📡 Sismoloji ve Levha Tektoniği — Ders 1: Kuramdan Canlı Deprem Analizine

Sismoloji ve Levha Tektoniği — Ders 1: Dersin Çerçevesi ve Şanlıurfa Depremi Analizi — Prof. Dr. Ali Osman Öncel
Sismoloji ve Levha Tektoniği — Ders 1: Dersin Çerçevesi ve Şanlıurfa Depremi Analizi
Doğa ve Deprem Bilimi · İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa · Sismoloji ve Levha Tektoniği (Yüksek Lisans) · 24 Eylül 2026 · ZOOM Canlı Ders Kaydı aliosmanoncel.blogspot.com · Prof. Dr. Ali Osman Öncel
🌐 Language
✓ Ders Deşifresi — Düzenlenmiş Versiyon
Ders Arşivi 2 Bölüm · 15 Başlık Zaman Damgalı Zotero + Kaynak Kontrollü
Sismoloji ve Levha Tektoniği — Ders 1: Dersin Çerçevesi ve Şanlıurfa Depremi Analizi · 24 Eylül 2026
Öğretim Üyesi: Prof. Dr. Ali Osman Öncel — Jeofizik Yüksek Mühendisi & Sismolog  ·  Katılımcılar: Fatih Pehlivanlı, Nurlan Namazlı  ·  Ders: Sismoloji ve Levha Tektoniği (14 hafta)  ·  Kanal: Doğa ve Deprem Bilimi (YouTube)
Sismoloji ve Levha Tektoniği — 24 Eylül 2026

Ders 1: Dersin Çerçevesi ve Şanlıurfa Depremi Analizi

24 Eylül 2026 · İki Bölümlük Canlı Ders Kaydından 15 Başlık — Kaynak Kontrollü Ders Metni

Dönemin ilk dersi iki bölümden oluşuyor. Birinci bölüm dersin çerçevesini çiziyor: yapay zekânın yükseköğretimdeki yeri, insan kaynaklı depremler, MIT ve Stanford müfredatıyla uyumlu 14 haftalık program, akıllı kütüphaneler ve haftalık sunum düzeni. İkinci bölüm, ders sabahı meydana gelen Şanlıurfa (Karaköprü) depremini kamuya açık verilerle canlı olarak analiz ediyor: odak mekanizması, derinlik-büyüklük farkları, vatandaş bildirimli şiddet, katalog tamlığı, b-değeri ve mevcut diri fay haritalarında temsil edilmeyen olası bir deprem kaynağı.

✓ Her Başlık Zaman Damgalı Bölüm 1 · Bölüm 2 İnsan Kaynaklı Deprem · Şanlıurfa M5.4 Zotero + Referans Kitaplar
📐 Arşiv İlkesi. Derste söylenenler silinmez, değiştirilmez — her başlığın altında arşiv olarak saklanır. Okuyucunun doğrudan okuduğu ana metin ise aynı anlatımın, konuşma tonu korunarak kaynak kontrolünden geçirilmiş hâlidir. Böylece "derste ne anlatıldı?" ile "kaynaklar ne diyor?" birbirine karıştırılmadan izlenebilir.

🧭 Nasıl Okunmalı? — Kaynak ve Sınır

🎙️ Ders Metni — Düzenlenmiş Anlatım bölümleri bu sayfanın esas metnidir: derste anlatılanların konuşma tonu ve düşünce akışı korunarak, Zotero kütüphanesi, Referans Kitaplar arşivi ve gerektiğinde WebSearch ile kaynak kontrolünden geçirilmiş hâli. Metin içindeki numaralar, o başlığın altındaki 📚 Bilimsel Dayanak listesine karşılık gelir; her başlığın numaralandırması [1]'den başlar.

📼 Derste Anlatılan (Orijinal Konuşma Metni) ise ders kaydının otomatik altyazısından yalnızca dil düzeltmesiyle elde edilmiş metindir; her başlığın altında kapalı bir akordiyonda durur. Akordiyonun kapalı başlaması bir doğruluk hükmü değil, yalnızca bir okuma sırası tercihidir.

Zaman damgaları, ders kaydının altyazı dosyasındaki sürelerden alınmıştır. Bu sayfa bir deprem tahmin aracı değildir (bkz. sayfa sonundaki "Bu Sayfa Neyi İddia Etmiyor?" kutusu).

📋 Ders Özeti

Birinci bölümde dersin neden yapay zekâ destekli yürütüleceği, insan kaynaklı depremlerin (Oklahoma örneği ve Suudi Arabistan'daki kişisel deneyim üzerinden) neden sismik izlemeyi bir güvenlik teknolojisine dönüştürdüğü, ders içeriğinin MIT ve Stanford müfredatıyla nasıl eşleştirildiği ve haftalık 10 dakikalık sunumlarla nasıl değerlendirme yapılacağı anlatılıyor. İkinci bölümde, aynı sabah Şanlıurfa Karaköprü'de meydana gelen deprem (AFAD: ML 5.4, 7,39 km) EMSC, vatandaş bildirimleri ve EQ-Live Türkiye haritası üzerinden inceleniyor. Öne çıkan gözlem: deprem, MTA'nın güncel diri fay verisinde işaretli bir kırığın üzerinde değil; ama 2012'den bu yana küçük depremlerle kendini belli eden bir kümelenmenin içinde. Bu, saha çalışmasıyla doğrulanması gereken bir yorumdur. Düzenlenmiş metinler, her başlıkta katalog tamlığı, vatandaş şiddet verisinin güvenilirliği ve tehlike-risk ayrımı gibi konularda bağımsız literatürle desteklenmiştir.

14
Haftalık
Ders Programı
8 + 2 dk
Haftalık Sunum
(AGU Formatı)
ML 5.4
Şanlıurfa-Karaköprü
(AFAD, 7,39 km)
~550 km
Vatandaş Bildirimli
En Uzak Hissedilme

🎯 Bu Dersin Sonunda Öğrenci

  • tektonik ve insan kaynaklı depremleri ayırt etmek için hangi verilere bakılacağını açıklayabilir;
  • ajanslar arası büyüklük ve derinlik farklarının kaynağını yorumlayabilir;
  • bir deprem kataloğunda tamlık büyüklüğünü (Mc) sorgulayıp b-değeri değişimlerini temkinle okuyabilir;
  • vatandaş bildirimli şiddet verisinin gücünü ve sınırlılıklarını tartışabilir;
  • sismik tehlike (hazard) ile sismik risk kavramlarını birbirinden ayırabilir;
  • haftalık makale sunumunu 8 + 2 dakikalık uluslararası toplantı formatında hazırlayabilir.
Bölüm 1

Dersin Çerçevesi: Süper Zekâ, İnsan Kaynaklı Depremler ve 14 Haftalık Program

▶ Ders Kaydı — Bölüm 1
Ders: Sismoloji ve Levha Tektoniği (Yüksek Lisans) · Kanal: Doğa ve Deprem Bilimi · Kayıt süresi: ~29 dk · Tarih: 24 Eylül 2026
01 — Yapay Zekâ mı, Süper Zekâ mı? Yükseköğretimde Erişim Eşitsizliği
🧭
Yönlendirici Soru [00:29–03:06]
Bir öğrencinin hangi yapay zekâ araçlarına erişebildiği, onun uluslararası iş piyasasındaki rekabet gücünü ne ölçüde belirler?
🎙️ Ders Metni — Düzenlenmiş Anlatım

Dersi yapay zekâ ile açıyorum, çünkü bu dönemin en belirleyici aracı bu. Aslında "yapay" kelimesi bu araçları biraz küçültüyor; yapamadığı işin giderek azaldığı bir teknolojiye ben "süper zekâ" demeyi tercih ediyorum. Tabii bu bir kavram tartışması; önemli olan onun pratikteki karşılığı.

Pratikte şöyle bir tablo var: bugün yapay zekâ teknolojisini üreten ülkeler ile tüketen ülkeler ayrışmış durumda. Türkiye'deki kullanıcıların büyük kısmı ücretsiz sürümlerin sınırları içinde kalıyor; ücretli sürümlerde ise yapılabilecekler belirgin biçimde genişliyor. Ben de aylık limitli, ücretli bir sürüm kullanıyorum ve limit dolduğunda aradaki farkı açıkça görüyorum.

Buradan çıkan sonuç şu: yükseköğretimi bitiren bir öğrencinin Türkiye'de ve dünyada iş bulabilmesi için, dünyadaki üniversitelerin öğrencileriyle yarışabilir olması gerekiyor. Onların eriştiği araçlara bizim öğrencilerimizin de erişebilmesi, bu dersin tasarımında gözettiğim temel ilkelerden biri.

📼 24 Eylül 2026 — Derste Anlatılan (Orijinal Konuşma Metni)

Birden deprem önem kazandı ama depremden önce derse giriş yapmayı tercih ederim.

Fatih Pehlivanlı: Nasıl isterseniz hocam.

Evet, Sismoloji ve Levha Tektoniği dersi ile ilgili olarak 14 haftalık bir program hazırladım ve programda tabii ki yapay zekâ var. Aslında süper zekâ; ben de buna katılıyorum. Son zamanlardaki tartışma "yapay" nitelemesi üzerine. Yapamadığı bir şey olmayan bir zekâya yapay demek, onu küçültmek anlamına geliyor. "Çok yapay bir insansın" der gibi. Dün akşam da Bilim ve Teknoloji Derneği'nin bir toplantısı vardı. Ben de derneğin yönetimindeyim; herkes aynı şeyi söyledi. Yapamadığı bir şey yok. Şu an Amerika ve Çin yapay zekâda üretici, bizler tüketiciyiz. Şu anda ben yapay zekâya para ödüyorum. Şu anda bu haftalık, aylık limitim bitti. Farklı e-posta adresimle gireyim dedim. Baktım, para ödediğim lisanslı yapay zekâda yapabildiklerimi, para ödemediğimde yapamıyorum. Herkes açık, ücretsiz yapay zekâda bunları yapamıyor. O nedenle de cumartesi bitip yeniden açılacak aylık bir limitim var, çünkü sınırsız bir limit almadım. Onu bekliyorum. Şimdi herkes yapay zekâ hakkında konuşuyor. Aslında Türkiye'de kullanıcıların bildikleri, ücretsiz servisin sağladıklarıyla sınırlı. Tabii ben ücretli kısmını da gördüğüm için gerçekten söylüyorum: yapamayacağımız bir şey yok. Tabii yapay zekâyla Amerika'daki profesörler de bu konuda biraz zorlandı.

Fatih Pehlivanlı: Kesinlikle öyle.

Biri "300 dolar ödüyorum" deyince dedim ki herhalde ben de, ne bileyim, ayda 300 dolar ödeyemezsem de biraz ödeyeyim dedim; bir limit aldım, Pro limiti. Tabii bir de onun sınırsız bir limiti var. Şu anda tabii ki yükseköğretimi bitirenlerin Türkiye'de iş bulabilmesi için dünyadaki üniversitelerle yarışabilir olması lazım. Onların ulaşabildiği bu süper zekâ teknolojisine erişebilmesi lazım. Ben aslında bunun çok isabetli bir tartışma olduğunu düşünüyorum, yani süper zekâ

↑ İçindekilere dön

02 — İnsan Kaynaklı Depremler ve Sismik İzleme
🧭
Yönlendirici Soru [03:07–08:01]
Bir bölgede deprem hiç görülmezken üretim faaliyetleri başladıktan sonra depremler artıyorsa, bunun insan kaynaklı olduğunu nasıl ayırt ederiz?
🎙️ Ders Metni — Düzenlenmiş Anlatım

Sismolojide depremleri kaynağına göre ikiye ayırıyoruz: yerkabuğundaki doğal gerilimle oluşan tektonik depremler ve insan faaliyetinin tetiklediği insan kaynaklı (indüklenmiş) depremler. İnsanoğlu, petrol, gaz ya da sıcak su gibi yer altındaki enerji kaynaklarına ulaşmak için yerin derinliklerine o kadar yoğun müdahale etti ki, insan kaynaklı depremler artık gerçek depremler gibi sonuç doğurabiliyor.

En çarpıcı örnek Oklahoma. Orada tarihsel olarak deprem pek yaşanmıyordu; ancak 2008'den sonra, petrol ve gaz üretiminin atık sularının büyük hacimlerde yer altına enjekte edilmesiyle bölgenin depremselliği keskin biçimde arttı yapılan bir çalışma[1]. Depremlerin zamanla ve mekânda atık su bertarafının yoğunlaştığı alanlarla örtüştüğü de ayrı bir analizle[2] gösterildi. Bugün bu tür depremlerin nasıl yönetileceği, sismolojinin başlı başına bir araştırma alanı [3].

Türkiye'de de benzer bir ayrım gerekiyor. AFAD'ın deprem kataloğunda olayın türünü gösteren bir alan var; patlatma gibi teknolojik kaynaklı olayları işaretlediğinizde bunların sayısının ne kadar fazla olduğunu görüyorsunuz. Yani Türkiye bir deprem ülkesi ama bu depremselliğin tektonik bir kısmı, bir de sıcak su çekimi, sıvı enjeksiyonu ve madencilik gibi faaliyetlere bağlı kısmı var. Jeotermal akışkan üretimi ve geri basımı ile madencilik yapılan sahalarımızda, bu iki kaynağı birbirinden ayırabilecek yoğunlukta bir yerel sismik izleme, bence Türkiye için bir öncelik olmalı.

Bu yüzden sismik izleme (seismic monitoring) yalnızca bilimsel değil, güvenlik amaçlı bir teknoloji. Kral Fahd Petrol ve Madencilik Üniversitesi'nde çalıştığım 2004–2008 döneminde, bölgede petrol üretiminin artırılmasının ardından daha önce sarsıntı hissedilmeyen Dhahran'da sarsıntılar hissedilmeye başlandı; o dönemde üzerinde çalıştığım ilk projelerden biri tam da bu konu, yani sismik izlemeydi. Kıyıda ya da denizde tek bir sondaj kuyusu çok yüksek maliyetli bir yatırım; bu nedenle oradaki izlemenin amacı, insanlardan çok yatırımın güvenliğiydi. Bu deneyimi, İstanbul Üniversitesi'nde düzenlediğimiz petrol üretiminde sismik güvenlik toplantısında da Türkiye gündemine taşımıştım. Yer altından ne kadar çok şey alırsak, yerkabuğundaki gerilim dengesine o kadar müdahale etmiş oluyoruz.

