🏚️ Maşallah Uyu, Deprem Değil Binalar Öldürür

Deneme · 2026 Yeniden Yazım
Maşallah Uyu, Deprem Değil Binalar Öldürür
2023'ün Yazısı, 2026'nın Kaynaklarıyla · Eylül 2026
🌐 TR / EN
🔄 Bugün Olsa Nasıl Yazardım?

Maşallah Uyu, Deprem Değil Binalar Öldürür

"Deprem öldürmez, bina öldürür" — bu cümleyi 2 Eylül 2023'te bir gerçek gibi yazmıştım. Bugün onu bir masal olarak görüyorum: rahatlatıcı, ama tek suçluyu işaret ettiği için resmin çoğunu gizleyen bir masal.

🪨 Tek Suçlu Yok 🏗️ Yapı + Zemin + Denetim 📜 TBDY-2018 🌐 6 Şubat 2023 🧭 Kaynak Kontrollü
📅 İlk yayın: 2 Eylül 2023 🔄 Bu sürüm: Eylül 2026 ⏱️ ~8 dk okuma ✍️ Deneme

Yazının Özü

2023'te Kahramanmaraş depreminin hemen ardından "deprem öldürmez, bina öldürür" temalı bir yazı yazmıştım. Üç yıl sonra tezi tersine çeviriyorum: bu cümlenin kendisini bir masal olarak ele alıyorum — okuyucuyu "suçlu binaymış, benimki sağlamsa bana bir şey olmaz" diye rahatça uyutan, tek bir suçlu arayan bir rahatlatma biçimi. 6 Şubat 2023 sonrası sahadan gelen veriler, gerçek tablonun çok daha karmaşık olduğunu gösteriyor: yapı kalitesi, zemin koşulları, denetim, malzeme ve müdahalenin zamanlaması bir arada rol oynuyor. Bu karmaşıklığı afet risk yönetiminin standart Tehlike→Maruziyet→Kırılganlık→Risk→Kayıp zinciriyle ve tek bir soruya ("hangi bina, hangi zeminde, hangi deprem etkisi altında?") bağlıyorum — ayrıca deprem tehlike haritalarının kendisinin taşıdığı bir referans zemin varsayımının, "zemin sabit, bina değişken" kolaycılığına nasıl zemin hazırladığını tartışıyorum.

📍 Kullanım: Genel okuyucu, deprem bölgesinde yaşayanlar, mühendislik/yapı denetimiyle ilgilenen herkes için.

📰 2 Eylül 2023 tarihli orijinalin 2026 güncellemesi. Orijinali oku →
🌍 "Deprem Öldürmez, Bina Öldürür" Neden Bir Masal?

"Korkmayın, deprem kendisi öldürmüyor, mesele bina" demek, aslında rahatlatıcı bir cümledir: bir suçlu bulunmuş, o suçlu sizin evinizden ayrı bir şeydir (kötü yapılmış "başka" binalardır), siz kendi eviniz için "sağlam mı" diye bir kere emin olduğunuzda mesele kapanır. Tam da bu rahatlık, cümleyi bir masala dönüştürüyor. 6 Şubat 2023 sonrasında sahada toplanan veriler, yıkımın tek bir nedene (kötü yapı) indirgenemeyecek kadar çok katmanlı olduğunu gösteriyor.

Malatya ilindeki yapı stokunu 6 Şubat sonrasında tek tek inceleyen bir mühendislik çalışması, çöken ve ayakta kalan binaları karşılaştırıyor — ve bulgu, "iyi bina hayatta kaldı, kötü bina çöktü" gibi temiz bir ikiliğe indirgenemiyor. Yapı kalitesi elbette belirleyici bir etken, ama tek başına değil; aynı çalışma aralığında zemin koşulları, kat düzensizlikleri, yapım dönemi ve denetim geçmişi gibi birbirine karışan çok sayıda değişken birlikte rol oynuyor. "Bina öldürür" demek, bu çok değişkenli tabloyu tek bir kelimeye sıkıştırmak — ve tam da bu sıkıştırma, okuyucuya yanlış bir kesinlik hissi veriyor.

