerji, ulaşım ve iletişim gibi birbirine bağımlı kritik altyapı şebekeleri (bkz. Bölüm 3).
Afet kaynaklı ölüm (shinsai kanren-shi): Sarsıntının doğrudan etkisiyle değil, tahliye, barınma ve sağlık hizmetlerindeki aksama gibi afet sonrası koşullar nedeniyle gerçekleşen ve belediyelerce resmî olarak tanınan ölüm (bkz. Bölüm 1.1).
Zemin sıvılaşması: Suya doygun gevşek kumlu zeminlerin deprem sarsıntısı altında taşıma gücünü kaybederek sıvı gibi davranması; Port-au-Prince Limanı’ndaki hasarın başlıca nedenidir (bkz. Bölüm 3).
Sismik izolasyon: Binayı zeminden ayıran ve yer hareketinin yapıya aktarılmasını azaltan taşıyıcı sistem (ör. kauçuk mesnetler) (bkz. Bölüm 3).
- Bilham, R. (2010). Lessons from the Haiti earthquake. Nature, 463, 878–879. https://doi.org/10.1038/463878a [Kadıoğlu, 2026 içinde atıf]
- Comfort, L. K., McAdoo, B., Sweeney, P., Stebbins, S., Siciliano, M. D., Huggins, L. J., Serrant, T., Scheinert, S., Augenstein, J., & Krenitsky, N. (2011). Transition from response to recovery: A knowledge commons to support decision making following the 12 January 2010 Haiti earthquake. Earthquake Spectra, 27(S1), S411–S430. https://doi.org/10.1193/1.3633342
- Erdik, M. (2021). Earthquake risk assessment from insurance perspective. In S. Akkar, A. Ilki, C. Goksu, & M. Erdik (Eds.), Advances in assessment and modeling of earthquake loss (pp. 111–154). Springer. https://doi.org/10.1007/978-3-030-68813-4_6
- G20 Disaster Risk Reduction Working Group. (2025). G20 Working Group action areas and roadmap. PreventionWeb. https://g20drrwg.preventionweb.net/2025/g20-working-group-areas
- Hallegatte, S., Vogt-Schilb, A., Bangalore, M., & Rozenberg, J. (2017). Unbreakable: Building the resilience of the poor in the face of natural disasters. World Bank. https://doi.org/10.1596/978-1-4648-1003-9
- International Organization for Migration. (2015, 12 Ocak). Five years after 2010 earthquake, thousands of Haitians remain displaced. iom.int
- Kadıoğlu, M. (2026). Afetlere dirençli kentler: Yerel yönetimler için afet politikaları (B. Arlı, Ed.). Marmara Belediyeler Birliği Kültür Yayınları. ISBN 978-625-8164-38-1 [Referans-Kitaplar · Zotero]
- Kasaoka, S., Naito, H., & Uchigashima, Y. (2023). Poor environmental conditions created the acute health deteriorations in evacuation shelters after the 2016 Kumamoto Earthquake. The Tohoku Journal of Experimental Medicine, 261(4), 309–315. https://doi.org/10.1620/tjem.2023.J088
- Kolbe, A. R., Hutson, R. A., ve ark. (2010). Mortality, crime and access to basic needs before and after the Haiti earthquake: A random survey of Port-au-Prince households. Medicine, Conflict and Survival. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/21314081/
- Kumamoto Prefecture. (2019, 11 Ekim). Heisei 28 (2016)-nen Kumamoto jishin-tō ni kakaru higai jōkyō ni tsuite [2016 Kumamoto depremi ve ilgili afetlere ilişkin hasar durumu] (296. rapor). Kumamoto Prefektörlüğü Kriz Yönetimi ve Afet Önleme Bölümü. https://www.pref.kumamoto.jp/uploaded/attachment/113398.pdf
- Kumamoto Prefecture. (t.y.). Kumamoto jishin kara 10-nen: Kioku to kyōkun o mirai e [Kumamoto depreminden 10 yıl: Hafıza ve dersler geleceğe] (Veri tarihi: 11 Nisan 2025; erişim: 4 Ekim 2026). https://www.pref.kumamoto.jp/site/h28kumamoto-earthquake/