📚 Bilimsel Dayanak (APA 7):
  • [1] Keranen, K. M., Weingarten, M., Abers, G. A., Bekins, B. A., & Ge, S. (2014). Sharp increase in central Oklahoma seismicity since 2008 induced by massive wastewater injection. Science, 345(6195), 448–451. https://doi.org/10.1126/science.1255802
  • [2] Walsh, F. R., & Zoback, M. D. (2015). Oklahoma's recent earthquakes and saltwater disposal. Science Advances, 1(5), e1500195. https://doi.org/10.1126/sciadv.1500195
  • [3] McGarr, A., Bekins, B., Burkardt, N., Dewey, J., Earle, P., Ellsworth, W., Ge, S., Hickman, S., Holland, A., Majer, E., Rubinstein, J., & Sheehan, A. (2015). Coping with earthquakes induced by fluid injection. Science, 347(6224), 830–831. https://doi.org/10.1126/science.aaa0494
📼 24 Eylül 2026 — Derste Anlatılan (Orijinal Konuşma Metni)

demek. "Yapay" deyince sanki bizdeki yapay depremler gibi; kardeşim, sen yapay depremsin, adam öldürmezsin değil mi? Oysa yapay depremde de insanlar ne yapıyor? Öyle biliniyor: yapay deprem, insanların ürettiği depremler. Onları ayırıyoruz; yapay deprem diyoruz. Doğal süreçlerle derinde meydana gelen depremlere tektonik depremler diyoruz. Ama insanoğlu gerçekten yerin altına o kadar hücum etti ki, yerin altındaki o saklı enerji kaynaklarını, işte ne bileyim, kaya içerisindeki petrolü çıkartabilmek için; yapay depremler de gerçek deprem gibi oldu. Amerika'da San Andreas Fayı'ndaki deprem tehlikesi düzeyine ulaştı. Oklahoma'daki deprem tehlikesi, biliyorsunuz; Oklahoma'da, Amerika'da petrol kaya içinden çıkartıldı. Orada daha önce deprem olmuyordu, insanlar huzurla yaşıyordu ama kaya içindeki o petrol keşfedildikten sonra gerçekten orası bir deprem şehri oldu. Yani yapay dediğimiz deprem de aslında, nerede olursa olsun, tehlikeyi San Andreas Fayı ile kıyaslanabilir bir duruma getirebiliyor. Şimdi AFAD'ın deprem kataloğuna gittiğiniz zaman orada "patlatma mı?" diye bir yer var. Orada "teknolojik" diyor, "patlatma" diyor. O patlatma kısmını işaretlediğiniz zaman Türkiye'nin aslında yapay kaynaklı depremlerle öyle sarsıldığını görebiliyoruz ki insanlar artık ayırt edemiyor. Türkiye bir deprem ülkesi, tamam kardeşim. Türkiye bir deprem ülkesi ama bu deprem ülkesinin gerçekten bir tektonik kısmı var, bir de insanların faaliyetlerine bağlı kısmı var: yerin altından sıcak su çekmek, yerin altına su enjekte etmek gibi faaliyetlere bağlı olarak, madencilik gibi faaliyetlere bağlı olarak insanların ürettiği depremler var. Tabii bu sismoloji kısmına giriyor. Sismolojide buna "monitoring", izleme diyoruz. Buna "seismic monitoring", sismik izleme diyoruz. Yani depremlerin takip edilmesi ne için? Sadece bilimsel amaçla değil; güvenlik amaçlı. Bu da önemli bir teknoloji; güvenlik amaçlı, çünkü belli bir büyüklüğün üstüne çıktığı zaman plan değişiyor. İnsanoğlu tabii ki çok üretmek, çok kazanmak istiyor. Ben Kral Fahd Üniversitesi'nde çalışırken, 2004-2008 yılları arasında, Aramco 2006- 2008 yılları arasında üretim artırma kararı aldı. Petrol üretimi bir anda arttı. Bizim oralar sarsıldı, sallanmaya başladı. Hiç deprem olmayan Dhahran'da, Aramco'nun kurmuş olduğu Kral Fahd Üniversitesi bir anda sarsılmaya başladı. İlk kazandığım proje buydu: sismik izleme. Çünkü karada bir sondaj kuyusunun açılmasının maliyeti, petrol üniversitesinde çalışmış bir kişi olarak söylüyorum, 50 milyon dolar, denizde 200 milyon dolar. Şimdi siz bunu riske atamazsınız. Ne yapmanız lazım? Kontrol etmeniz lazım. Burada tabii ki güvenlik insan odaklı değil; oradaki yatırımların güvenliğinin sağlanması amaçlı. Bu, sismolojinin özellikle dünyada önemli bir alanı. Bu amaçlı bir toplantıyı, özellikle Türkiye Petrolleri ile ortaklaşa, Maden Mühendisleri grubu ile, İstanbul Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Bölüm Başkanıyken Türkiye'de petrol güvenliği üzerine bir toplantı, sempozyum düzenlemiştim, İstanbul Üniversitesi'nde. Gerçekten bu konular çok önem kazandı. Benim bu toplantıyı düzenlediğim yıllarda Türkiye yenilenebilir enerji kullanımında en son sıradaydı. Şu anda birinci sırada; daha çok yerin altından alıyor. Yerin altından alınması ne demek? Yerin altındaki gerilimi ne yapıyor? Tetikliyor, gerilim oluşturuyor. Bu açıdan da insan kaynaklı depremler önemli bir konu.

↑ İçindekilere dön

03 — Ders İçeriği: MIT ve Stanford Müfredatıyla Aynı Düzey
🧭
Yönlendirici Soru [08:03–10:43]
Uzaktan eğitimle verilen bir ders, dünyanın önde gelen üniversitelerindeki aynı dersle hangi ölçütlerde karşılaştırılabilir?
🎙️ Ders Metni — Düzenlenmiş Anlatım

Bu dersin içeriğini, MIT'nin 12.510 Introduction to Seismology ve Stanford'un GP 130 Introductory Seismology dersleriyle aynı düzeye getirdim. Oradaki eğitim ortamını ya da bursları buraya taşıyamıyoruz; oradaki lisansüstü öğrenciler burslu, üniversitede görevli gibi çalışıyor. Ama içeriğin ne olması gerektiğini, o üniversitelerde neyin öğretildiğini göstermek mümkün.

Temel kitap, her iki üniversitenin de kullandığı Stein ve Wysession'ın ders kitabı[1]; ileri okuma için Shearer'ın kitabı[2] da kütüphanemizde. Kral Fahd Üniversitesi'nde her dersin bir referans kitabı olmak zorundaydı ve öğrenciler bu kitapları ücretsiz alıyordu. Şimdi aynı fırsatı dijital olarak sunmak mümkün: bir kitabın tercüme edilmesini beklemeye artık gerek yok, çünkü İngilizce kaynağı Türkçe sorgulayabileceğiniz araçlar var.

Amacım şu: buradaki öğrenci ile oradaki öğrenci arasındaki bilgi farkını ne kadar kapatabilirsek, iş bulma fırsatı da o kadar artar.

📚 Bilimsel Dayanak (APA 7):
  • [1] Stein, S., & Wysession, M. (2003). An introduction to seismology, earthquakes, and Earth structure. Blackwell Publishing.
  • [2] Shearer, P. M. (2009). Introduction to seismology (2nd ed.). Cambridge University Press. https://doi.org/10.1017/CBO9780511841552
📼 24 Eylül 2026 — Derste Anlatılan (Orijinal Konuşma Metni)

Evet, nereden nereye geldik. Şimdi Sismoloji ve Levha Tektoniği dersi içeriklerini MIT ve Stanford Üniversitesi içerikleriyle ne yaptım? Aynı düzeye çıkardım. Her ne kadar oradaki eğitim fırsatını ya da ortamını size sunamasak bile; oradaki öğrenciler yüksek lisans, doktora bursu alıyorlar, üniversitenin bursları var, üniversitede görevli gibi çalışıyorlar. Tabii ki uzaktan eğitimle bizde içeriğin ne olması gerektiğini, içeriğin ne olduğunu o üniversitelerde göstermek açısından bu ders içeriğini ona göre hazırladım. Tabii bu konuda da süper zekâ desteğini aldım. Şimdi temel kullanılan kitap: Stein ve Wysession'ın kitabı, bu kitap. Zaten ben Kral Fahd Üniversitesi'nde de oradaki bütün öğrencilerimize bu kitapları, yani dersin kitaplarını ücretsiz veriyorduk. Üniversitede her dersin bir referans kitabı olmak zorunda. O referans kitabını da öğrenciler tabii oradan ücretsiz alıyordu. Tabii zengin bir üniversite; şu anda da herhalde ilk yetmişe giren bir üniversite oldu. Üniversitenin şu anki rektörü jeofizikçi, jeofizik doktorası olan bir kişi; Kral Fahd Üniversitesi'ni birden ilk 100'e yükseltmeyi başardı. MIT ile şimdi tabii ki bizdeki, benim de bu dersteki vizyonum; bu ders ya da bu içerikle ilgili MIT'de ne var, onu görmek, öğrencilerin bilgi sahibi olmasını sağlamak. Çünkü oradakilerle aradaki farkı ne kadar kapatabilirsek ne olur? İş bulma fırsatımız artabilir. Şimdi bunlar temel kaynaklar: Stein ve Wysession'ın kitabını Jeofizik Mühendisleri Odası tercüme etti. Artık şu anda kitapların tercüme edilmesine gerek kalmadı. Ben bu ders kapsamında 50 kitabı yapay zekâya yükledim. Onun linkini de paylaştım. O linke dokunduğun zaman o 50 kitap yapay zekâda karşına çıkıyor: akıllı not defteri. Not defterine istediğin soruyu sorabilirsin. Kafana takılan; ben bile soruyordum: "Şu 50 kitaba göre şu sorunun cevabı nedir?" diye.

↑ İçindekilere dön

04 — İki Akıllı Kütüphane: 50 Kitaplık Sismoloji Kütüphanesi ve Ders Kütüphanesi
🧭
Yönlendirici Soru [10:44–13:13]
Elli kitaplık bir kaynağa Türkçe soru sorabilmek, bir öğrencinin literatürle ilişkisini nasıl değiştirir — ve hangi riskleri beraberinde getirir?
🎙️ Ders Metni — Düzenlenmiş Anlatım

Bu ders kapsamında iki akıllı kütüphane kurdum. Birincisi Akıllı Sismoloji Kütüphanesi: yıllardır biriktirdiğim PDF kitaplardan erişebildiğim 50 tanesini Google NotebookLM'e yükledim. Kitapların hepsi İngilizce, ama Türkçe soru sorduğunuzda kitapları tarayıp Türkçe cevap verebiliyor. Kafanıza takılan bir soruyu, "şu 50 kitaba göre bu sorunun cevabı nedir?" diye sorabilirsiniz; ben de kendim böyle kullanıyorum.

Bir püf noktası var: bir not defterine 50 kaynaktan fazlasını yükleyemiyorsunuz; daha fazlası ücretli sürüm gerektiriyor. Ama kendi dersleriniz için kendi not defterlerinizi oluşturabilirsiniz.

İkincisi Akıllı Ders Kütüphanesi: derslerin kayıtlarını buraya yüklüyorum; hangi derste ne anlatıldığını doğrudan sorabilirsiniz. Geçen yılın ders notlarını da bu kaynaklarla güncellemeyi planlıyorum. Her iki kütüphaneye erişim, derse kayıtlı öğrencilerle paylaşılıyor; bağlantılar ders arşivi sayfasında.

📼 24 Eylül 2026 — Derste Anlatılan (Orijinal Konuşma Metni)

Tabii bu dersi de yapay zekâ destekli olarak işlemek istiyoruz. Şimdi dersin uygulama biçimi: dediğim gibi yüz yüze, hibrit ve uzaktan, kayıtlı olarak yapıyoruz. Akıllı sismoloji kütüphanesi burada; dokunduğun zaman bu akıllı sismoloji kütüphanesinde benim erişebildiğim 50 kitabın PDF'i var. Hepsi İngilizce tabii ama Türkçe sorduğun zaman sana Türkçe cevap veriyor; kitabı araştırıp sana Türkçe cevap verebiliyor. Bu açıdan da buraya bol bol soru yazabilirsin; yalnız erişim istemen lazım. Bunun için dokunduğun zaman, ben bu dersi alan öğrencilere erişim vereceğim. Bu açıdan da 50 kitapla ne yapabileceksin? Kafana bu ders kapsamında takılan, yani başka ders kapsamında da takılan bir şey varsa bu akıllı sismoloji kütüphanesini kullanabilirsin. Demek ki ne yapıyoruz? Bir süper zekâ kütüphanesi, sismolojide bir süper zekâ kütüphanesi oluşturduk. Bunu ders kapsamında oluşturdum. Yıllardır PDF kitaplar biriktiriyordum; bu işe yaradı. Püf noktası şu: 50 kitaptan ya da 50 kaynaktan fazla yükleyemiyorsun. Daha fazla yüklemek ister misin? Herhalde onun için para vermen gerekir. Bütün NotebookLM sayfalarını kendi hesabında oluşturabilirsin. Kendi özel dersinle ilgili; bu dersle ilgili olanları genelde ben oluşturuyorum. Her şeyle ilgili bir akıllı defterim var. Şimdi diğer kütüphane, akıllı ders kütüphanesi: bu ders kapsamında yaptığımız işler, ne bileyim, bu dersi kayıttan oraya yüklüyorum. O kayıtlarda ne anlatılmış, onu sorabilirsin. Ve bu ders kapsamında ders notu hazırlamak istiyorum. Tabii ki hazırlayabilirsem; geçen seneki notlar da zaten hazır, duranlar var. Onları güncellemek istiyorum; güncellerken de neyi kullanacağım? Akıllı sismoloji kütüphanesiyle onların içeriğini biraz daha kaynaklarla geliştirmeye çalışacağım. Bunlar iki ders kütüphanesi: bir tanesi kitap kütüphanesi, bir tanesi dersin kütüphanesi. Kütüphane için buradan linke erişim istemen

↑ İçindekilere dön

05 — Haftalık Sunumlar ve Değerlendirme: AGU Formatında 10 Dakika
🧭
Yönlendirici Soru [13:13–19:41]
Sekiz dakikalık bir sunum ve iki dakikalık soru-cevap, bir makaleyi gerçekten anladığınızı göstermeye yeter mi?
🎙️ Ders Metni — Düzenlenmiş Anlatım

Bu derste sınav tek bir günde yapılmıyor; değerlendirme her hafta sürüyor. Her haftanın konusu için üç temel makale önerdim; bunlardan birini seçip 10 dakikalık bir sunum hazırlıyorsunuz: yaklaşık 8 dakika anlatım, 2 dakika soru-cevap. Bu, Amerikan Jeofizik Birliği'nin (AGU) toplantılarındaki sözlü sunum formatıyla aynı. On dört haftalık bir derste on sunum yaparsanız, uluslararası bir toplantıya on kez hazırlanmış olursunuz.

