Deprem Güvenliği Zeminle Başlar: Beş Soru — Prof. Dr. Ali Osman Öncel

Deprem Güvenliği Zeminle Başlar: Beş Soru — Prof. Dr. Ali Osman Öncel
📻 TRT Radyo 1 · Gün Ötesi · Röportaj Deşifresi aliosmanoncel.blogspot.com · Prof. Dr. Ali Osman Öncel ✓ Deşifre + Kaynak Kontrollü
🌋 Sismoloji 🏗️ Bina Güvenliği ⛰️ Jeoteknik Zotero + Referans-Kitaplar Doğrulanmış
Deprem Güvenliği Zeminle Başlar — Canlı Yayından Beş Soru
Konuk: Prof. Dr. Ali Osman Öncel — Sismolog & Jeofizik Yüksek Mühendisi, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa  ·  Yayın: TRT Radyo 1, Gün Ötesi  ·  Sunucu: Feryal Ardal
TRT Radyo 1 · Gün Ötesi · Röportaj Deşifresi

Deprem Güvenliği Zeminle Başlar
Canlı Yayından Beş Soru, Beş Cevap — ve Bugün Sorulsa Ne Derdim

Bir bina depremi tek başına karşılamaz. Binanın performansı; deprem kaynağına, yerel zemin koşullarına, temele, taşıyıcı sisteme, yapım kalitesine ve bakım geçmişine birlikte bağlıdır — bu yüzden deprem güvenliğine bir zemin–bina sistemi olarak bakmak gerekir, sadece bina yaşına veya deprem büyüklüğüne değil.

✓ Kramer (1996) · Tan, Atmaca & Atmaca (2026) · Özmen vd. (2025) TBDY 2018 · Vs30 · Zemin Sınıfları ZA–ZF 6306 Sayılı Kanun · Kentsel Dönüşüm
5
Canlı Yayında Sorulan Soru
ZA–ZF
TBDY 2018 Zemin Sınıfları
7+
Hakemli Kaynak
10
Maddelik Güvenlik Kontrol Listesi
📋 Röportaj Özeti

Deprem gerçeğiyle yaşamak, olası bir depremin büyüklüğünü bilmekten fazlasını gerektirir. Çoğu vatandaş için asıl soru daha dar bir soru: yaşadığım yer ne kadar kırılgan? Bu sayfa, TRT Radyo 1 Gün Ötesi programında sunucu Feryal Ardal'ın sorduğu beş soruyu ve Prof. Dr. Ali Osman Öncel'in canlı yayında verdiği cevapları, kendi deşifresinden birebir aktarıyor. Her cevabın altında ayrıca 🔄 "Bugün Sorulsa Ne Cevap Verirdim" katmanı var — aynı soru bugün yeniden sorulsa, Zotero kütüphanesi ve Referans-Kitaplar koleksiyonundan kaynak kontrolü yapılarak nasıl cevaplanacağını gösteriyor.

💡 Ana Mesaj

Deprem güvenliği "bina kaç yaşında?" sorusuyla başlamaz. "Zemin, bina ve bu ikisinin deprem sırasındaki etkileşimi hakkında ne biliyoruz?" sorusuyla başlar. Amaç korku oluşturmak değil, belirsizliği bilgiyle azaltmaktır.

🎬 Yayın Kaydı
▶ TRT Radyo 1 — Gün Ötesi, Canlı Yayın Kaydı

Yayın bağlantısı: youtu.be/7n62yQZtWqs

01 — Nereden Başlamalı
🎙️
Sunucu — Feryal Ardal, TRT Radyo 1 Gün Ötesi
Deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülkede vatandaşın ilk olarak bilmesi gereken nedir? Bir binanın güvenliğini değerlendirirken nereden başlamalıyız?
🗣️ Canlı Yayın Cevabı — Prof. Dr. Ali Osman Öncel