🔬 Scientific Perspective

6 Şubat 2023 deprem dizisinin ardından Malatya ilindeki yapı stokunu inceleyen bir mühendislik çalışması, sahada çöken ve hasar görmeyen binaları karşılaştırmalı olarak değerlendiriyor; bulgular, yıkımın tek bir yapısal özelliğe değil, birbirine karışan birden çok faktöre bağlı olduğunu gösteriyor.

Reference: Özmen, A., İnce, O., Taş, Ö. F., Atar, M., Ozbulut, O. E., & Sayın, E. (2025). Seismic performance assessment of structures in Malatya Province after 6 February 2023 Turkey earthquake sequences. Natural Hazards, 121(5), 5293–5326. doi.org/10.1007/s11069-024-07017-x
🔗 "Tek Suçlu Yok" Tezinin Bilimsel Karşılığı: Risk Zinciri

Afet risk yönetimi literatüründe bu tabloyu tarif eden standart bir çerçeve var — depremin kendisiyle sonucundaki kayıp arasında dört ayrı halka bulunur:

Tehlike
Deprem: yer, büyüklük, olasılık
Maruziyet
O bölgedeki insan, bina, altyapı
Kırılganlık
Yapı, zemin, denetim, sosyoekonomi
Risk
Bu üçünün bileşimi
Kayıp
Gerçekleşen can/mal kaybı

Deprem tek başına risk değildir — o, zincirin sadece ilk halkası (Tehlike). Risk; tehlikenin insanları, yapıları ve yaşam alanlarını ne kadar etkileyebileceğiyle (Maruziyet) ve bunların ne kadar dayanıksız olduğuyla (Kırılganlık) birlikte oluşur. Aynı büyüklükteki deprem, farklı zemin, yapı stoku, nüfus yoğunluğu ve hazırlık düzeyinde tamamen farklı kayıplar yaratabilir — "tek suçlu yok" tezinin bilimsel karşılığı tam olarak bu.

Hangi bina? Hangi zeminde? Hangi deprem etkisi altında? Bu yazının, tek soruya indirgenmiş asıl sorusu
🪨 Aynı Bina Projesi, Farklı Zemin, Farklı Sonuç

Masalın en çabuk çürüdüğü yer burası: "bina öldürür" demek, sanki bina kendi başına, boşlukta duran bir nesneymiş gibi konuşmak. Oysa aynı projeye göre, aynı standartlarla inşa edilmiş yapısal olarak özdeş iki bina bile, altlarındaki zemin farklıysa depremde tamamen farklı davranabiliyor. 6 Şubat 2023 sonrasında yapılan bir mühendislik vaka çalışması, tam olarak bunu — yapısal olarak birbirinin aynısı binaların, farklı zemin koşulları altında farklı sismik davranış sergilediğini — sahadan belgeliyor. Zemin, deprem dalgasını büyütebilir (zemin büyütmesi), yumuşatabilir veya sıvılaştırabilir. Yani "iyi bina = güvenli, kötü bina = tehlikeli" ikiliği bile, zemin bilgisi olmadan anlamsız — masal, ikinci bir masalla (bu sefer "sadece iyi bina yeter" masalıyla) değiştiriliyor.

🔬 Scientific Perspective

2023 Kahramanmaraş depremlerinden bir vaka çalışması, yapısal olarak özdeş binaların altlarındaki yüzeye yakın zemin koşullarına bağlı olarak farklı sismik davranış sergilediğini gösteriyor — yani yıkımı yalnızca yapı kalitesine indirgemek, resmin yarısını görmek anlamına geliyor.