Notlandırmanın mantığı şöyle: ara sınava kadar yapılan haftalık sunumların ortalaması vize notunun yüzde ellisini, dokuzuncu haftadaki daha uzun vize sunumu ise diğer yüzde ellisini oluşturuyor. Aynı yapı final için de geçerli: onuncu haftadan sonraki sunumların ortalaması yüzde elli, dönem sonundaki uzun final sunumu yüzde elli. Kesin oranlar ve süreler ders arşivindeki değerlendirme bölümünde yer alıyor.

Sunum hazırlamak için NotebookLM gibi araçları kullanabilirsiniz; ben de kullanıyorum. Ama şunu unutmayın: kontrol etmediğiniz zaman bu araçlar halüsinasyon üretebiliyor. Puanlama da tam bu noktaya bakıyor: bilimsel içerik doğru mu, makale anlaşılmış mı, değerlendirme ve yorum var mı, ana makaleyi destekleyen bir-iki çalışmaya atıf yapılmış mı, slaytların bilimsel düzeni yerinde mi.

Ben kendi kullanımım için bir kod geliştirdim; onunla makalelerdeki araştırma boşluklarını (research gap) arıyorum. Asıl amaç da bu: bir makaleden yola çıkıp yüksek lisans tezine ya da projeye dönüşebilecek bir boşluğu görebilmek. Ve süreye uyun; uluslararası bir toplantıda süreniz dolduğunda mikrofon kapanır.

📼 24 Eylül 2026 — Derste Anlatılan (Orijinal Konuşma Metni)

gerekiyor. Şimdi bu dersin sınavı her hafta yapılacak. Her hafta senden 10 dakikalık bir sunum isteyeceğim. Bu sunumu nasıl yapacaksın? Her haftanın altında, her hafta, her haftanın konu başlığı ile ilgili 3 tane temel makale seçeneği verdim; onlardan birini seçeceksin. Artık yapay zekâ ile, ben bile artık NotebookLM ile bir şeyleri hazırlıyorum, sunumla tek tek uğraşmıyorum. Oradan hazırlayarak maksimum 10 dakika olacak. Yani 8 dakikalık bir sunum, 2 dakika soru-cevap. Ben Amerikan Jeofizik Birliği'nde şu anda "oral" dediğimiz sözlü sunumun süresi 10 dakika. O nedenle de hiç olmazsa oradaki bir sunuma bu ders kapsamında hazırlanmış olacaksın. Bu ders kapsamı 14 haftaysa, ne bileyim, 10 sunum yaparsan 10 sunumluk bir hazırlık olmuş olacak, uluslararası ortamlarda bu tür sunumları yapabilmek için. Şimdi değerlendirme bölümü ve notlandırma bölümü aşağıda. Şimdi baktığımız zaman demek ki dokuzuncu hafta vize haftası. 10 dakikalık sunumların ortalaması vizenin yüzde ellisi oluyor. Bu ortalama yüzde elli oluyor. Ara sınavda da herhalde gene 10 dakikalık, 20 dakikalık bir sunum isteyeceğim. Bunda da 20 dakikalık sunum; o da yüzde ellisi olacak. Ondan sonra gene dokuzuncu haftadan sonra, 14. haftaya kadar olanlar da genelde gene final notunun yüzde ellisi olacak. Onar dakikalık sunumlar; gene finalde de bir sunum var. Vize için 20 dakika sunum yaptığına göre final için ne diyelim? 30 dakikalık bir sunum yapacaksın; o da finalin yüzde ellisi olacak. Yani final notu: finale kadar olan onar dakikalık sunumların yüzde ellisi, tüm haftalar bittiğinde bir de 30 dakikalık sunum yapacaksın, o da yüzde ellisi. Vizeye kadar olan sunumların, artık neyse, onların yüzde ellisi, sonra vizede 20 dakikalık bir sunum, onun da yüzde ellisi. Finale kadar gene... O zaman şöyle yaparız: final olduğu için onbeşer dakika diyebiliriz. Çünkü vizenin katkısı %40, finalin %60 olduğuna göre onbeşer dakika diyelim. Bunun katkısı gene %50 olsun; sonra da maksimum 45 dakika diyebiliriz. Üçle çarparız: 10 dakikayı ne yaptık? Üçle çarptık. Ne oldu? 30 dakika; vize sunumu 30 dakika olur. Final sunumunda, finale kadar, yani dönem bitene kadar onbeşer dakika. Bunu üçle çarparsak final sunumu maksimum 45 dakika olmuş oluyor. Bunu nasıl yapabiliyoruz? Aslında bununla ilgili makaleleri hazırladım. Alacaksın; hangi makaleyi istiyorsan, o hafta ile ilgili. Artık bir sürü sunum hazırlama ile ilgili yapay zekâ var. Ben NotebookLM'i kullanıyorum; "Ekte verdiğim şu PDF'e göre sunum hazırla" diyorum. Ona göre hazırlıyor. Tabii burada kontrol edilmediği zaman halüsinasyon yapabiliyor. Onu iyi kontrol etmen lazım. Tabii ki bilimsel içerik açısından puanlama nedir? Doğru mu, gerçekten doğru bilgi veriyor mu? Makalenin anlaşılması, yani sunumda sunum içeriği yeterli mi? Yani sunumun içeriğini değerlendiriyoruz. Bunu anlatırken değerlendirme ve yorumlama nasıl? Bununla ilgili bir puan var. Akademik atıf: seçtiğin makaleye, şu makaleye atıf yapan çalışmalar olabilir. Makale seçiyorsun; o makaleyi destekleyecek bir-iki akademik çalışmaya atıf yapabilirsin. Yani o ana makale olabilir; ana makaleyi destekleyecek bir-iki tane yardımcı makale bulabilirsin. Sayfanın sonlarına da bakarak akademik atıf vermiş mi başka çalışmalara? Slaytların bilimsel düzeni: bunu yapay zekâ güzel yapıyor ama kontrol etmen lazım. Mesela onunla ilgili ben bir kod yazdım, kendim bir kod yazdım. Onunla ilgili bir kod yazabilirsin; bir kod, şu koda göre yapılsın diyebilirsin. Kendi kodunu geliştirebilirsin. Genellikle benim yazdığım kodla "research gap"leri buluyorum. Yani bu çalışmadan amacım: nasıl bir araştırma boşluğu olabilir ki oradan bir akademik çalışma, yüksek lisans tezi olabilir, proje, ne bileyim, bu amaçlı bir boşluk olabilir. Onu bulmak. Tabii burada sözlü anlatım zamanı uygun mu? Mesela geçen dönem öğrenci "10 dakika anlatırım" dedi; 20 dakikaya çıktı. Bu çok önemli. Şimdi mesela Amerika'da bir sunuma çıktığın zaman 10 dakikayı bitirdiğin an hemen mikrofonu kapatır, "Süreniz bitti" derler. Bazıları, işte Japonlar uyanık. Mesela adam 8 dakikalık sunumu 10 dakika yapıyor. O da biliyor, sistemin zayıf tarafını biliyor. Oradan da ne yapıyor? Sistemin zayıf tarafını bildiği için soru almamak için o soru kısmını da kullanmış oluyor. Evet, soru-cevap kısmı da 5 dakika mı? Birkaç dakikalık bir şey. Evet, genellikle bizim yapacağımız değerlendirme bu şekilde devam edecek.

↑ İçindekilere dön

06 — Haftalık Yapı: Videolar, Düşünce Atölyesi ve Kaynaklara Erişim
🧭
Yönlendirici Soru [19:43–28:15]
Bir derse gelmeden önce o haftanın sorusunu okumuş olmak, derste öğrenilenleri nasıl değiştirir?
🎙️ Ders Metni — Düzenlenmiş Anlatım

Her haftanın sayfasında aynı döngü var: geçen yılın ders videosu, önerilen kaynaklar, bir düşünce atölyesi sorusu ve bir değerlendirme sorusu. Videoyu baştan sona izlemenize gerek yok; zaman damgaları sayesinde ilginizi çeken ya da o hafta sunmayı düşündüğünüz konunun geçtiği kısma doğrudan gidebilir, videonun altına soru yazabilirsiniz.

Birinci haftanın düşünce atölyesini örnek verelim. Hedef, dersin sonunda yerkürenin hız ve yoğunluk profillerinin sismik dalga yayılımıyla nasıl belirlendiğini, derine indikçe sıcaklığın ve basıncın nasıl arttığını kavramak ve bu profilleri birleştirerek derin yer modellerindeki belirsizliği azaltan yaklaşımları tartışabilmek. Bunun referans noktası PREM, yani Preliminary Reference Earth Model[1]; bu model bugün de yeniden değerlendiriliyor[2]. Derste size "bu modelde hangi fiziksel özellik derin depremlerin analizinde en kritik rolü oynar?" diye sorduğumda buna cevap verebilmeniz lazım.

Bazı haftalarda üç yerine bir ya da iki kaynak önerdim, çünkü yalnızca kendi kütüphanemde bulunan ve erişilebildiğini doğruladığım kaynakları yazdım. Üçüncü hafta, levha tektoniği kuramının tarihsel gelişimi: "Wegener'in kıta kayması hipotezi modern levha tektoniği kuramına nasıl evrildi?" gibi bir soruya hazırlıklı gelin; temel kitabımız bu gelişimi ayrıntılı anlatıyor[3].

Kaynaklara ulaşmak da bir beceri. Makalelerin çoğunu araştırmacıların ResearchGate hesaplarında bulmak mümkün; bir kısmına İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa kütüphanesinden öğrenci e-postanızla erişebilirsiniz. Ulaşamadığınızda benden isteyebilirsiniz, ama kaynağa kendiniz ulaşmayı öğrenmeniz de bu dersin hedeflerinden biri. Bir de şunu ekleyeyim: 2004–2008 yıllarında Kral Fahd Üniversitesi'ndeki öğrencilerimin bu sorulara verdiği cevaplar da platformda duruyor; o öğrencilerin çoğu bugün öğretim üyesi ya da Aramco'da çalışıyor.

📚 Bilimsel Dayanak (APA 7):
  • [1] Dziewonski, A. M., & Anderson, D. L. (1981). Preliminary reference Earth model. Physics of the Earth and Planetary Interiors, 25(4), 297–356. https://doi.org/10.1016/0031-9201(81)90046-7
  • [2] Guliyev, H. H., & Javanshir, R. J. (2020). Once again on Preliminary Reference Earth Model. Earth and Space Science, 7(3), e2019EA001007. https://doi.org/10.1029/2019EA001007
  • [3] Stein, S., & Wysession, M. (2003). An introduction to seismology, earthquakes, and Earth structure. Blackwell Publishing.
📼 24 Eylül 2026 — Derste Anlatılan (Orijinal Konuşma Metni)