Tabii ki önemli bir soru bu. Aslında eklememiz gereken şey binanın yaşı. Bundan daha önemlisi zemin, bina ilişkisi, uyumu. Bununla ilgili bir araştırma yapmamız lazım. Tabii binaların güvenlik amaçlı eski ya da yeni ayrımı yapıldığını biliyoruz. Ama burada önemli olan nasıl tasarlandığı, hangi taşıyıcı sisteme sahip olduğu, inşa edildiği yönetmelik nedir veya bu yönetmeliğe gerçekten uygun mu yapıldı? Sonradan yönetmeliğe uygun yapılsa bile binanın yapısı değişti mi değişmedi mi, ve bugünkü durumunu dikkate almamız gerekiyor. Aynı anda üzerinde durduğu zemini de çok iyi bilmemiz gerekiyor. Bu çok önemli bir konu, gözden gerçekten kaçırılması gereken bir detay.

2018'de ilk defa Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği önemli bir adım attı. Binalar yıkılır mı yıkılmaz mı diye ikili bir soruyla değil, farklı deprem düzeylerindeki performansa göre bir değerlendirme ortaya getirdi. Türkiye 81 ilden oluşuyor ama bu illerin deprem performans düzeyi farklı; bu açıdan da ile özel deprem performans düzeyi ve binaya özel zemin incelemesi, bu bina deprem yönetmeliğiyle ilk defa 2018 yılında getirildi.

Kısaca benim vatandaşlarımıza önerim şu olur. Binanın hem kendisi hem de altındaki oturacağı zemin hakkında bilgi istesinler. Birini diğerinden ayırmasınlar, birini diğerinden önemli tutmasınlar. Tabii burada aslında çok sık bir yanılgıya bizler şahit oluyoruz: 1999 öncesi yapılmış bir bina varsa kafadan otomatik olarak riskli olduğu söyleniyor, 2000 sonrası yapılmış olan binalarda otomatik olarak güvenli olduğu söyleniyor ki bu yanlış bir şey. Asıl bakılması gereken ve önemle üzerinde durulması gereken; binanın hangi yönetmeliğe göre tasarlanmış olduğu, nasıl inşa edilmiş olduğu, kimi inşa etti, projesini hangi mimarı çizdi, mevcut durumun ne olduğu güncel olarak ve deprem performansının günümüzde güncel deprem tehlikesini de nasıl değerlendirdiği konusunu kaçırmamaları gerekir.

🔄 Bugün Sorulsa Ne Cevap Verirdim

Binanın yaşıyla başlamayın — zemin–bina sistemiyle başlayın. Bir binanın güvenliği "eski" ya da "yeni" diye özetlenemez; nasıl tasarlandığı, hangi taşıyıcı sisteme sahip olduğu, inşa edildiği yönetmeliğe uygunluğu, sonradan değiştirilip değiştirilmediği ve bugünkü durumu önemli. Aynı anda, üzerinde durduğu zemini de bilmemiz gerekir — bu yan bir detay değil, karar verirken kullanılacak bir veridir.

1999 öncesi yapılmış olmak bir binanın otomatik olarak riskli olduğu anlamına gelmez; 2000 sonrası yapılmış olmak da otomatik olarak güvenli olduğu anlamına gelmez. Asıl bakılması gereken; binanın hangi yönetmeliğe göre tasarlandığı, nasıl inşa edildiği, mevcut durumunun ne olduğu ve deprem performansının nasıl değerlendirildiğidir.

📚 Kaynak: Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği [TBDY] (2018) — performansa dayalı değerlendirme; Kramer, S. L. (1996), Geotechnical Earthquake Engineering, Prentice Hall — Referans-Kitaplar kütüphanesi.

02 — Zemin + Bina Birlikte
🎙️
Sunucu
Deprem sırasında aynı bölgede bulunan binalar farklı ölçülerde hasar görebiliyor. Burada zeminin ve binanın birlikte değerlendirilmesi neden önemli?
🗣️ Canlı Yayın Cevabı — Prof. Dr. Ali Osman Öncel

Çünkü aynı deprem her yerde aynı sonucu üretmiyor. Ben Avcılar'da oturmuş olduğum bina yıkılmadı ama yanımızdaki bina yıkıldı — 99 depreminde. Aslında bina aynı binaydı, fakat oturmuş olduğu zemin, binalar, yaklaşık da olsa, yakın da olsa aynı değildi. Zeminin etkisine bağlı olarak yakınımızda, yanımızdaki bina yıkıldı ve 33 kişi öldü. Bu açıdan da özellikle zemin çok kısa mesafelerde bile değişiyor.