Reference: Tan, M., Atmaca, N., & Atmaca, K. (2026). Influence of subsurface conditions on the seismic behavior of structurally identical buildings: a case study from the 2023 Kahramanmaraş earthquakes. Engineering Failure Analysis, 188, 110629. doi.org/10.1016/j.engfailanal.2026.110629
🎯 Masalın Teknik Kökeni: Referans Zemin Varsayımı

Yıllardır "bina öldürür" cümlesini neredeyse bir tesbih gibi tekrarladık. Bunun bu kadar kolay kurulmasının teknik bir nedeni var: deprem tehlike haritaları — ve TBDY-2018'in dayandığı tasarım spektrumları — belirli bir referans zemin koşulu için hesaplanır. Sahada ölçülmüş bir Vs30 (yüzeyden 30 metre derinliğe kadar ortalama kayma dalgası hızı) verilmediği sürece, bu genellikle sıkı zemin/kayaya yakın bir referans değeri varsayar (NEHRP sınıflandırmasında B/C sınırı, Vs30≈760 m/sn). Yani harita, aksi kanıtlanmadıkça, sanki her parsel bu referans zemine sahipmiş gibi davranır.

Zemin direncini böyle sabit/değişmez kabul edip farkı yalnızca bina direncine yüklemek — deprem kayıplarını açıklarken kolaycılığa teslim olmaktır. Aynı "beklenen" sarsıntı düzeyinde bir bina çökerse, sonuç otomatik olarak "bina zayıfmış" diye okunur; oysa asıl sorun, o parselin gerçek zemininin referans varsayımdan çok daha yumuşak olması ve gerçek sarsıntının haritanın öngördüğünden çok daha şiddetli gerçekleşmesi de olabilir. Risk zincirinin ilk halkası (Tehlike) bile, göründüğü kadar "sabit" ve "tarafsız" değildir.

Kaynak: Kramer, S. L. (1996). Geotechnical Earthquake Engineering. Prentice Hall (zemin sınıflandırması ve referans zemin koşulu kavramı, Bölüm 4).

Yönlendirici Soru

Kendi eviniz için "bina sağlam mı" sorusunu sorarken, "altındaki zemin nasıl" ve "bu bölgede bir deprem nasıl bir etki yaratır" sorularını da soruyor musunuz? (Üçüncü soruya Bölüm 4'te döneceğiz.)

Bu bölümün sonunda bu soruya kendi cevabınızı yeniden değerlendirin.

📜 Yönetmelik Var, Sınav Uygulamada: TBDY-2018

"Güncel ve sağlam standartlar belirliyor" demek kolay — ama bu cümle de kendi içinde küçük bir masal taşıyor: "yönetmelik varsa güvenlik de vardır" varsayımı. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY-2018), AFAD tarafından yayımlanan ve 2019'dan itibaren yürürlükte olan, uluslararası ölçütlerle uyumlu, teknik olarak güçlü bir yönetmelik — bunu söylemek kolay. Asıl mesele, bir yönetmeliğin kâğıt üzerinde var olması ile sahada denetlenerek uygulanması arasındaki farktır. 6 Şubat 2023'te yıkılan binaların önemli bir kısmı, TBDY-2018'den ÖNCE inşa edilmiş yapılardı; bir kısmı ise yönetmeliğe rağmen, denetim ve malzeme kalitesindeki eksiklikler nedeniyle beklenen performansı göstermedi. Burada da suçlu tek bir şey değil — bina, malzemeyi seçen müteahhit, denetleyen kurum, ruhsatı onaylayan belediye, hepsi bir zincirin halkaları. "Bina öldürür" demek, bu zinciri görmezden gelip son halkada durmak.