Şimdi geçmiş yılların derslerine buradan ulaşabiliyorsun. Buradan geçmiş yılların ders videolarına ulaşabiliyorsun. Buradan da geçmiş yılların ders notlarına ulaşabiliyorsun. Yani bu ortamda hem ders videolarına, bu dönemde her haftanın ders notlarına ulaşabilirsin. Bu notları ben bu sene biraz daha güncelleyeceğim, akademik hâle getireceğim. Amacım tabii ki bu ders kapsamında uluslararası düzeyde bir ders hazırlamak. Şimdi baktığımızda haftalar; her hafta için burada ders başlıkları yazılmış durumda. Ne demiştik? Bu ders içerikleri MIT ve Stanford Üniversitesi'ndeki aynı isimli dersin içeriği ile birebir olarak hazırlandı. Şimdi ilk haftayı açalım; mesela ilk haftayı açtığımız zaman önüne ne çıkıyor? Geçen sene ilk haftada vermiş olduğum dersin videosu çıkıyor. Tabii burada bu ders videosunun altına soru yazabilirsin; yani dinlerken bir şeye takıldıysan soru yazabilirsin. Bu ders videosunun tamamını izlemene gerek yok. İçinde zaman damgaları, YouTube içeriği var; oradan ilgini çeken kısmı dinleyebilirsin. Bu nedenle de tamamını dinlemene gerek yok. "Geçen sene anlatılan şu kısım benim ilgimi çekti" şeklinde, ya da bu hafta vermeyi düşündüğüm sunumla ilgili dinleme imkânım var. Evet, genellikle bu ders kapsamında düşünce atölyesi kapsamında bu sorunun cevabını verebilecek bir düzeye öğrencinin çıkmasını, özellikle bu dersi veren bir öğretim üyesi olarak, ne yapıyoruz? Hedefliyoruz. İşte ilk haftaki dersteki düşünce atölyesi, yani amacımız: bu dersin sonunda öğrencinin, yer kürenin hız-yoğunluk profilleri sismik dalga yayılımı ile nasıl şekillendi, hakkında bilgi sahibi olması; işte sıcaklık ve basınç profillerini... Derine indikçe sıcaklık da artıyor, basınç da artıyor. Bunların hepsi... Profilleri entegre ederek derin yer modellerindeki belirsizliği azaltan yaklaşımlar neler olabilir? Ve bu yaklaşımlar hakkında bilgi sahibi olması. Şimdi bununla ilgili önerilen kaynak. Burada bu kaynağa ulaşılabilir. Bu kaynaklar tabii ki benim kendi kütüphanemde var. Bu kaynaklar hangi yılda basılmış, bu kaynağa nasıl ulaşabilirsin? Üniversitemizin kütüphanesi var. Kütüphane linkinde buna ulaşma imkânı var. Evet. Buradan baktığımız zaman buradaki de özellikle değerlendirme sorusu, yani ders sonrasında, belki de ders arasında sana soracağım. Bunlar anlatıldıysa işte bu modelde, PREM dediğimiz, Preliminary Reference Earth Model'in kısaltılmışı olması gerekir, "Hangi fiziksel özellik derin depremlerin analizinde en kritik rolü oynar?" şeklinde bir soru sorduğum zaman, ders yaparken buna da arada cevap verebilmen lazım. Bu açıdan da bu dersle ilgili önce videoyu dinleyip gelmen de yararlı olur ve bu derse hazırlık açısından kendini hazırlamış olabilirsin. Bu sorularda özellikle benim 2004- 2008 yıllarında öğrencilerin sorduğu sorular, öğrencilerin vermiş olduğu cevaplar var; o zaman da bir tartışma platformu oluşturmuştum. O petrol, Kral Fahd Petrol Üniversitesi öğrencilerinin şu anda hepsi, birçok üniversitede öğretim üyesi ya da Aramco'da çalışıyor. Bunların da okumuş olduğu makaleler, vermiş olduğu cevaplar ve bunlar da ilk haftada yapılan dersle ilgili; destekleyici videoları da ne yaptım, buraya yükledim. Uluslararası, işte IRIS gibi kanallarda bu dersle ilgili verilen kaynaklar bu şekilde izlenebilir. Buradan da dokunduğunuz zaman açılabiliyor; bu şekilde izleyebiliyorsunuz, ders platformundan çıkmadan. Buradan da izlemeniz mümkün. Bu şekilde devam ediyor. Evet, 14 hafta bu şekilde devam ediyor. Evet, ikinci haftaya bakarsak, ikinci haftada bu kez benzer döngü devam ediyor. Burada önerilen videolar, evet, kaynaklar. Bu kaynak; yani hepsinde 3 kaynak öneremedim, çünkü bazı haftalarda o hafta anlatılacak dersle ilgili kaynak kendi kütüphanemde yok, özellikle kendi kütüphanemde olan makaleler açısından diyorum. O zaman bir kaynaksa, demek ki o hafta anlatacağın, o sürede anlatacağın makale bu olacak. Evet, bu şekilde devam ediyor. Her hafta mesela burada, üçüncü hafta: levha tektoniği kuramının tarihsel gelişimi ve modern yaklaşımlar. Bunları tabii ki her hafta öncesinde bu soruları okuyarak, makalelerden tabii ki sunum yapmış olursan, kendin için aslında o haftaki derse hazırlanmış ya da katkı sağlamak için hazır gelmiş olacaksın. Evet, burada tabii ki, madem bu kadar anlattık, "Wegener'in kıta kayması hipotezi modern levha tektoniği kuramına nasıl evrildi?" gibi bir soru geldiği zaman cevap vermen gerekebilir. Şimdi bu haftada, üçüncü hafta için 2 kaynak önermişim. Çünkü burada benim elimde, özellikle kendi kütüphanemde 2 kaynak olduğu için bu ders kapsamında 2 kaynak, yani ulaşabildiğim kaynakları burada referans olarak yazdım. Bunun anlamı, sen de ulaşabilirsin. Ulaşamazsan en azından bu kaynağı benden isteyebilirsin ama tabii ki bir kaynak araştırması, yani kaynaklara ulaşma ile ilgili öğrencinin beceri de kazanması gerekiyor. Genellikle çoğunu ResearchGate'ten buldum. Araştırmacıların ResearchGate hesaplarında bu makaleleri bulmak mümkün. Tabii bir kısmına da İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa'nın kütüphanesinden, öğrenci e-postasıyla girme imkânı var. Ve bu şekilde. Evet, bu da önemli bir makale; bunun videosunu hazırlamıştım. Levha tektoniği teorisini anlatan önemli bir kaynak. Herhalde bununla ilgili 10 dakikalık bir tanıtım videosu hazırlamışım, bu orijinali. Orijinalde onda kılık plaiği. Kaç et biliyorsun, hazırlamıştım. Evet, bu şekilde devam ediyor.

↑ İçindekilere dön


Bölüm 2

24 Eylül 2026 Şanlıurfa (Karaköprü) Depremi: Canlı Bir Sismolojik Analiz

▶ Ders Kaydı — Bölüm 2
Ders: Sismoloji ve Levha Tektoniği (Yüksek Lisans) · Kanal: Doğa ve Deprem Bilimi · Kayıt süresi: ~47 dk · Tarih: 24 Eylül 2026

🧪 Bölüm 2 Nasıl Yapıldı? — Veri ve Yöntem

Veri kaynakları: AFAD ve Kandilli ilk çözümleri (büyüklük, derinlik); EMSC ajans çözümleri ve odak mekanizmaları; EMSC vatandaş bildirimleri (hissedilme, şiddet, tanıklıklar); EQ-Live Türkiye katmanları: MTA diri fay verisi, gerinim hızı, EPICA tarihsel katalog, ESHM20 tehlike ve ESRM20 risk modelleri.

Yöntem: poligon/kutu ile bölge seçimi; aletsel katalogda zaman–büyüklük dağılımı ve tamlık büyüklüğü (Mc) kontrolü; zamanla değişen b-değeri (hareketli pencere); deprem kümelenmesinin diri fay izleriyle karşılaştırılması.

Sınır: Bu, deprem günü ders sırasında yapılmış bir ön değerlendirmedir; katalog homojenleştirilmemiş ve tamlık zamanla değişmektedir. Bulgular hakemli bir analizin yerini tutmaz.

07 — İlk Bakış: EMSC, Odak Mekanizması ve Sismoloji Okuryazarlığı
🧭
Yönlendirici Soru [00:14–02:05]
Bir deprem olduktan dakikalar sonra, kamuya açık verilerle o depremin türü hakkında ne kadarını söyleyebiliriz?
🎙️ Ders Metni — Düzenlenmiş Anlatım

Bugün saat 10.40 sularında Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesinde bir deprem oldu. Böyle bir depremden sonra ilk baktığım yer Avrupa-Akdeniz Sismoloji Merkezi, EMSC. EMSC, farklı ajansların çözümlerini yan yana gösteriyor ve odak mekanizması çözümleri bu depremin doğrultu atımlı bir deprem olduğunu söylüyor.

Sismoloji burada görevini yapıyor: depremin yerini, büyüklüğünü, derinliğini ve depreme neden olan gerilimin yönünü dakikalar içinde veriyor. Bu bilgilerin toplumla anında paylaşılması artık önemli bir parametre. Herkesin sismolog olmasına gerek yok ama bir sismoloji okuryazarlığına ihtiyacımız var; odak mekanizması topunun ne anlattığını okuyabilmek bunun bir parçası.

📼 24 Eylül 2026 — Derste Anlatılan (Orijinal Konuşma Metni)

Evet, bugün bir deprem meydana geldi. Urfa'da meydana gelen depremle ilgili bilgiler ekrana yansıyor. Herhalde görünüyordur. Ekran görüntüsünü paylaşıyorum.

Fatih Pehlivanlı: Görünüyor hocam.

Evet, bu depremle ilgili olarak, genelde meydana gelen depremlerle ilgili olarak ben hemen EMSC'ye gidiyorum, bakıyorum. Baktığımız zaman EMSC bize 4 farklı ajanstan bilgi veriyor. İlk baktığımızda odak mekanizması çözümleri bu depremin bir yanal atımlı deprem olduğunu bize söylüyor. Yani sismoloji görevini yapıyor: depremin olduğu yer, büyüklüğü, derinliği ve bu depremin olmasına neden olan tektonik gerilimi yansıtan bilgi; düşey gerilim mi, yatay gerilim mi, tüm bilgiyi doğrudan sismoloji veriyor. Bu açıdan da sismoloji gerçekten günümüzde anlık bilgilerin toplumla paylaşılmasında önemli bir parametre. Tabii sismoloji okuryazarlığı önemli burada. Aslında herkesin sismolog olmasına gerek yok ama sismoloji okuryazarlığı önemli. Şimdi baktığımızda en üstte derinlikler var. Z harfi ile işte 10 km, 7 kilometre, 19 km, 10 km gidiyor. Bunlar da tabii ki bu ajansların kullanmış olduğu hız modellerinden kaynaklı olarak farklı derinlikler olarak hesaplanmış durumda. Neticede bunların ortalamasını genellikle ben rapor yazarken alıyorum. Yani minimum 7 km, maksimum 19 km arasında bir derinlikte meydana geldiği söyleniyor.

↑ İçindekilere dön

08 — Derinlik ve Büyüklük: Ajanslar Arası Fark ve "En Kötü Senaryo"
🧭
Yönlendirici Soru [02:05–04:01]
Aynı deprem için ajanslar farklı derinlik ve büyüklük veriyorsa, hangisini esas almak daha doğru olur?
🎙️ Ders Metni — Düzenlenmiş Anlatım

Ajansların verdiği derinlikler 7 ile 19 kilometre arasında değişiyor. Bu fark, her ajansın kullandığı hız modelinden ve istasyon ağından kaynaklanıyor; rapor yazarken ben genellikle bu değerlerin ortalamasına bakıyorum. AFAD'ın ilk çözümünde derinlik 7,39 km, büyüklük ML 5.4; Kandilli ilk olarak 5.8 verip sonra 5.5'e revize etti, EMSC ise 5.1 veriyor. Bu farkların ölçüm hatası değil, farklı ağ ve hesaplama yöntemlerinin sonucu olduğunu bilmek gerekiyor; büyüklük dönüşüm bağıntılarının seçimi, tehlike hesaplarında bile önemli farklar yaratabiliyor[1].

Derinlik neden önemli? Şöyle düşünün: deprem yüzeye yakınsa, merkez üssüne yakın dar bir alanda şiddet yüksek olur. Deprem derindeyse daha geniş bir alanda hissedilir ama yerel şiddet daha düşük kalır.

Dikkat ederseniz AFAD hem en büyük büyüklüğü hem en sığ derinliği vermiş; yani en kötü senaryoyu. Bu senaryoyu esas alırsak — 5.4 büyüklüğünde ve 7 km derinlikte — bu, üzerinde durulması gereken bir deprem. Moment magnitüdün önemi de burada: depremin kaynağındaki kaymaya, dolayısıyla açığa çıkan enerjiye doğrudan bağlı.

📚 Bilimsel Dayanak (APA 7):
  • [1] Shumway, A. M., Llenos, A. L., & Shelly, D. R. (2026). Magnitude conversion relations create substantial differences in seismic hazard models. Seismological Research Letters. https://doi.org/10.1785/0220250231
📼 24 Eylül 2026 — Derste Anlatılan (Orijinal Konuşma Metni)

Tabii derinlik çok önemli: 7 km olsa ne olur, 19 km olsa ne olur? Şimdi tabii deprem yüzeye daha yakın olduğu zaman depremin neden olmuş olduğu şiddet dar bir alanda daha güçlü oluyor. Ama deprem daha derinde, yani 19 kilometrede olduğunu varsayarsak, daha geniş alanda hissediliyor ama lokal alanda neden olmuş olduğu şiddet daha düşük oluyor. Yani derin olduğunda hissedilme alanı geniş oluyor ama şiddeti düşük. Depremin meydana gelmiş olduğu merkeze yakın olan alanda depremin şiddeti düşüyor, düşük oluyor. Ama sığ olduğu zaman da o dar alanda depremin şiddeti büyük oluyor ve bu da önemli bir fark. Şimdi baktığımızda magnitüd ile ilgili farklar nedir? Büyüklük farkları işte 5.1 ile 5.4 arasında değişiyor. AFAD 5.4 veriyor. Tabii ki bu depremin moment magnitüdünü Türkiye'de veriyor, Türkiye dışındaki ajanslar da veriyor. Moment magnitüd önemli, çünkü depremin kaynağındaki enerji ya da kaynağında meydana gelen kaymanın, kayma değerine bağlı olarak hesaplanmış oluyor. Bu da demek ki önemli bir deprem. Yani Urfa'da 5.4 olduğunu kabul edersek, yani en kötü senaryoyu, yani 5.4 büyüklüğünde, en kötü senaryoyu esas alırsak 7 km derinliğinde. Dikkat ederseniz bu en kötü senaryoları AFAD vermiş oluyor. Yani hem depremin büyüklüğünü en büyük vermiş hem depremin derinliğini en sığ vermiş. Yani en kötü senaryoyu AFAD veriyor. Dikkate alırsak bu önemli bir deprem. Niye önemli bir deprem?

↑ İçindekilere dön

09 — Ana Faydan Uzakta Bir Deprem ve Deprem Kümeleri
🧭
Yönlendirici Soru [04:01–05:59]
Ana fay hatlarından uzakta olan bir bölgede deprem kümelenmesi görüyorsak, bu bize ne anlatır?
🎙️ Ders Metni — Düzenlenmiş Anlatım

Bu depremi önemli kılan şey, ana faylardan uzakta, belli bir mesafede olması. Ana fay üzerindeki bir şehirde meydana gelmiyor. 6 Şubat 2023 depremleri Doğu Anadolu Fay Zonu'ndaki uzun sessizliği bozdu[1] ve Şanlıurfa da o depremlerden etkilenen 11 il arasındaydı; ama bugünkü deprem o fay zonunun üzerinde değil.

Aletsel döneme, yani 1963–2026 arasına baktığımızda Urfa civarında bir deprem yığılması görüyoruz. Bu kümeler aslında orada deprem üretebilecek bir diri fayın varlığına işaret ediyor. Bu, benim için bu depremin ilk dikkat çeken verisi.

📚 Bilimsel Dayanak (APA 7):
  • [1] Karabulut, H., Güvercin, S. E., Hollingsworth, J., & Konca, A. Ö. (2023). Long silence on the East Anatolian Fault Zone (Southern Turkey) ends with devastating double earthquakes (6 February 2023) over a seismic gap. Journal of the Geological Society, jgs2023-021. https://doi.org/10.1144/jgs2023-021
📼 24 Eylül 2026 — Derste Anlatılan (Orijinal Konuşma Metni)

Çünkü ana faya uzak. Yani burada ana faylar var, işte kırmızı ile gösterilmiş durumda. Ana fay üzerindeki bir şehirde meydana gelmiyor. Bu deprem ana faya uzak olan, belli bir mesafesi olan bir alanda meydana gelen bir deprem. Daha önce Urfa'da bu büyüklükte deprem oldu mu? Ben duymadım; Urfa'da bu büyüklükte bir deprem oldu mu, duymadım. Ama 6 Şubat 2023 depremlerinde Urfa 11 il içerisinde var mıydı? Şu anda hatırlayamıyorum. 11 ilin depremini yaşadık, 6 Şubat 2023'te. Urfa da vardı diye tahmin ediyorum. Çünkü Kayseri olduğuna göre, Kayseri afet bölgesi ilan edildiğine göre... Kayseri benim memleketim. Doğu Anadolu Fay Zonu'na daha uzak. Urfa da herhalde o depremde afet bölgesi ilan edilmişti diye tahmin ediyorum. Şimdi ilk bilgileri buradan almış olduk. Şimdi yukarı gidiyoruz, yukarı gidiyoruz, bakıyoruz. Tarihsel dönemde Urfa'da deprem olmuş mu, ona bakalım; Urfa'da tarihsel dönemde deprem olmuş mu? Bu depremler hangi tarih aralığını veriyor? İşte 1963-2026 arasında. Yani son 50-60 yılda baktığımız zaman Urfa civarında bir deprem yığılması olduğunu görüyoruz. Yani şu anlama geliyor: Urfa civarındaki deprem kümeleri aslında orada deprem üretebilecek bir diri fayın varlığını işaret ediyor. Bu açıdan da bu önemli bir veri olarak dikkatimi çekti. Şimdi tekrar bunu kapatıp önceki veriye gelirsek, buradan derinliklere baktık.