Aslında eskiden beri bilinen bir durum, bir gerçek var; 1819 yılına kadar gidiyor: kayaya oturan zeminlere bir şey olmaz. 1906 San Francisco depreminde de gene benzer gözlemler yapılmış. Ama aslında önemli olan tabii ki bu gözlemler değil — artık günümüzde biz jeofizik mühendisliğiyle bu zeminleri ölçebiliyoruz. Gerçekten zeminleri 2018 deprem yönetmeliğine göre fiziksel olarak ölçebiliyoruz ve sınıflandırabiliyoruz. 2018 deprem yönetmeliği zemin sınıflarını altılı bir liste olarak vermiştir; bu zeminler iyi ve çok iyi, kötü ve çok kötü zeminler olarak sınıflandı.

Artık şuradaki zemin iyidir demek, bu ilçenin zemin yapısı iyidir demek değildir. Oturduğumuz ya da satın alacağımız ya da kiralık olarak tutacağımız binanın zeminlerini bizler ölçtürebiliriz — jeofizik mühendisleri fiziksel olarak ölçümü yapabiliyorlar.

🔄 Bugün Sorulsa Ne Cevap Verirdim

Kısaca sorarsanız: aynı mahalledeki iki bina, neden depremde farklı davranabilir? Çünkü deprem dalgası binaya ulaşana kadar geçtiği zeminden etkilenir; binanın kendisi de o harekete kendi yapısına göre farklı tepki verir. Bunu basit bir zincir gibi düşünebiliriz: deprem kaynağı → zemin → temel → bina → hasar. Zincirin her halkası bir sonrakini değiştirir — bu yüzden zemin, "detay" değil, zincirin bir parçasıdır.

2023 Kahramanmaraş depremleri üzerine çok yeni, 2026 tarihli bir çalışma, yapısal olarak birbirine çok yakın konut bloklarını inceledi ve farklı sismik tepkilerinde zemin koşullarının ve temel esnekliğinin oynadığı role dikkat çekti — sonuç, sadece "yumuşak zemin sarsıntıyı büyütür" gibi tek nedenli bir açıklamaya indirgenemeyecek kadar katmanlıydı. Şu an TBDY 2018'de zemin, Vs30'a dayanarak ZA'dan ZF'ye altı sınıfa ayrılıyor; beş değil altı, çünkü ZF, kendi başına özel saha incelemesi gerektiren zeminler için ayrı bir kategori — 2018'de "altılı liste" derken kastettiğim tam olarak bu.

📚 Kaynak: Tan, Atmaca & Atmaca (2026), Engineering Failure Analysis, DOI 10.1016/j.engfailanal.2026.110629; Kramer (1996), Bölüm 7-8 — MacMurdo (1824) ve Wood/Reid (1906) tarihsel gözlemleri; TBDY 2018 Tablo 16.1.

03 — Eski Bina Değerlendirmesi
🎙️
Sunucu
Özellikle eski binalar konusunda vatandaşların ciddi kaygıları var. Bir binanın riskli olup olmadığını anlamak için hangi incelemeler yapılmalı?
🗣️ Canlı Yayın Cevabı — Prof. Dr. Ali Osman Öncel

Tabii, 2012 yılında aslında devrim niteliğinde bir kanun çıktı: 6306 sayılı afet riskini azaltma kanunu. Burada çok önemli iki kavram ortaya çıktı — riskli yapı ve riskli alan olarak literatüre girdi. Bunlar tabii vatandaşımızın bu ciddi kaygılarını azaltması için, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlara bu ölçümleri yaptırması gerekiyor. Zemin ölçümleri gene lisanslandırılmış, işte yer jeofizik mühendislerine, yapı incelemeleri de gene bu lisanslandırılmış firmaları yaptırmaları gerekiyor.