🔗 Yönetmelik ≠ Uygulama: Sorumluluk Zinciri

TBDY-2018'in kâğıt üzerindeki gücü, ancak aşağıdaki zincirin HER halkası sağlam kalırsa sahaya yansır — zincir tek bir halkada (denetimde, malzemede, ruhsatta) kopabilir:

Tasarım Zemin Etüdü Malzeme Yapım Denetim Ruhsat Kullanım Bakım
💡 Bir Okuyucu Olarak Ne Sorabilirsiniz
  • Oturduğunuz binanın yapı ruhsatı hangi yönetmelik döneminde alındı — TBDY-2018 öncesi mi sonrası mı?
  • Bina için bir yapı denetim raporu mevcut mu; zemin etüdü yapılmış mı?
  • Binanızda zayıf kat, ağır konsol veya düzensiz kat planı gibi görünür riskler var mı?
  • Bölgeniz için güçlendirme (retrofit) bir seçenek mi, maliyeti ve süreci nasıl işliyor?
  • Binamın bulunduğu parsel için zemin ve yerel zemin koşulları hakkında hangi verilere sahibim? Bina güvenliği yalnızca binanın kendisine bakılarak değerlendirilemez — parselin altındaki zeminin özellikleri de bilinmelidir (bkz. Bölüm 2).
🌐 6 Şubat'ı Bu Kadar Yıkıcı Yapan Neydi?

6 Şubat 2023'ün kendi kırılma mekanizmasını uydu verisiyle çözen bir çalışma var. Mw 7,8 ana şok, Doğu Anadolu Fay Zonu'nun 310 km uzunluğunda bir bölümünü, birden fazla "releasing step-over" (fayın yön değiştirdiği, gerilimin yeniden dağıldığı) noktasından geçerek kırdı; birkaç saat sonraki Mw 7,6 artçı ise komşu bir fay segmentinde 150 km'lik ayrı bir kırılma üretti. Bu, tek bir "büyük deprem" değil, birbirini tetikleyen çift bir kırılma dizisiydi. Bu ayrıntı önemli, çünkü "masal" bir de burada devreye giriyor: bazı bölgelerdeki sarsıntı şiddeti, sadece o bölgedeki binaların kalitesinden değil, fayın o noktada nasıl kırıldığından (kayma miktarı, derinlik, yön) da kaynaklanıyordu. Yani aynı "kalitede" bir bina bile, fayın farklı noktalarındaki farklı şiddetler yüzünden farklı sonuçlarla karşılaşabilirdi — deprem, binaya adil davranmıyor.

🔬 Scientific Perspective

Uydu tabanlı optik ve radar görüntüleme (Sentinel) ile GPS verilerini birleştiren bir çalışma, 6 Şubat 2023 depremlerinin kayma dağılımını çözümlüyor: Mw 7,8 ana şok, Doğu Anadolu Fayı'nın 310 km'lik bir bölümünü çok sayıda fay bükümünden geçerek kırmış; Mw 7,6 artçı ise komşu segmentlerde ayrı 150 km'lik bir kırılma üretmiş. Kayma, yüzeyden yaklaşık 15 km derinliğe kadar uzanmış, ancak yüzeye yakın kesimde beklenenden daha az kayma (sığ kayma açığı) gözlenmiş; artçı depremler çoğunlukla fayın büküldüğü ve yüksek kaymalı bölgeleri çevreleyen noktalarda kümelenmiş.

Reference: Barbot, S., Luo, H., Wang, T., Hamiel, Y., Piatibratova, O., Javed, M. T., Braitenberg, C., & Gurbuz, G. (2023). Slip distribution of the February 6, 2023 Mw 7.8 and Mw 7.6, Kahramanmaraş, Turkey earthquake sequence in the East Anatolian Fault Zone. Seismica, 2(3). doi.org/10.26443/seismica.v2i3.502

Bölüm 2'de sorduğumuz soruya şimdi üçüncü boyutu ekleyebiliriz: "hangi bina, hangi zeminde" sorusu, "hangi deprem etkisi altında" ile tamamlanıyor. Aynı bina, aynı zemin, ama fayın o noktada nasıl kırıldığına bağlı olarak farklı şiddetlerle karşılaşabilir — üçüncü halka olmadan resim eksik kalır.