↑ İçindekilere dön

10 — Vatandaş Verisiyle Şiddet: 550 Kilometreye Uzanan Hissedilme Alanı
🧭
Yönlendirici Soru [05:59–14:21]
Vatandaşların kendi bildirdiği şiddet değerleri ortalamadan neden bu kadar sapar ve bu sapma bize ne söyler?
🎙️ Ders Metni — Düzenlenmiş Anlatım

Depremin tam üzerinde yoğun bir nüfus yok; esas nüfus Şanlıurfa merkezinde. Bu, bir bakıma avantaj: depremin insanlar ve yapılar tarafından yüksek şiddette hissedilme olasılığını azaltıyor. Nitekim valilik açıklamasına göre ölüm, yaralanma ya da yıkım tespit edilmedi.

EMSC'nin vatandaş bildirimlerine baktığımızda deprem merkez üssünden 550 km'ye kadar hissedilmiş; Şanlıurfa'dan Suriye'nin içlerine, Lübnan'a ve Irak'a kadar. Kıyı şeritlerinde daha fazla hissedildiği de dikkat çekiyor. Bildirilen şiddetlerin ortalaması 50 km'ye kadar IV–V, 300 km'ye kadar yaklaşık III–IV. Bu tür "hissettiniz mi?" verileri, yer hareketinin şaşırtıcı derecede iyi bir ölçüsü[1] olarak kabul ediliyor.

Ama ortalamanın bir altı, bir üstü var. Bir bildirim X şiddetinde, yani "yıkıldı" diyor; bir başkası II. Bu sapmaların bir kısmı binanın yaşından, yapım tarzından ve zeminden kaynaklanıyor. İstanbul'da tarihi binaların, camilerin ve eski konakların hâlâ ayakta durduğunu hatırlayın; yaş tek başına belirleyici değil. Urfa'da müstakil konutların oranının yüksek olması ve binaların sağlam zeminde yapılmış olması, düşük hissedilen şiddetleri açıklayabilir. Bir kısmı ise verinin kendisinden: kimin bildirim yaptığı örnekleme yanlılığı[2] yaratıyor ve bu sistemlere katılım bölgeden bölgeye belirgin farklılık gösteriyor[3]. Büyüklük ile şiddet arasındaki farkı ayrı bir yazıda ayrıntılı anlatmıştım.

📚 Bilimsel Dayanak (APA 7):
  • [1] Atkinson, G. M., & Wald, D. J. (2007). "Did You Feel It?" intensity data: A surprisingly good measure of earthquake ground motion. Seismological Research Letters, 78(3), 362–368. https://doi.org/10.1785/gssrl.78.3.362
  • [2] Hough, S. E. (2013). Spatial variability of "Did You Feel It?" intensity data: Insights into sampling biases in historical earthquake intensity distributions. Bulletin of the Seismological Society of America, 103(5). https://doi.org/10.1785/0120120285
  • [3] Quitoriano, V., Knodel, E., Wald, D. J., & Loos, S. (2026). The intensity gap: A global analysis of who responds to the crowdsourced "Did You Feel It?" system. Seismological Research Letters. https://doi.org/10.1785/0220250168
📼 24 Eylül 2026 — Derste Anlatılan (Orijinal Konuşma Metni)

Tabii diğer baktığım şey: nereler etkilenmiş? Yani bu depremde etkilenen alanlar aslında. Bunlara baktığımızda depremin olduğu yere yakın aslında nüfus yok. Depremin olduğu yerde pek fazla nüfus yok. Esas nüfus Şanlıurfa merkezi. Bu açıdan da bir bakıma avantaj olabilir. Demek ki bu depremin dış merkezi üzerinde bir nüfus yoğunlaşması olmadığını biliyoruz. Bu açıdan da bence bu, depremin şiddetini, yani insanlar ve yapılar tarafından hissedilme olasılığını azaltmış bir durum olarak önümüzde duran bir veri. Şimdi burada tabii "intensity", şiddet verisi çok önemli. Şiddet olarak baktığınızda genel olarak bu deprem nerelerde hissedilmiş? Baktığımızda 0 km ile 417 km arasında hissedilmiş. Maksimum 550 km; oldukça yüksek. Bir yarıçap kabul etsek, depremin dış merkezinden herhalde 550 km'lik bir yarıçap kabul etsek, bu yarıçapta hissedilmiş olması ne demektir? Çap neredeyse 1.000 kilometrelik bir alanı etkilediğini görüyoruz. Şimdi bunlar tabii vatandaşlardan gelen veri olduğu için bunlar gerçekten doğru ve güvenilir veriler; tabii ki vatandaşlardan gelen veriler. Bakıldığında bu verilerin ortalaması işte 50 kilometreye kadar 4 ile 5 arasında. Ve oradan 300 kilometreye kadar şiddet ne yapıyor? Dört buçuktan üç buçuğa kadar iniyor. Ve en sonda ortalama 3'e iniyor. Yani 5 ile 3 arasında değişen bir şiddet. Evet, 5 ile 3 arasında değişen bir şiddet; bu ortalama. Yani bu ortalama gerçek olsaydı aslında bizim korkmamıza gerek yoktu. Ama bir ortalamanın altı var, bir de ortalamanın üstü var. Bakın, 10 şiddetinde depremi hissetmiş biri var. Bu ne demektir? 10 şiddeti, "yıkıldı" demektir. Herhalde oradaki vatandaş bu deprem olduğunda ya dışarıdaydı, binasının yıkıldığını gördü ve raporladı; herhalde telefonla çekmiştir. Düşünmek lazım. Genellikle 8 şiddetinden büyük şiddet değerleri orada çok önemli bir hasarın, bir yıkımın meydana geldiğini söylüyor. Ama ilginç olan şey burada, vatandaşlar olduğu için ortalama görevini yapmamış. Bakın, 2 şiddetinde de var. Şimdi tabii ortalamanın altı, üstü neden oluyor? Bir defa bina yaşlarıyla ilgili olabilir. Yani binası yaşlı, eski olan... Dün akşam Yıldız Üniversitesi'ndeydim. "100 yıllık binaymış bu" dedim. "Deprem olursa herhalde en riskli burası. Bizim İstanbul Üniversitesi- Cerrahpaşa'nın binası yeni yapıldı, riski daha düşük bir üniversite" dedim. Orada dediler ki eski binalar sağlam yapılıyor; bunlar tarihi binalar, dediler. Yani binanın eski olması da aslında bir bakıma... Gerçekten eski binalar nedir? Camiler, eski konaklar hep ayaktalar. Tabii ki yaş bir faktör olabilir. Binanın yaşı; modern zamanlarda yapılmış binanın yaşı. İşte bizim üniversitenin yapılmış olduğu binaya biz 30 sene önce taşınmıştık. Yani 1992'de biz yeni bina diye taşınmıştık. 1992'den 2026'ya kaç yıl geçti desek, yani 35 yıl desek, 35 yılda bu binaların çoğu yıkıldı, yani yeniden yapıldı, yıkıldı. Bu açıdan da tabii ki bu binaların yaşı, özellikle son zamanlarda yapılan binaların yaşı... İşte ne deniyor? 99 depreminden önce yapılan binalar, 77 yönetmeliğine göre yapılan binalar ya da 99 depreminden sonra yapılan binalar diye genelde ikiye ayırıyorlar. Tabii zemin de farklı olabilir. Yani burada, ne bileyim, ortalama şiddetin altında hissedilen yaşam alanları; bunlar iş yeri olabilir, okul olabilir, ev olabilir, konak olabilir. Urfa'da da insanlar müstakil evde yaşadıkları için, bilemiyorum, büyük oranda. Yani tahmin ediyorum. Urfa'yı pek bilmiyorum ama herhalde müstakil evlerde yaşayan insanların sayısı daha çok olabilir. O nedenle de belki şiddet bu nedenle, yani zemin direnci, yani jeofizik direnci iyi bir alanda yapıldığı için bu şiddetler düşük hissedilmiş olabilir. Şimdi burada diğer bir veri de, özellikle vatandaşın vermiş olduğu diğer bir veri de, bakalım: "felt reports". Evet, normalde "felt reports". Evet, şimdi bu deprem nerede hissedildi? Baktığımızda bu depremin hissedildiği alan ne demiştik? 500 km. Ama nereye doğru? 500 km. Bakın, bu depremin hissedilmiş olduğu alan Şanlıurfa'dan ta Beyrut'a kadar gidiyor. Beyrut'a kadar gidiyor, Suriye'nin içine kadar gidiyor. Bu çok önemli. Biliyorsunuz 6 Şubat 2023 depreminde bizler 57 bin vatandaşımızı resmî kaynaklara göre kaybettik ama 7 bin de Suriye'de insan depremde hayatını kaybetmişti. Yani Urfa'daki deprem, bakın, Suriye'de de önemli ölçüde hissedilmiş durumda. Suriye'de nerelerde hissedilen bir deprem? Baktığımızda depremin hissedilmiş olduğu şehirleri, alanları görebiliyoruz. Şimdi diğer baktığım bir veri de, özellikle, yine "felt reports" kısmında, vatandaşların raporları ile ilgili veriler. Bakalım orada "felt reports interactive", evet, interaktif harita. Evet, o interaktif harita önemli; daha net olarak görebiliyoruz. Baktığımızda Lübnan'da, evet, Suriye'de, Lübnan'da bu deprem hissedilmiş. Bakın, taa nerelere kadar gidiyor, ve Lübnan. Genelde baktığımızda kıyı şeritlerinde daha fazla hissediliyor; bu kıyı şeritlerinde depremin daha fazla hissedilmiş olduğunu böyle görüyoruz. Evet, bu tarafa da gittiğimiz zaman, burası da herhalde Irak; burası, Irak'ta. Hissedilmiş bir deprem ve bu da interaktif veri. Bunlar doğrudan vatandaşlardan gelen, bunlar doğrudan vatandaşlardan alınan veriler. Tabii kırmızı noktalar neyi gösteriyor? Bakın, burada hasar alan yerleri gösteriyor, noktalarda. İşte orta hasar, ağır hasar, az hasar; yeşil alanlarda da şiddetli hissedilen yerleri gösteriyor. Belki hasarın olduğu yerler de gösterilmiş oluyor bu haritada, bu verilere göre. Şimdi baktığımızda başka ne verisi var?

↑ İçindekilere dön

11 — Tanıklıklar: "Kısa Süreli, Kuvvetli Bir Sarsıntı"
🧭
Yönlendirici Soru [14:21–17:21]
Bir depremin süresi hakkında vatandaş tanıklıkları neden bu kadar farklıdır — bir saniyeden on beş saniyeye?
🎙️ Ders Metni — Düzenlenmiş Anlatım

EMSC'deki tanıklıklar, "ateş düştüğü yeri yakar" sözünü hatırlatıyor. Urfa merkezden biri "kısa süreli, kuvvetli bir sarsıntı" diyor; bir başkası "sağlam salladı", yani şiddetli salladı demek istiyor. Akpınar'dan, 62 km uzaktan hissedenler var; Viranşehir'den "evden indik, çok kötü hissettik" diyenler, Malatya'dan ve komşu ülkelerden bildirimler var.

Süre tahminleri özellikle ilginç: Suriye'den bir saniye diyen de var, Adıyaman'dan on beş saniye diyen de. Japonya'da bir deprem olduğunda insanlar süreyi öğrenmek için saatine bakar; bizde bu alışkanlık yok. Ayrıca hissedilen süre zemine göre de değişebiliyor.

Bir tanıklık özellikle dikkatimi çekti. Adıyaman'dan biri 6 Şubat'ta az kalsın ölüyordu ve bu kez de "olmadı" diyor. 6 Şubat 2023'te Adıyaman merkez üssü olmamasına rağmen enkaz altında kurtarılmayı bekleyen çok sayıda insan hayatını kaybetti; bu cümle, o travmanın hâlâ ne kadar taze olduğunu gösteriyor.