- Meral, H., Ersoy, B., & Dilek, I. (2024). Insights into earthquake insurance demand in high-risk regions: A case study of Turkey. International Journal of Disaster Risk Reduction, 111, 104725. https://doi.org/10.1016/j.ijdrr.2024.104725 [Zotero]
- Middelanis, R., Jafino, B. A., Hill, R., Nguyen, M. C., & Hallegatte, S. (2025). Global socio-economic resilience to natural disasters (Policy Research Working Paper No. 11129). World Bank. https://doi.org/10.1596/1813-9450-11129
- Ministry of Land, Infrastructure, Transport and Tourism. (2016). White paper on land, infrastructure, transport and tourism in Japan, 2016: Response to the 2016 Kumamoto Earthquake (Supplemental section). https://www.mlit.go.jp/common/001157860.pdf
- Morita, K., & Takayama, M. (2017). Behavior of seismically isolated buildings during the 2016 Kumamoto earthquakes. In Proceedings of the 2017 NZSEE Conference. New Zealand Society for Earthquake Engineering. [Zotero]
- Olshansky, R. B., & Etienne, H. F. (2011). Setting the stage for long-term recovery in Haiti. Earthquake Spectra, 27(S1), S463–S486. https://doi.org/10.1193/1.3633096
- Pitilakis, K., Franchin, P., Khazai, B., & Wenzel, H. (Eds.). (2014). SYNER-G: Systemic seismic vulnerability and risk assessment of complex urban, utility, lifeline systems and critical facilities: Methodology and applications (Vol. 31). Springer. https://doi.org/10.1007/978-94-017-8835-9 [Zotero]
- Sørensen, M. B., Behrens, J., Jalayer, F., Løvholt, F., Lorito, S., Rafliana, I., Salgado-Gálvez, M. A., & Selva, J. (Eds.). (2026). Probabilistic tsunami hazard and risk analysis: A cookbook. Springer. https://doi.org/10.1007/978-3-031-98115-9 [Referans-Kitaplar · Zotero]
- Sueta, D., Sakamoto, K., Usuku, H., ve ark. (2019). Clinical features of disaster-related deaths after the Kumamoto Earthquake 2016: Comparison with the Great East Japan Earthquake 2011. Circulation Reports, 1(11), 531–533. https://doi.org/10.1253/circrep.CR-19-0097
- United Nations Office for Disaster Risk Reduction. (2026a, 9 Ocak). Why recovery speed shapes resilience. UNDRR. https://www.undrr.org/news/why-recovery-speed-shapes-resilience
- United Nations Office for Disaster Risk Reduction. (2026b, Eylül). The 2010 Haiti earthquake provided a valuable lesson in post-disaster recovery [LinkedIn gönderisi; G. Iovine tarafından yeniden paylaşıldı]. LinkedIn. https://lnkd.in/p/dRs8hDiG — 💡 Bu yazıya ilham veren paylaşım.
- U.S. Geological Survey. (2026). M 6.8 – The 2026 Kumamoto Region, Japan earthquake [Olay sayfası us6000tgb9]. https://earthquake.usgs.gov/earthquakes/eventpage/us6000tgb9
- Werner, S., McCullough, N., Bruin, W., Augustine, A., Rix, G., Crowder, B., & Tomblin, J. (2011). Seismic performance of Port de Port-au-Prince during the Haiti earthquake and post-earthquake restoration of cargo throughput. Earthquake Spectra, 27(S1), S387–S410. https://doi.org/10.1193/1.3638716
- Günümüzde Deprem Riski — Türkiye ve Japonya’nın deprem hazırlığı, yapı standartları ve sismik izolasyon karşılaştırması
- Afetlere Hazırlık: İstanbul’un Zorlukları ve Çözümleri — İstanbul’un afet hazırlığındaki güçlükler ve çözüm önerileri
- Earthquake Priority, Not Luck — Kaynakları jeolojik riske göre önceliklendirmenin neden şart olduğu üzerine söyleşi
- Earthquake Risk Mitigation For Hospitals — Hastanelerin deprem riskini azaltmaya yönelik eğitim içeriği
- The Devastating March 28, 2025, Myanmar Earthquake — Myanmar depremi ve sismik olarak aktif kentler için dersler


Comments
Post a Comment