📊 Kayıpları Önceden Kestirebilmek

Erken uyarı (deprem başladıktan sonra dalgalar ulaşmadan önce saniyeler kazandıran sistemler) ayrı bir teknik alan; burada değinmek istediğim ondan farklı bir şey — gerçek zamanlı kayıp/can kaybı tahmini. Bir deprem olduğunda, ilk saatler içinde büyüklüğü, etkilenen bölgedeki yapı stokunun genel durumunu ve nüfus yoğunluğunu birleştirerek olası can kaybını kabaca kestirmek, müdahale ekiplerinin nereye öncelik vereceğine karar vermesinde hayati önemde. 2011 Van depremi, bu tür yöntemlerin gerçek dünyada nasıl çalıştığını (ve nerede yanıldığını) gösteren, üzerinde hâlâ çalışılan bir vaka. Burada bir gerçeği de saklamak istemiyorum: kimin ne zaman enkazdan çıkarıldığı, hangi ekibin hangi bölgeye önce ulaştığı gibi unsurlar, afet müdahalesinin zamanlamasındaki ve saha bilgisindeki belirsizliklere bağlıdır — "her şey bina ve zeminle açıklanır" demek, bu belirsizlik payını da görmezden gelmek olur. Bu, kaderci bir "şans" meselesi değil; müdahale hızını ve isabetini artırmanın da, tıpkı yapı denetimi gibi, yönetilebilir bir risk azaltma alanı olduğu anlamına geliyor.

🔬 Scientific Perspective

2011 Van depremini (M7,1) vaka olarak kullanan bir çalışma, gerçek zamanlı can kaybı tahmini yöntemlerinin performansını, Türkiye'deki ölümcül depremlerin genel örüntüsü içinde değerlendiriyor — amaç, bir deprem olduğunda ilk saatlerde yapılan kayıp tahminlerinin ne ölçüde güvenilir olduğunu ve bu tahminleri neyin (yapı stoku bilgisi, nüfus verisi, saha raporları) belirlediğini ortaya koymak.

Reference: Wyss, M., & Nas, M. (2026). Fatal earthquakes in Türkiye and real-time casualty estimates after the 2011 M7.1 Van earthquake. Natural Hazards, 122(6), Article 271. doi.org/10.1007/s11069-026-07999-w
🛡️ Hazırlık, Erken Bilgi ve Toplumsal Sorumluluk

Bunun somut bir örneği var: EMSC (Euro-Mediterranean Seismological Centre) tarafından geliştirilen LastQuake gibi uygulamalar, bir deprem olduğunda saniyeler içinde milyonlarca kullanıcıya doğrulanmış bilgi ulaştırarak hem paniği hem yanlış bilgi yayılmasını azaltmayı, hem de vatandaşların kendi gözlemlerini (hissedilen sarsıntı, hasar bildirimi) bilim insanlarına aktarmasını hedefliyor. Bu, "halkı bilgilendirmek" cümlesinin bugün karşılığı olan, ölçülebilir bir mühendislik/iletişim sistemi.

🔬 Scientific Perspective

EMSC'nin LastQuake uygulamasını inceleyen bir çalışma, hızlı deprem bilgilendirmesinin (sarsıntı algılandıktan sonraki ilk dakikalarda doğrulanmış konum/büyüklük bilgisi, vatandaş gözlem raporları) küresel ölçekte sismik risk azaltmaya nasıl katkı sağladığını, kullanıcı katılımı ve bilgi yayılım hızı üzerinden değerlendiriyor.

Reference: Bossu, R., Roussel, F., Fallou, L., Landès, M., Steed, R., Mazet-Roux, G., Dupont, A., Frobert, L., & Petersen, L. (2018). LastQuake: From rapid information to global seismic risk reduction. International Journal of Disaster Risk Reduction, 28, 32–42. doi.org/10.1016/j.ijdrr.2018.02.024

Tek başına unutulan bir ölçek daha var: komşu bina. Türkiye'nin çoğu kentinde binalar bitişik nizamla, duvar duvara inşa edilir; deprem sırasında farklı yükseklikteki, farklı dönemde yapılmış komşu binalar birbirine çarpabilir (çarpışma/pounding etkisi) ya da biri diğerinin yıkımını tetikleyebilir. Yani "benim binam sağlam" demek bile tek başına yetmiyor — sokağın, mahallenin, kentsel dokunun bütünü de hesaba katılmalı. Bireysel güvenlik sorusu, er ya da geç kentsel risk sorusuna çıkıyor.