📼 24 Eylül 2026 — Derste Anlatılan (Orijinal Konuşma Metni)

Buradan alabileceğimiz başka bir veri: "testimonies", evet, tanıklıklar. Bence önemli bir şey. Yani vatandaş bu depremden sonra ne hissetmiş? Bakın, vatandaşların açıklamaları. Şimdi "ateş düştüğü yeri yakar" ya; işte vatandaş ne hissetmiş: "Urfa merkez, kısa süreli kuvvetli bir sarsıntı, herkese geçmiş olsun." Kısa süreli. Deprem ne kadar sürmüş olabilir? Evet, süresi ile ilgili bilgi de ne yapmamız lazım... İşte "kısa süreli". Genelde Japonya'da bir deprem olduğu zaman herkes saatine bakıyor, süresini, ne kadar sürdüğünü öğrenmek için. Evet: "Bulunduğumuz yerde bir olumsuzluk yok, sağlam salladı." Yani "sağlam" demek "şiddetli salladı" demek istiyor. "Harbi depremdi; uzak olmama rağmen hissettim." Yani Akpınar'dan, 62 km uzaktan hissetmiş. "Adıyaman, 15 saniye." Evet, bu da süre vermiş: 15 saniye. 15 saniye bayağı uzun, yani 15 saniye. Yani 23 Nisan 2025 Marmara depremi 13 saniye sürmüş. 15 saniye bayağı uzun. Belki zemine bağlı olarak da bu süreler değişebiliyor. Evet, "hissettim" diyor. Evet: "Az kalsın ölüyorduk, Adıyaman'dı, bu sefer de olmadı." Biliyorsunuz 6 Şubat 2023'te Adıyaman'da çok sayıda insan öldü. Yani deprem Adıyaman merkezli bir deprem değildi ama Adıyaman'da insanlar kurtarılmayı beklerken de çok sayıda insanın öldüğünü biliyoruz. "Az kalsın ölüyordum, bu sefer de olmadı. Bir dahaki sefere umarım Hakk'ın rahmetine ulaşırız." İlginç; yani bir sonraki seferde inşallah ölürüz diyor, deprem diyor. Bu da ilginç bir temenni olarak dikkatimi çekti. Evet, Viranşehir'den. Evet, akşam Viranşehir, Urfa, Viranşehir... Aslında akşam Urfa'yı konuşuyorduk. Urfa, Adana... İşte Urfa'nınki az baharatlı oluyor, kebapları; Adana'nınki çok baharatlı oluyor. Genelde Urfa'da ve Adana'da kahvaltıda ne bileyim ciğer yeniyor ama Viranşehir'de poğaça yeniyor dedi. Akşam Bilim ve Teknoloji Derneği'nde konuşmuştuk. Yani Viranşehir'den de: "İndik evden, çok kötü hissettik" diyor. Evet, Malatya'dan. Evet, baktığımız zaman bunlar başka ülkelerden de hissedilmiş. Tercümesi var mı? Evet, tercümesi de var. Suriye'de sadece bir saniye süren... Şimdi 15 saniye hisseden de var, bir saniye süren de var. Bir saniyelik deprem; nasıl fark ettin? Bir saniyelik deprem; bu da ilginç bir şey. Zaman konsepti değişik; onun bir saniyesi belki Türkiye'deki 10 saniye mi oluyor? "Beşik gibi sallandı" diyor. Bunlar da bu depremle ilgili raporlar.

↑ İçindekilere dön

12 — EQ-Live Türkiye ile Bölgeye Yakın Bakış: Diri Fay Haritalarında Temsil Edilmeyen Bir Kaynak
🧭
Yönlendirici Soru [17:21–20:50]
Bir depremin episantrında haritalanmış bir diri fay yoksa, hata haritada mı, depremde mi aranmalı?
🎙️ Ders Metni — Düzenlenmiş Anlatım

Kendi geliştirdiğim EQ-Live Türkiye haritası EMSC'nin canlı akışını izliyor. Son bir yıla baktığımda bu bölgede büyük bir deprem görünmüyor, ama bunun nedeni haritanın bir yıllık görünümde yalnızca 4.5 ve üzerini göstermesi; son 24 saate geçtiğimde deprem hemen beliriyor.

Haritada iki katman var: 6 Şubat 2023 depremleriyle kırılan fay segmentleri ve MTA'nın güncellenmiş diri fay verisi (ilk sürümü Türkiye Diri Fay Veritabanı[1] olarak yayımlanmıştı). Deprem bölgesini bir poligonla seçtiğimde, alanın içinde kırılmayı bekleyen bir kırık var ama 5.4 büyüklüğündeki deprem bu kırığın üzerinde değil; depremin olduğu yerde haritalanmış bir kırık yok.

Demek ki bu deprem, güncellenmiş kırık verisinde bir eksiklik olabileceğini düşündürüyor. Bunu bir yorum olarak söylüyorum: depremi üreten yapının varlığı, konumu ve uzanımı ancak artçı depremlerin hassas konumlandırılması ve saha çalışmasıyla doğrulanabilir. Küresel ölçekli GEM diri fay veritabanı[2] gibi derlemeler de ancak haritalanabilen fayları içeriyor; haritada olmayan bir fayı ancak depremler gösterir.

📚 Bilimsel Dayanak (APA 7):
📼 24 Eylül 2026 — Derste Anlatılan (Orijinal Konuşma Metni)

Evet, bu depremle ilgili olarak, genel olarak her depremden sonra baktığım alan burası. ShakeMap'e genellikle bakıyorum. Peki ShakeMap kısmında ne var, ona bakalım. ShakeMap bu da herhalde oradaki istasyonların verilerinden mi yapılan bir veri, onu bilemiyorum. Evet, buradan geçersek, benim kendi haritama geçersek... Şimdi GitHub'da bir uygulama oluşturdum. O canlı depremleri izliyor; biliyorsunuz, mesela buradan bölgeyi kaldırayım, baktığımız zaman buradaki depremleri, mesela 90 gün, bir ay, 90 gün; işte deprem burada meydana geldi. Depremin yeri burası. Bir yıl dediğim zaman, evet, çok fazla depremin olduğu bir alan değil. Çünkü bir yılda 4.5'tan büyük depremleri gösteriyor. Bakın, son bir yılda 4.5'tan büyük bir deprem meydana gelmiş mi? Yani son bir yılda 4.5'tan büyük bir deprem meydana gelmemiş. Son bir haftaya bakalım. Son bir haftada bir deprem yok. Son 24 saat: son 24 saatte bir deprem burada gözlenmiş; bir anda deprem meydana gelmiş. Şimdi baktığımız zaman buraya bir odaklanmaya çalışalım. Şimdi bunlar ana fay sınırları; renkli gösterilenler 6 Şubat 2023 depremleri ile kırılan yerler. Kırmızı ile gösterilen kırıklar da zaten Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü'nün hazırlamış olduğu 2026 tarihli haritaya göre; bunlar kırılmayı bekleyen yerler. Yani sarı, kırmızı: sarı kırılmış, kırmızı da kırılmayı bekleyen yerler. Şimdi bu depremin meydana gelmiş olduğu alana bakarsak burada da kırılmayı bekleyen bir kırık var. Bakın, burada kırılmayı bekleyen bir kırık var. Şimdi buraya odaklanalım. Nasıl odaklanabiliriz? Poligon seçebiliriz. Bakalım, poligon seçelim. Şimdi şuradan. Şimdi geleyim, poligonu seçiyorum. Nasıl oluyor? Kutu da seçebilirdim ama poligon biraz daha paralel gitme şansı veriyor. Tamam, oradan bir tane daha nokta koyayım. Ve bunu da kapattığımda, buradan "bitir" diyorum. Şimdi buradan alanı seçtim. Bu alan içerisinde ne var? İşte kırılmayı bekleyen bir kırık var ama bu deprem bu kırığın üzerinde olmamış. Yani 5.4 büyüklüğündeki depremin olduğu yerde bir kırık yok. Demek ki... Tabii biz sismologlar ne yapıyoruz? Deprem verilerinde tamamlılık analizi yapıyoruz. Bu deprem, 2026 yılında güncellenmiş Maden Tetkik ve Arama güncellenmiş kırık verisinde eksiklik olduğunu gösteriyor. Bu kısımda bir deprem kırığı belirlenmediğini gösteriyor.

↑ İçindekilere dön

13 — Katalog Tamlığı ve b-Değeri: Veriye Ne Kadar Güvenebiliriz?
🧭
Yönlendirici Soru [20:50–26:55]
Bir bölgenin b-değeri zamanla değişiyorsa, bu tektonik bir sinyal mi, yoksa ağın değişmesinin bir sonucu mu?
🎙️ Ders Metni — Düzenlenmiş Anlatım

Biz sismologlar önce katalog tamlığına bakıyoruz: katalogda belli bir büyüklüğün üzerindeki bütün depremler gerçekten kayıtlı mı? Bu en küçük tam büyüklüğe Mc diyoruz ve Mc, istasyon ağı geliştikçe zaman ve mekânda değişiyor[1].

Bölgeyi 1900'den başlatarak seçtiğimde deprem sayısı belirgin artıyor; burası aktif bir bölge. Zaman–büyüklük grafiğinde üçten büyük depremlerin belli aralıklarda tam olduğunu, ama tamlığın 2024 civarında belirgin biçimde değiştiğini görüyoruz. Bu, bölgenin ayrıntılı çalışılması gerektiğinin işareti.

Zamanla değişen b-değeri grafiğinde deprem öncesinde bir düşüş, sonra normalleşme görünüyor. Ama bir çekince eklemek isterim: tamlık bu kadar değişirken b-değerindeki dalgalanmayı doğrudan tektonik gerilime bağlamak doğru olmaz; büyüklüklerin zamana bağlı homojenleştirilmesi bile tamlığı ve b-değerini etkileyebiliyor[2]. 2023 sonrasına daraltınca veri yetersiz kaldı ve b-değeri hesaplanamadı. b-değerinin depremden önceki anormal değişimlerini, 1999 İzmit depremi için ayrıntılı incelemiştik[3]; bu tür bir analizin güvenilir olabilmesi için önce katalogun sismolojiyi bilen biri tarafından ayrıntılı değerlendirilmesi gerekiyor.

📚 Bilimsel Dayanak (APA 7):
  • [1] Wiemer, S., & Wyss, M. (2000). Minimum magnitude of completeness in earthquake catalogs: Examples from Alaska, the western United States, and Japan. Bulletin of the Seismological Society of America, 90(4), 859–869. https://doi.org/10.1785/0119990114
  • [2] D'Alessandro, A. (2026). Time-dependent magnitude homogenization and its impact on seismic completeness, b-values, and aftershock productivity. Journal of Seismology. https://doi.org/10.1007/s10950-026-10451-y
  • [3] Öncel, A. O., & Wilson, T. H. (2007). Anomalous seismicity preceding the 1999 Izmit event, NW Turkey. Geophysical Journal International, 169(1), 259–270. https://doi.org/10.1111/j.1365-246X.2006.03298.x
📼 24 Eylül 2026 — Derste Anlatılan (Orijinal Konuşma Metni)

Şimdi son bir yılda meydana gelen depremlere bakalım. Son bir yılda meydana gelen depremler bunlar. Tabii son bir yılda meydana gelen depremlere baktığımız zaman burada deprem olduğunu görüyoruz. Özellikle bu depremin olmuş olduğu civarda depremler olduğunu görüyoruz. Tabii burada bir püf noktası da: bu limiti benim 20.000 yapmam lazım. Bu nedenle deprem sayısı az çıkıyor olabilir. Bir daha bakalım. Evet. Şimdi buradan güncelleyelim. Bu depremin olmuş olduğu alan: 01.01.1900. 1900'den bakayım. Aha, evet. 1900'den başladığım zaman deprem sayısı bayağı yükselmiş oldu. Burası aktif bir bölge; yani 1900'den başladığım zaman bayağı bir deprem var. Ve bunu tamamlıyorum; herhalde bu güncel kısmı gösteriyor. Şimdi bu kısmı analiz edelim. Bunu analiz etmek için yapmamız gereken şey, burada nasıl analiz ederiz? Time–Magnitude kısmını açıyorum. Evet, baktığınızda, şunu büyüttüğüm zaman, evet, şimdi analiz ettiğimde, ve bu depremin olmuş olduğu alanda tabii ki alanı büyütebilirim. Tamam, sayfa yapabilirim. Bakalım nasıl bir durum var? Şimdi aslında ben de yayın hazırlamış olayım. Şimdi baktığımızda burada özellikle buradaki depremler: 2000... Yanlış görmüşüm; 2007, 2011, 2000... Evet, nasıl gidiyor? 2021, 19... 2014 yani. Şimdi şu aralıkta baktığımızda tamamlılık çok var. Üçten büyük depremler var ama şu aralıkta özellikle üçten büyük depremlerin tam olduğunu görüyoruz. İlginç olan şey, 2024'ten sonra deprem tamamlılığı artmış. Demek ki 2024... Burada baktığımızda depremin olmuş olduğu alanda tamamlılık zaman içerisinde değişiyor. Tabii bu bize neyi gösteriyor? Sismoloji açısından bu alanın detaylı çalışılması gerektiğini gösteriyor. Bu alanın detaylı çalışılması gerektiğini gösteriyor. Baktığımız zaman tamamlılık olarak burada benim görebildiğim 3. Herhalde şurası küçük; birçok üçten büyük deprem. Evet, tamam gözüküyor. Bu analiz neye göre yapılmış? 2.3'e göre yapılmış. Evet, bunu kabul edersek, yani doğru kabul edersek... Ama deprem verisi ne? Şimdi tamamlılık olarak baktığınızda, şu alanı görsek: evet, zaman içerisinde özellikle b-değerinin değişimi; yani bunu doğru kabul etsek, yani bu yıllar arasında deprem tamamlılığında bir sorun olmadığını kabul etsek, burada ne görüyoruz? Aslında bu deprem öncesinde bölgedeki tektonik gerilimin... Burada bir düşme var. Burada bir düşme var. Daha sonra herhalde normalleşmiş. Ve bu ortalama, tabii ki bu hareketli pencere, b-değerinin ortalaması; ve burada bir şeyler olmuş. Yani burada bir yükselme varken, tabii ki bu yükselme insan kaynaklı bir yükselme. Çünkü burada baktığımız zaman şu tarihten sonra, yani 2000... Aynen. Tam göremiyorum ama şuradan görmek için... Evet, ne diyor bakalım. Depremin tarihini alıp 2023... Evet, o zaman yapmam gereken şey 2023'ten sonraya bakmam lazım. Çünkü 2023'ten sonra bambaşka bir şey var. O zaman yapmam gereken şey: 01.01.2023 yazıyorum. Buna da ne diyelim, 01.01.2027 yazayım. Evet, yani bu kısım tamamdır. Biraz daha büyük bir alandan verileri analiz edersem, belki 2023'ten sonraki, yani son 3 yılda bölgedeki veri analizini daha doğru yapmış olabilirim. Bakalım. Buradan da yapmam lazım. Time–Magnitude'a geldim. Evet, bunu büyüteyim, bakayım da. Tam olmuyor bana biraz. Bir türlü olmadı, anlamadım. Hadi, biraz büyüttü. Evet, b-değerini hesaplayamadı; çünkü yeterli veri olmadığı için b-değerini hesaplayamadı. Ama gene baktığım zaman gerçekten tamamlılık değişiyor. Burada bölgenin hassas incelenmesi gerekiyor. Yani sismolojiyi bilen bir kişi tarafından incelenmesi gerekiyor. Baktığımızda ikiden büyük depremlerin 2023 yılından sonra tam olduğunu görüyoruz. Ve bu kısımla ilgili analiz bu. Başka ne görebiliriz?