Tabii bunlar işte taşıyıcı sistemin incelenmesi, betonlardan dayanım testi amaçlı karot numuneleri alınması ve zemin incelemesi gibi incelemeleri kapsıyor. Yakın zamanda artık yapı jeofiziği mühendisliği ile karot numuneleri almadan da bizler bunu yapabiliyoruz — gerçekten betonun direncini ya da o betonun içinde kullanılmış olan donatının korozyona uğradığını görebiliyoruz. Bu da TMMOB'un son güncel yönetmelikleri kapsamında gelmiş durumda.

🔄 Bugün Sorulsa Ne Cevap Verirdim

Teknik olarak inceleme üç basamakta ilerler: 1 — Belgeyi incele (onaylı proje, yapı ruhsatı, yapı kullanma izni, varsa sonradan yapılan tadilatlar), 2 — Binayı incele (taşıyıcı sistem, kolon-kiriş birleşim bölgelerinin durumu, beton dayanımı/karot numuneleri, donatı, korozyon, düzensizlikler), 3 — Zemini incele (jeoteknik/jeofizik veriler, yerel zemin koşulları, gerekiyorsa sahaya özgü ek araştırma). Özellikle büyük depremlerden sonra parselden parsele zemin koşullarının ne kadar değişebildiğini göstermek için aktif ve pasif kaynaklı jeofizik yöntemler giderek daha çok kullanılıyor.

Ve burada net olmak isterim: vatandaşın kendi başına, kolonlara bakarak "bu bina güvenlidir" ya da "bu bina risklidir" demesi mümkün değildir. Vatandaşın yapabileceği en fazla görsel bir ön izlenim oluşturmak — asıl karar mutlaka lisanslı bir kuruluşun raporuna dayanmalı.

📚 Kaynak: 6306 s. Kanun Uygulama Yönetmeliği, Ek-2 (4 Şubat 2026 değişikliği); Karslı, Babacan & Akın (2024), Natural Hazards, DOI 10.1007/s11069-024-06422-6; Özmen vd. (2025), Natural Hazards, DOI 10.1007/s11069-024-07017-x.

04 — Kentsel Dönüşüm
🎙️
Sunucu
Kentsel dönüşüm gündemdeki en önemli başlıklardan biri. Sadece binayı yenilemek yeterli mi? Dönüşüm sürecinde zeminin de yeniden değerlendirilmesi gerekiyor mu?
🗣️ Canlı Yayın Cevabı — Prof. Dr. Ali Osman Öncel

Keşke yeterli olsun ama maalesef yeterli değil. Çünkü gerçekten bizler yerinde yıkalım, yerinde yapalım gibi çok kolaycı bir yola, bir bakış açısına sahip olmamız, bizi aslında riskten kaçarken gene bir farklı riskin altına, etkisine, bizi ne yapabilir? Yerleştirebilir.

Aslında yeni bina çok daha sıkı ve güncel, 2018 deprem yönetmeliğine göre tabii ki tasarlanacak; ama bu tasarım gerçekten güncel, parsele özgü bir zemin incelemesine dayanmıyorsa — yani biz bir binayı yıktık yaptık ama gerçekten bu binanın yeniden yapılacağı yerde — çünkü jeofizik mühendislik teknolojisi, gelişen teknolojiyle birlikte gelişiyor. İnsan vücudunun iç yapısını bizler artık yapay zeka ile inceleyebiliyorsak, görebiliyorsak, bizler de yerin altındaki fiziksel direnç değişimini görebiliyoruz. Günümüzde en son teknolojiye dayalı bir zemin incelemesi, üç boyutlu dört boyutlu, yaptırılmıyorsa, güçlü bir bina aslında bizi ne yapabilir? Yanıltabilir. Zemin koşullarını da yapı koşulları gibi birlikte, aynı kalitede, aynı düzeyde incelememiz, yaptırmamız gerekir.