Son Düşünce

"Maşallah uyu" — bir masalı dinledikten sonra gelen o rahat uyku. Oysa deprem bize yalnızca yerin sarsıldığını değil, bildiğimizi sandığımız şeyleri yeniden sorgulamamız gerektiğini de hatırlatır. "Benim binam sağlam" demek tek başına yetmez. Asıl soru şudur: hangi bina, hangi zeminde, hangi deprem etkisi altında?

Deprem farkındalığının amacı, enkaz altında gerçeği fark etmeyi beklemek değil — yaşarken uyanık kalmayı sağlamaktır. Çünkü depremi durduramayız; ama tehlikeyi anlayabilir, kırılganlığımızı azaltabilir ve tedbir alabiliriz.

Gaflet → Uyuşma → Sarsılma → Uyanış → Tedbir

Masal, tek bir suçlu ister. Gerçek ise birbirine bağlı bir zincir ister. Geriye şu soru kalır: masalın bittiği yerde mi uyanıyoruz, yoksa masal devam ederken mi?

📚 Sonuç

"Deprem öldürmez, bina öldürür" — bu cümle bir masal, yanlış olduğu için değil, çok kolay geldiği için. Tek bir suçlu (kötü bina) bulmak, okuyucuya "benim binam sağlamsa güvendeyim" diye rahatça uyuma izni veriyor; oysa 6 Şubat 2023 sonrası sahadan gelen veriler, aynı kalitedeki binaların bile farklı zeminde, farklı fay mesafesinde, farklı denetim geçmişiyle ve afet müdahalesinin zamanlamasındaki belirsizliklerle çok farklı sonuçlar doğurduğunu gösteriyor. Yönetmelik (TBDY-2018) var; ama yönetmelik de tek başına yeterli değil — malzemeyi seçen, denetleyen, ruhsatı onaylayan herkes bu zincirin bir halkası. Hepsini birleştiren tek bir soru var: hangi bina, hangi zeminde, hangi deprem etkisi altında?

Masal, tek bir suçlu ister. Gerçek, bir zincir ister — ve o zincirin her halkasında bizim de bir payımız var.

Depreme hazırlanmak, korkuyla uyanmak değil; masala güvenmeden yaşamaktır.

📖 Terimler Sözlüğü

Bu yazı boyunca geçen teknik terimlerin kısa tanımları.

TBDY-2018 (Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği): AFAD tarafından yayımlanan, 2019'dan itibaren yürürlükte olan güncel ulusal deprem yapı yönetmeliği (bkz. Bölüm 3).

Zemin büyütmesi (site amplification): Yüzeye yakın yumuşak zemin katmanlarının, altlarından gelen deprem dalgasının genliğini artırması; aynı depremde farklı zeminlerdeki binaların farklı sarsıntı düzeyi yaşamasının başlıca nedenlerinden biri (bkz. Bölüm 2).

Vs30: Yüzeyden 30 metre derinliğe kadar kayma (S) dalgasının ortalama yayılım hızı; bir parselin zemin sınıfını (yumuşak/sert, kaya/toprak) belirlemede standart ölçüt (bkz. Bölüm 2).

Referans zemin koşulu: Deprem tehlike haritalarının ve tasarım spektrumlarının, sahaya özgü bir Vs30 ölçümü yokluğunda varsaydığı standart/genellikle sıkı zemin koşulu (NEHRP B/C sınırı, Vs30≈760 m/sn) — gerçek saha koşulu bundan sapabilir (bkz. Bölüm 2).