↑ İçindekilere dön

14 — Gerinim Hızı, Tarihsel Katalog ve Alanı Büyütmek
🧭
Yönlendirici Soru [26:55–34:53]
Veri yetersiz olduğunda analiz alanını büyütmek bir çözüm müdür, yoksa farklı tektonik ortamları karıştırma riski mi taşır?
🎙️ Ders Metni — Düzenlenmiş Anlatım

Haritaya iki gün önce eklediğim gerinim hızı (strain rate) katmanına baktığımda, depremin olduğu alan çok yüksek gerinimli bir yer değil; zaten ana fay üzerinde değil ve kırık olarak da işaretlenmemiş. Ama yıllar içinde burada önemli bir deprem yığılması var. Gerinim hızı ile depremsellik arasındaki ilişki tektonik ortama göre değişiyor[1]; düşük gerinim, deprem olmayacağı anlamına gelmiyor. Her kırık kendi depremini üretir; burada da bu depremi üreten, henüz işaretlenmemiş bir kırık sistemi var diyebiliriz.

Bir bölgede deprem verisi yetersizse alanı büyütmek zorundasınız, ama dikkatli olmak gerekiyor: alanı büyüttüğümde Doğu Anadolu Fay Zonu da içeri giriyor ve bambaşka bir tektonik ortam veriye karışıyor. O fay zonunu dışarıda bırakan daha büyük bir alan seçtim. 2012 sonrasında istasyon sayısının artmasıyla veri sayısı belirgin yükseliyor; iki ve üzeri büyüklükler 2014'ten itibaren tam görünüyor. Bu alanda b-değeri yaklaşık 0.97, yani küresel ortalama olan 1'e yakın.

Burada bir adım daha gerekiyor: farklı büyüklük türlerini tek bir ölçeğe, moment magnitüde çevirmek[2]. Türkiye için homojen bir katalog[3] çalışmaları bu yüzden önemli. Bu dönüşüm yapılmadan, tamlığı zamanla değişen bir katalogtan çıkan b-değeri eğilimlerini yorumlamak eksik kalır.

📚 Bilimsel Dayanak (APA 7):
📼 24 Eylül 2026 — Derste Anlatılan (Orijinal Konuşma Metni)

Yani bu bölgede tarihsel dönem depremlere bakabiliriz. Burada tarihsel dönem deprem kataloğunu da yükledim. Ben ona bakayım: tarihsel dönem deprem kataloğu. Şuradan baktığımız zaman, tarihsel dönem deprem kataloğu. Strain ile... Bakalım, strain ne? Evet, strain verisine baktığımız zaman, onu da 2 gün önce yüklemiştim. Bu bölgeyi de kaldırayım, bölge kalksın. Ve bunu Türkiye verisi yapsam biraz daha memnun olurum. Bakalım, Türkiye verisi yaparım. Biraz daha inceleyelim. Son bir hafta diyelim. Evet, depremin meydana gelmiş olduğu... Son 24 saat diyelim. Son 24 saatte Türkiye verisinde göstermemesi ilginç. Şimdi Türkiye'de... Türkiye verisi bir şey göstermiyor. EMSC'ye bakalım hemencecik. Demek ki evet, EMSC gösteriyor. Neden acaba, biliyor musun? Global dersem, çünkü global verisini alabiliyorum ve süreç de istediğim gibi geliyor. Evet, baktığımız zaman strain olarak aslında bu depremin meydana gelmiş olduğu alan çok yüksek strain'de değil. Çünkü zaten ana fay değil, bir de kırık olarak işaretlenmemiş. Ama görüldüğü üzere burada önemli bir deprem yığılması olduğunu gördük. Yani yıllar içerisinde önemli bir deprem yığılması olduğunu gördük, depremin olduğu yerde. O da beklendiği yerde değil. Bunun anlamı şu: tamam, bu kırık kendi depremini üretir; yani her kırık kendi depremini üretir ama burada da bu depremi üreten bir kırık sistemi var. Bu kırık burada işaretlenmemiş; bunu söyleyebiliriz. Tarihsel veriler... EMSC kısmında görebilir miyim? Ona bir bakayım. Onu da... Anlamadım, olmadı galiba. EMSC'den bayağı bir veri geldi. Gerçekten mi, ne güzel. Dedik ki son 24 saat, değil mi? Evet. Şimdi tarihsel verileri açabilir miyim? Ona bakıyorum: tarihsel veriler. Şimdi devam edeceğim. Tarihsel veriler? Evet, tarihseller niye açılmıyor bilmiyorum; belki de çalışmıyor. Evet, şimdi... İlginç olan şey, bu alanı tekrar kutu olarak alabilirim. Poligon olarak değil, bu sefer kutu olarak arayayım; bölgesel istiyorum. Bu kutunun içinde bu alan olsun. Sonra burayı... Google Earth'te de izleyeyim; onu açayım, izledim. Evet, bu depremin meydana gelmiş olduğu alan burası. Evet, depremin meydana gelmiş olduğu alan. Evet, son depremin meydana geldiği alan. Biraz daha bölge hakkında... Ne diyor? "Yakınlaştırmak için Ctrl ile kaydır." Evet, Ctrl; evet, meydana gelen depremi bu şekilde... Evet, meydana gelen depremleri de ne yapabiliyorum, görebiliyorum. Meydana gelen deprem değil... Burada göstermiyor sanki. Burada göstermiyor; ilginç olan şey... Dış büyüklüğünü... Yani burada depremler var ama son meydana gelen deprem Google Earth'te gözükmüyor. Evet, şuradan kapatalım. Bayağı. Nasıl analiz edilir? Bir deprem; o kısmı göstermeye çalıştım ve tekrar buraya dönersek, demek ki bu alanı biraz daha büyük incelersek... Demek ki biraz daha büyük inceleyebiliriz. Şimdi tabii deprem verisi yetersizse alanı büyütmek zorundasınız. Yani bir bölgede deprem verisi eksikse alanı büyütmek zorundasınız. Şöyle büyük bir alan seçeceğim, bakayım. O zaman Doğu Anadolu Fay Zonu da girmiş oldu; iyi olmadı. Bunu kaldıralım. Doğu Anadolu Fay Zonu'nun olmadığı bir alan seçelim, şu şekilde. Evet. Son 1.000.000 diyelim. Evet, deprem burada. Tekrar bakarsak: tamam, Mc kısmı... b-değeri için yeterli veri yok. Yeterli oranda b-değeri yok. Onun için yapmamız gereken, bunun eşiğini düşürmek. Ne diyelim? 01.01. 2012 diyelim. Ama 2012 deyince şimdi, 2012'den sonra Türkiye'de, bilemiyorum, deprem istasyonu sayısı herhalde önemli ölçüde artmış. Bakın, veri sayısı önemli ölçüde arttı. Bakmam lazım. Evet, şimdi baktığımızda, evet, 2012'den sonra ikiden büyük depremler tam, 2014'ten itibaren. Yani bu katalogların analizi için bir sismolog olması gerekiyor. Yani buradaki analiz eksik, çünkü tamamlılık eksik. Ama genel olarak baktığımızda bu bölgede aklımıza b-değeri geliyor. Şu anda b-değerine bakarsak 0.97. Yani ortalama 1 olarak b-değeri var ama görüldüğü üzere evet, son deprem bu b-değerini düşürmüş gibi; normal devam ederken. Ama görüldüğü üzere bu katalogda zaman içerisinde tamamlılık eksik olduğu için, tabii yapmamız gereken bir şey de tüm verileri moment magnitüde çevirmemiz lazım. Evet, moment magnitüde çevirince, yani magnitüd eşiğini azalttığım zaman veri biraz daha anlamlı. Onu ve... Şurada bir deprem var ama ne deprem olduğunu bilmiyorum. Onu nereden görebiliriz? Şuradan görebiliriz. Tabii alanı büyük seçtiğimiz için farklı depremler de veri arasına girmiş oldu. Evet, bu bölge, evet, çalışılması gereken bir bölge. Benim bu depremle ilgili şu anda söyleyeceklerim bunlar.

↑ İçindekilere dön

15 — Tehlike, Risk ve 1037 Depremi: "Bu Fay Sesini Yükseltti"
🧭
Yönlendirici Soru [34:53–44:02]
Küçük depremlerle "bağıran" bir bölge, büyük bir depremin habercisi midir, yoksa yalnızca gözden kaçmış bir fayın varlığını mı gösterir?
🎙️ Ders Metni — Düzenlenmiş Anlatım

Katılımcımız Fatih Pehlivanlı'nın izlediği bir videoda sarsıntı 10–12 saniye sürmüş görünüyor ve bölgenin riskli olup olmadığını, artçıların takip edilmesi gerektiğini soruyor. Haklı bir soru; artçıların dağılımı, olası bir sonraki senaryoyu anlamak için en önemli veri.

Buna iki haritayla cevap veriyorum. 2020 Avrupa Sismik Tehlike Modeli (ESHM20)[1] bu bölgede belli bir tehlike gösteriyor. 2020 Avrupa Sismik Risk Modeli (ESRM20)[2] ise depremin olduğu alanı düşük risk tarafında gösteriyor. Tehlike ile risk aynı şey değil: tehlike yerin ne kadar sarsılabileceğini, risk ise o sarsıntının insanlara ve binalara ne kaybettireceğini anlatıyor. Bu açıdan modelin buradaki düşük risk tespiti doğru görünüyor.

EQ-Live haritasına yüklediğim Avrupa tarihsel deprem kataloğu EPICA[3], bu alana en yakın büyük deprem olarak 1037 yılında yaklaşık 5.8 büyüklüğünde bir olay veriyor. Bugünkü 5.4, 1037 depreminin tekrarı mı; ya da 5.8'e ulaşabilecek bir ana şokun öncüsü mü? Bunu bilemiyoruz ve bu sayfa böyle bir tahmin yapmıyor.

Söyleyebileceğim şey şu: 2012'den bugüne bu alanda küçük depremlerden oluşan bir kümelenme var ve bu kümelenme MTA'nın haritaladığı kırığın üzerinde değil, depremin olduğu yerde. Yani bu fay küçük depremlerle aslında bağırıyordu; İngilizcedeki deyimle "sesini yükseltti". Küçük depremlerin izlenmesiyle büyük depremlerin olacağı alanların belirlenebileceğini, 1999 İzmit depremi öncesindeki yirmi yıllık mikrosismisitenin ana pürüzlülükleri (asperity) nasıl tanımladığını[4] göstererek ortaya koymuştuk. Diri fay haritalarını güncelleyenlerin, deprem verisini de sistematik olarak izlemesi gerekiyor; burada gözden kaçan bir kırık olduğunu söyleyebiliriz.

📚 Bilimsel Dayanak (APA 7):
  • [1] Danciu, L., Giardini, D., Weatherill, G., vd. (2024). The 2020 European Seismic Hazard Model: Overview and results. Natural Hazards and Earth System Sciences, 24(9), 3049–3073. https://doi.org/10.5194/nhess-24-3049-2024
  • [2] Crowley, H., vd. (2021). European Seismic Risk Model (ESRM20) (EFEHR Technical Report 002). https://risk.efehr.org/esrm20/
  • [3] Rovida, A., Antonucci, A., & Locati, M. (2022). The European Preinstrumental Earthquake Catalogue EPICA, the 1000–1899 catalogue for the European Seismic Hazard Model 2020. Earth System Science Data, 14(12), 5213–5231. https://doi.org/10.5194/essd-14-5213-2022
  • [4] Öncel, A. O., & Wyss, M. (2000). The major asperities of the 1999 Mw = 7.4 Izmit earthquake defined by the microseismicity of the two decades before it. Geophysical Journal International, 143(3), 501–506. https://doi.org/10.1046/j.1365-246X.2000.00211.x
📼 24 Eylül 2026 — Derste Anlatılan (Orijinal Konuşma Metni)

Evet, size söz vereyim. Evet Fatih, sen ne diyorsun? Senden bir yorum alalım. Biraz kısa tuttuk ama. Nedir?

Fatih Pehlivanlı: Deprem hakkında mı hocam, Urfa depremi hakkında mı?

Efendim.

Fatih Pehlivanlı: Urfa depremi hakkında mı görüşüm?

Evet, son Urfa depremi hakkında ne diyebilirsin?

Fatih Pehlivanlı: Bir tane video gördüm hocam. Yaklaşık herhalde 10-12 saniye sürmüş. Gerçekten de uzun bir deprem diyebilirim.

Evet.

Fatih Pehlivanlı: O bölge için gerçekten de riskli. Benim düşüncelerim bunlar. Bakalım ilerleyen günlerde neler olacak? Ama gerçekten bence hareketli ve riskli bir bölge. Belki yine devamında büyük depremleri de getirebilir mi acaba?

Evet, şimdi risk haritasını ekledim, Avrupa risk haritasını. Eklendiği zaman, Avrupa risk haritası, baktığım zaman bu bölgede, özellikle fayın olduğu yer... Evet, fayın olduğu yer şurasıydı. Riskli bir bölge gözüküyor zaten. Tabii ki Doğu Anadolu Fay Zonu kadar riskli bir bölge değil ama burası riskli bir bölge olarak gözüküyor. Yani 2020 yılında hazırlanmış, tüm Avrupa'yı da kapsayan Avrupa risk haritası. Avrupa risk haritasına baktığımız zaman burası, evet; tarihsel verileri de eklemiş durumda ve tarihsel depremlerde başka depremler; son bin yılın depremlerini eklemiş. Burada 1998-2026 arası verileri, evet, 2026'ya kadar olan verileri de ekledim. Baktığınız zaman, şimdi 1998-2026 yılları arasında zaten burada depremler var. Burada fay var, fay var, deprem yok; deprem var, fay yok, tabii. Yani fay araştırmalarında depremi takip etmek zorundayız. Diri fay araştırmalarında depremi takip etmek zorundayız. Tabii MTA'daki herhalde fay verisini araştıranlar bu depremleri takip etmemiş. Bu deprem açıkça "ben buradayım" demiş. Yani buradaki fay, buradaki fay sesini yükseltmiş. İngilizcede "raise its voice" derler ya; sesini yükseltmiş: "Ben buradayım." Mesajını vermiş. Son 24 saat dersek, son 24 saat... İlginç olan şey, Türkiye verisinde gözükmüyor. Son 24 saatlik veri; yani garip geldi bana, son 24 saatlik veri gözükmüyor. Bir hafta...

Fatih Pehlivanlı: Artçılarını takip etmek sanırım daha doğru olur, değil mi hocam? Yani artçıların dağılımı önemli. Bundan sonraki deprem senaryosunu belirlemede etkili olacak kısım o.