🔄 Bugün Sorulsa Ne Cevap Verirdim

Bence şu cümle bu konuyu özetliyor: kentsel dönüşüm sadece bina dönüşümü olmamalı, risk dönüşümü olmalı. Konuyu sadece mühendislikten çıkarıp bir afet risk azaltma perspektifiyle görmek gerekir: bina + zemin + ulaşım + altyapı + toplanma alanları + nüfus yoğunluğu — dönüşüm önceliği bu bütünün hepsine bakarak kurulmalı.

Bunu kendi geçmiş çalışmamdan da örnekleyebilirim: 2014'te, İstanbul Ticaret Odası'nda kentsel dönüşümün sosyal boyutu üzerine bir sempozyumda, riskli alanların mahalle ölçeğinde sürekli izlenmesini önermiştik — düşük maliyetli gönüllü deprem istasyonlarıyla, özellikle zemin özellikleri değişken olan bölgelerde. Beylikdüzü'nü örnek olarak seçme gerekçemiz tam da buydu: faya yakınlık, değişken zemin ve yoğun yüksek yapılaşma. On yıl sonra bugün aynı ilke geçerli.

📚 Kaynak: Qasem vd. (2026), Journal of Applied Geophysics, DOI 10.1016/j.jappgeo.2025.106008; Aydındağ, Öncel & Temel (2014), Kentsel Dönüşümün Sosyal Boyutu (İTO/MMG Sempozyumu) — yazarın kendi geçmiş çalışması.

05 — Kendi Zemininizi Öğrenmek
🎙️
Sunucu
Vatandaş kendi yaşadığı binanın zemini ile ilgili bilgiye nasıl ulaşabilir?
🗣️ Canlı Yayın Cevabı — Prof. Dr. Ali Osman Öncel

Aslında tabii ki vatandaşımız bu bilgiye çok rahat ulaşabilir. Ben 12. dönem Jeofizik Mühendisliği TMMOB oda başkanlığı yaptım. Jeofizik Mühendisliği İstanbul şubesinin sayfasına girdiği zaman, orada da jeofizik mühendisliği bürolarının, şirketlerin listesi var — onlara ölçüm aldırabilir.

Yani bizler nasıl kendimizle ilgili en doğru bilgiye ulaşmak için aile hekimine gidiyoruz, kan veriyoruz — aile hekimi o kan değerlerini görmeden bir şey diyemiyorsa; bizim gerçekten yapımızla ilgili fiziksel olarak bulguları görmeden bir yorum yapamıyorsa, bizlerin de jeofizik mühendisliğinin bu ölçümleri — bu fiziki ölçümleri, yani bir zeminin işte bir deprem dalgasını hangi hızda geçirdiği, işte zeminin ne bileyim, titreşim periyodu ile o binanın yüksekliğine uyumlu olup olmadığını — ancak jeofizik mühendislerinden hizmet alarak ne yapabiliriz? Yapabiliriz. Bu nedenle de jeofizik mühendislerini gerçekten bu konuda arasınlar, onlardan hizmet alsınlar. Tabii ki her hizmetin biliyoruz ki bir karşılığı vardır.

🔄 Bugün Sorulsa Ne Cevap Verirdim

Bunun için ücretsiz, ülke ölçeğinde ve düzenli güncellenen bir kaynağımız da var: AFAD'ın Türkiye Deprem Tehlike Haritası — tdth.afad.gov.tr adresinden, e-Devlet girişiyle. İl, ilçe, mahalle bilgisini girdiğinizde renk kodlu bir tehlike resmi çıkıyor; bu harita yalnızca fay hatlarına değil, ODTÜ, Boğaziçi, Akdeniz, Çukurova, Sakarya üniversiteleri ve MTA'nın katkısıyla zemin yapısına da dayanıyor.

Ama burada mutlaka koruduğum bir ayrım var: harita ≠ parsel etüdü ≠ bina performansı. AFAD'ın kendi teknik açıklaması da bunu net söylüyor — harita, Vs30=760 m/s gibi tek bir referans zemin koşulu varsayılarak hazırlanıyor; kıyı dolgu alanları, deltalar ve gevşek kıyı tortullarında görülebilecek sıvılaşma, büyütme ve farklı oturma gibi yerel etkileri kapsamıyor. Yani şöyle özetlerim: harita bize ilk resmi verir; binanın zemini hakkında nihai kararı ise sahaya özgü teknik araştırma verir.

📚 Kaynak: AFAD Türkiye Deprem Tehlike Haritası, tdth.afad.gov.tr; Şahin vd. (2024), Seismological Research Letters, DOI 10.1785/0220230321.

🔎 Vatandaşın Deprem Güvenliği Kontrol Listesi

  1. Binanın taşıyıcı sistemi nedir, hangi yönetmelik döneminde tasarlandı?
  2. Deprem performansı hiç profesyonelce değerlendirildi mi?
  3. Onaylı proje, yapı ruhsatı ve iskân kayıtları mevcut mu?
  4. Bu parsele özgü bir zemin etüt raporu var mı?
  5. Zemin sınıfı (ZA–ZF) nedir, Vs30 nasıl elde edildi?
  6. Vs30'dan ayrı olarak, sahanın baskın periyoduna (mikrotremor/HVSR) dair bilgi var mı?
  7. Bölgeyi hangi aktif faylar ve deprem kaynakları etkiliyor (bkz. MTA'nın 2026 Diri Fay Haritası)?
  8. Bina inşa edildikten sonra değiştirildi, hasar gördü ya da onarıldı mı?
  9. Taşınmazın bir DASK poliçe geçmişi var mı? (Not: DASK bir sigortadır, binanın teknik deprem performansının göstergesi değildir.)
  10. Kentsel dönüşüm projesi ise: yeni tasarım güncel, parsele özgü bir zemin incelemesine mi dayanıyor — eski ya da eksik birine değil?
Kaynak notu: "🗣️ Canlı Yayın Cevabı" bölümleri, TRT Radyo 1 Gün Ötesi programının yayın kaydından (youtu.be/7n62yQZtWqs) çıkarılan altyazının dil/anlatım düzeyinde temizlenmiş hâlidir — içerik değiştirilmedi, yalnızca dolgu kelimeler (eee, e) temizlendi ve ASR hatalarından kaynaklanan bozuk kelimeler bağlamdan düzeltildi. "🔄 Bugün Sorulsa Ne Cevap Verirdim" katmanları ise Prof. Öncel'in Zotero kütüphanesi, Referans-Kitaplar koleksiyonu ve güncel Türkiye mevzuatıyla çapraz kontrol edilmiş, kaynak kontrollü cevaplardır — canlı yayın cevabının yerine geçmez, onu tashih etmez; aynı sorunun bugün kaynak kontrolünden geçirilerek yeniden cevaplanmasıdır. Sunucunun altıncı bir soru olarak "ev alırken nelere bakılmalı" konusunu kapanışta kısaca değindiği ama ayrı bir soru olarak sormadığı fark edildiği için bu sayfaya ayrı bir bölüm olarak eklenmedi.
📚

İlgili Yazılar

Bu röportajın ele aldığı zemin-bina ilişkisini üç gerçek röportajda daha derinlemesine bulabilirsiniz:

🌍

İlgili Kaynaklar

Deprem bilimi, zemin araştırmaları ve afet farkındalığı konusunda güncel içeriklere aşağıdaki platformlardan ulaşabilirsiniz:

Tehlikeyi bilin.
Zemini bilin. Binayı bilin.

Deprem riski yalnızca bir büyüklük sorusu değildir — depremin nerede olduğu, dalgaların hangi zeminden geçtiği, temelin o zeminle nasıl etkileştiği, binanın nasıl tasarlanıp inşa edildiği ve o günden bu yana nasıl bakım gördüğü sorularıdır. Sonra karar verin.

🌋 Tehlike ⛰️ Zemin 🏗️ Bina 📋 Belgeler 🔬 Parsele Özgü Veri

Comments

Popular posts from this blog