Türkiye'den... Şimdi... Evet. Evet. Şimdi. Bu depremin olduğu yerde bir kırık olmadığını söyleyebiliriz. Fiziksel olarak bir kırık yok. Demek ki bu fay haritalarını güncelleyenler, ya da fay verisini güncelleyenler, deprem verilerini takip etmesi gerekiyor. Çünkü son bir yıllık deprem verisinde ilginç, ulaşılan deprem... Ve tabii son bir yılda da büyük deprem olmamış. Çünkü bir yıllık veriyi gösterdiğini söylediğim zaman, tabii ki benim veri kapasitem, özellikle GitHub sınırlı olduğu için 4.5'tan büyük depremleri gösteriyor. Son bir yılda 4.5'tan büyük deprem olmamış bir alan bulursun. Ama hiç deprem olmuyor anlamında değil. Tekrar alanı seçtiğiniz zaman burası gerçekten, baktığınız zaman, depremin olduğu bir yer. Yani şuraya baktığımızda bir kümelenme var. Biliyor musun? Burada bir kümelenme var ama bunlar MTA'nın 2026'da göstermiş olduğu kırık üzerinde kümelenme değil. Ama bu depremin olduğu alanda bir kümelenme var. Ve biz bunu buradan rahatça görebiliyoruz. Ve bu da 2012'den günümüze olan depremlerin bir bütün olduğunu gösteriyor. Yani 2012'den günümüze burası aslında bağırıyor; küçük depremlerle bağırıyor. Aslında bu deprem bir sürpriz değil. Öyle anladım; mesela bu deprem burada küçük depremlerle kendini belirtmiş. Tabii ki küçük depremlerin analiziyle büyük deprem alanlarının bulunması diye benim 19- 99'da bir makalem var; bir teknik dergide yayımlanmıştı. Tabii ki küçük depremlerin takip edilmesi ile büyük deprem oluşturacak diri faylar da belirlenebilir. Burada bir takip sistemi yapılmadı. Gözden kaçan bir kırık olduğunu buradan söyleyebiliyoruz. Yani birinci şey olarak bunu ben söyleyebilirim. Şimdi bu bölgeyi kaldırdığım zaman, bu Avrupa risk haritasına göre demek ki riskli bir bölge. Yani Avrupa risk verisine göre; 2020 yılında, biliyorsunuz, 6 Şubat 2023 depreminden 3 yıl önce yayımlanmış risk haritasını burada ben açtım. Kendi sistemime yüklemiştim. Evet, bunu tekrar... Evet, kapatmam için Türkiye'ye gelmem lazım. Çünkü Türkiye verisi olduğu için bunu kapadım. Ha, bu tehlike haritasıymış. Pardon, az önce gösterdiğim Avrupa tehlike haritasıymış. Şimdi risk haritasını açacağım. Acaba risk haritasında durum nasıl, tehlikeli mi, ona bakalım. İz kalitesi... Evet, risk haritasına göre pek tehlikeli bir yer değil; tehlike haritasında tehlike var ama riski düşük bir alan herhalde şu depremin olduğu yer. Tekrar EMSC'ye geliyorum; EMSC'ye gelince de risk haritası kapanmış oluyor. Garip bir şey; Türkiye'ye geldim. Risk haritasını açalım. Garip şey, Türkiye'de açılan risk haritası Türkiye ortamında açılıyor, Avrupa'da açılmıyor. Evet, riskine baktığımız zaman şu bölgedeydi, şuralar dolmuştu. Evet, düşük riskli bir alan. Yani aslında doğru tespit etmişler: risk olarak düşük risk. Ve hatta risk neydi? 3 ile 5 arasında, düşük risk tarafında olan bir alan olduğunu görebiliriz. Tarihsel veriler herhalde bu Türkiye ortamında açılıyor. Evet, tarihsel veriler açıldı. Buraya en yakın deprem, bakalım: 1037'de olmuş. Yani 5.8 büyüklüğünde, 1037 yılında bir deprem var. Ama bu kırığa yakın bir deprem; buraya yakın, tabii ki bir kırık işaretlemesi olmadığı için... Buraya çok yakın bir deprem yok ama bu alanda bir tane deprem var. O da pek de büyük bir deprem değil. 5.8, 1037 yılında. Yani en son deprem, şu alanda en son deprem Avrupa tarihsel deprem kataloğuna göre 1037 yılında olmuş. Yani 1037 yılından beri deprem olmuyor. Bu deprem 1037 yılında olan depremin devamı mı? Tabii ki biz bu kısma ana fay diyoruz. Buradakiler tali faylar mı, ana faya bağlı gelişmiş faylar mı, bilemiyorum. Bu büyüklüğe ulaşır mı? 5.8 büyüklüğe ulaşır mı? Yani 5.4 depremi, 5.8 depreminin öncesinde bir öncü şok mu? Devamında 5.8'e çıkan bir ana deprem meydana gelebilir mi? Bilemiyoruz. Gerçekten büyük bir deprem kümelenmesi olduğunu görebiliyoruz burada. Çünkü neticede bu, depremin işareti diye... Televizyonlar... Soruyorlar. Arka... Depremle ilgili verileri, EPICA verisini de kapatırsak... Evet, EPICA'yı kapatmam için tekrar Türkiye'ye dönmem lazım. Evet, bu da bayağı bir karışık. Evet, benim bu depremle ilgili söyleyeceklerim bunlar. Bunlar hızlıca verebildiğim bilgiler. EMSC'de... Türkiye ve... Evet. Bu depremi kısaca analiz etmiş olduk bu ders kapsamında.

↑ İçindekilere dön


⚠️ Bu Analiz Tehlikeye Dair Gözlem Üretir, Risk Hesabı Üretmez

Bölüm 2'deki gözlemler (odak mekanizması, katalog tamlığı, b-değeri, deprem kümelenmesi, diri fay izleri) yerin nerede ve ne ölçüde sarsılabileceğine, yani tehlikeye (hazard) dairdir. Risk ise o sarsıntının insanlara ve yapılara ne kaybettireceğidir ve burada hesaplanmamıştır:

  • yerel zemin bilgisi (ör. Vs30, zemin büyütmesi) kullanılmadı;
  • bina envanteri ve yapı performansı değerlendirilmedi;
  • hasar ya da kayıp tahmini yapılmadı.

Deprem tek başına değil, ona hazırlıksız yapılar can alır; bu nedenle tehlike gözlemi, zemin ve bina değerlendirmesiyle birlikte okunmalıdır.

🌍EQ-Live Türkiye — Canlı Deprem ve Sismik Tehlike Haritası

Bölüm 2'deki analizde kullanılan etkileşimli harita, 24 Eylül 2026 Şanlıurfa (Karaköprü) depreminin dış merkezine ortalanmış olarak açılır; bölgedeki artçı depremleri canlı akıştan izleyebilir, b-değeri, gerinim hızı, EPICA tarihsel katalog ve ESHM20/ESRM20 katmanlarını açabilirsiniz.

🔬 Bu Sayfa Neyi İddia Etmiyor?

Bu sayfa bir deprem tahmin aracı değildir; Şanlıurfa depreminin daha büyük bir depremin öncüsü olup olmadığı konusunda hüküm vermez. b-değeri ve katalog tamlığına dair gözlemler, derste canlı olarak yapılmış ön değerlendirmelerdir; tamlığı zamanla değişen ve büyüklükleri homojenleştirilmemiş bir katalog üzerinde yapıldıkları için yayımlanmış bir sismotektonik analizin yerini tutmaz. Vatandaş bildirimli şiddet değerleri, bireysel algıları yansıtır; tek tek binaların hasar durumunu göstermez.

✅ Bu Dersten Sonra Kendinize Sorun

  1. Bu hafta sunacağım makaleyi seçtim mi; onu destekleyen bir-iki çalışmayı buldum mu?
  2. Yapay zekâ ile hazırladığım sunumdaki her bilimsel iddiayı kaynağından kontrol ettim mi?
  3. Bir depremin tektonik mi, insan kaynaklı mı olduğunu ayırt etmek için hangi verilere bakarım?
  4. Ajanslar farklı büyüklük ve derinlik verdiğinde, bu farkın nedenini açıklayabiliyor muyum?
  5. Bir b-değeri değişimini yorumlamadan önce katalog tamlığını kontrol ettim mi?

Veriye Bakmayı Öğrenmek, Dersin Kendisidir

Birinci bölüm dersin araçlarını ve kurallarını koydu; ikinci bölüm bu araçları aynı sabah olmuş gerçek bir depremde kullandı. Ortak ders aynı: kaynağa gitmek, veriyi sorgulamak ve belirsizliği açıkça söylemek.

🤖 Süper Zekâ ve Eğitim ⚡ İnsan Kaynaklı Depremler 📚 Akıllı Kütüphaneler 🎯 Odak Mekanizması 📈 Tamlık ve b-Değeri 🗺️ Haritalanmamış Kaynak

Kaynakça — APA 7
  • Atkinson, G. M., & Wald, D. J. (2007). "Did You Feel It?" intensity data: A surprisingly good measure of earthquake ground motion. Seismological Research Letters, 78(3), 362–368. https://doi.org/10.1785/gssrl.78.3.362
  • Chen, J., & Liu, M. (2024). Correlation between strain rate and seismicity in different tectonic settings. Seismological Research Letters. https://doi.org/10.1785/0220230306
  • Crowley, H., vd. (2021). European Seismic Risk Model (ESRM20) (EFEHR Technical Report 002). https://risk.efehr.org/esrm20/
  • D'Alessandro, A. (2026). Time-dependent magnitude homogenization and its impact on seismic completeness, b-values, and aftershock productivity. Journal of Seismology. https://doi.org/10.1007/s10950-026-10451-y
  • Danciu, L., Giardini, D., Weatherill, G., vd. (2024). The 2020 European Seismic Hazard Model: Overview and results. Natural Hazards and Earth System Sciences, 24(9), 3049–3073. https://doi.org/10.5194/nhess-24-3049-2024
  • Dziewonski, A. M., & Anderson, D. L. (1981). Preliminary reference Earth model. Physics of the Earth and Planetary Interiors, 25(4), 297–356. https://doi.org/10.1016/0031-9201(81)90046-7
  • Emre, Ö., Duman, T. Y., Özalp, S., Şaroğlu, F., Olgun, Ş., Elmacı, H., & Çan, T. (2018). Active fault database of Turkey. Bulletin of Earthquake Engineering, 16(8), 3229–3275. https://doi.org/10.1007/s10518-016-0041-2
  • Guliyev, H. H., & Javanshir, R. J. (2020). Once again on Preliminary Reference Earth Model. Earth and Space Science, 7(3), e2019EA001007. https://doi.org/10.1029/2019EA001007
  • Hough, S. E. (2013). Spatial variability of "Did You Feel It?" intensity data: Insights into sampling biases in historical earthquake intensity distributions. Bulletin of the Seismological Society of America, 103(5). https://doi.org/10.1785/0120120285
  • Karabulut, H., Güvercin, S. E., Hollingsworth, J., & Konca, A. Ö. (2023). Long silence on the East Anatolian Fault Zone (Southern Turkey) ends with devastating double earthquakes (6 February 2023) over a seismic gap. Journal of the Geological Society, jgs2023-021. https://doi.org/10.1144/jgs2023-021
  • Keranen, K. M., Weingarten, M., Abers, G. A., Bekins, B. A., & Ge, S. (2014). Sharp increase in central Oklahoma seismicity since 2008 induced by massive wastewater injection. Science, 345(6195), 448–451. https://doi.org/10.1126/science.1255802
  • McGarr, A., Bekins, B., Burkardt, N., Dewey, J., Earle, P., Ellsworth, W., Ge, S., Hickman, S., Holland, A., Majer, E., Rubinstein, J., & Sheehan, A. (2015). Coping with earthquakes induced by fluid injection. Science, 347(6224), 830–831. https://doi.org/10.1126/science.aaa0494
  • Quitoriano, V., Knodel, E., Wald, D. J., & Loos, S. (2026). The intensity gap: A global analysis of who responds to the crowdsourced "Did You Feel It?" system. Seismological Research Letters. https://doi.org/10.1785/0220250168
  • Rovida, A., Antonucci, A., & Locati, M. (2022). The European Preinstrumental Earthquake Catalogue EPICA, the 1000–1899 catalogue for the European Seismic Hazard Model 2020. Earth System Science Data, 14(12), 5213–5231. https://doi.org/10.5194/essd-14-5213-2022
  • Scordilis, E. M. (2006). Empirical global relations converting MS and mb to moment magnitude. Journal of Seismology, 10(2), 225–236. https://doi.org/10.1007/s10950-006-9012-4
  • Shearer, P. M. (2009). Introduction to seismology (2nd ed.). Cambridge University Press. https://doi.org/10.1017/CBO9780511841552
  • Shumway, A. M., Llenos, A. L., & Shelly, D. R. (2026). Magnitude conversion relations create substantial differences in seismic hazard models. Seismological Research Letters. https://doi.org/10.1785/0220250231
  • Stein, S., & Wysession, M. (2003). An introduction to seismology, earthquakes, and Earth structure. Blackwell Publishing.
  • Styron, R., & Pagani, M. (2020). The GEM Global Active Faults Database. Earthquake Spectra, 36(1_suppl), 160–180. https://doi.org/10.1177/8755293020944182
  • Tan, O. (2021). A homogeneous earthquake catalogue for Turkey. Natural Hazards and Earth System Sciences, 21(7), 2059–2073. https://doi.org/10.5194/nhess-21-2059-2021
  • Walsh, F. R., & Zoback, M. D. (2015). Oklahoma's recent earthquakes and saltwater disposal. Science Advances, 1(5), e1500195. https://doi.org/10.1126/sciadv.1500195
  • Wiemer, S., & Wyss, M. (2000). Minimum magnitude of completeness in earthquake catalogs: Examples from Alaska, the western United States, and Japan. Bulletin of the Seismological Society of America, 90(4), 859–869. https://doi.org/10.1785/0119990114
  • Öncel, A. O., & Wilson, T. H. (2007). Anomalous seismicity preceding the 1999 Izmit event, NW Turkey. Geophysical Journal International, 169(1), 259–270. https://doi.org/10.1111/j.1365-246X.2006.03298.x
  • Öncel, A. O., & Wyss, M. (2000). The major asperities of the 1999 Mw = 7.4 Izmit earthquake defined by the microseismicity of the two decades before it. Geophysical Journal International, 143(3), 501–506. https://doi.org/10.1046/j.1365-246X.2000.00211.x

Comments

Popular posts from this blog