Yapısal performans değerlendirmesi: Bir depremden sonra binaların hasar düzeyini, çökme nedenlerini ve yapısal zafiyetleri sahada inceleyen mühendislik çalışması türü (bkz. Bölüm 1).

Tehlike / Maruziyet / Kırılganlık / Risk / Kayıp: Afet risk yönetiminin standart zinciri — Tehlike depremin kendisi (yer, büyüklük, olasılık); Maruziyet o tehlikenin etki alanındaki insan/bina/altyapı; Kırılganlık bunların ne kadar dayanıksız olduğu (yapı, zemin, denetim); Risk bu üçünün bileşimi; Kayıp ise gerçekleşen sonuç (bkz. Bölüm 1).

Sorumluluk zinciri: Bir binanın güvenliğini belirleyen, tasarımdan bakıma kadar uzanan halkalar dizisi (tasarım, zemin etüdü, malzeme, yapım, denetim, ruhsat, kullanım, bakım) — zincir tek bir halkada kopabilir (bkz. Bölüm 3).

Çarpışma etkisi (pounding) / bitişik nizam: Bitişik düzende inşa edilmiş, farklı yükseklik veya dönemdeki komşu binaların deprem sırasında birbirine çarpması ya da birinin diğerinin yıkımını tetiklemesi; bireysel bina güvenliğinin kentsel dokudan bağımsız düşünülemeyeceğini gösteren bir örnek (bkz. Bölüm 6).

Moment magnitüdü (Mw): Bir depremin serbest bıraktığı toplam enerjiyi, fayın kırılan alanı ve kayma miktarına dayanarak ölçen, günümüzde standart kabul edilen büyüklük ölçeği (bkz. Bölüm 4).

Kayma dağılımı (slip distribution): Bir deprem sırasında fay düzlemi üzerindeki hareketin (kaymanın) derinlik ve konuma göre nasıl dağıldığını gösteren, genellikle uydu/GPS verisiyle modellenen harita (bkz. Bölüm 4).

Releasing step-over: Bir fay hattının kesintiye uğrayıp yakın bir başka fay segmentine "atladığı", gerilimin yeniden dağıldığı geometrik dönüm noktası (bkz. Bölüm 4).

Doğu Anadolu Fay Zonu (DAFZ): 6 Şubat 2023 depremlerinin kaynağı olan, sol yönlü doğrultu atımlı büyük bir fay sistemi (bkz. Bölüm 4).

Gerçek zamanlı kayıp/can kaybı tahmini: Bir deprem sonrası ilk saatlerde, büyüklük/nüfus/yapı stoku verilerini birleştirerek olası can kaybı ve hasarı kabaca kestiren yöntemler; afet müdahalesinde önceliklendirmeye yardımcı olur (bkz. Bölüm 5).

Yapı denetim sistemi: Bir binanın tasarım ve inşaat aşamalarının, yürürlükteki yönetmeliğe (ör. TBDY-2018) uygunluğunun bağımsız kuruluşlarca sahada kontrol edilmesi süreci (bkz. Bölüm 3).

📚 Kaynakça / References
  1. Özmen, A., İnce, O., Taş, Ö. F., Atar, M., Ozbulut, O. E., & Sayın, E. (2025). Seismic performance assessment of structures in Malatya Province after 6 February 2023 Turkey earthquake sequences. Natural Hazards, 121(5), 5293–5326. doi.org/10.1007/s11069-024-07017-x
  2. Tan, M., Atmaca, N., & Atmaca, K. (2026). Influence of subsurface conditions on the seismic behavior of structurally identical buildings: a case study from the 2023 Kahramanmaraş earthquakes. Engineering Failure Analysis, 188, 110629. doi.org/10.1016/j.engfailanal.2026.110629
  3. Barbot, S., Luo, H., Wang, T., Hamiel, Y., Piatibratova, O., Javed, M. T., Braitenberg, C., & Gurbuz, G. (2023). Slip distribution of the February 6, 2023 Mw 7.8 and Mw 7.6, Kahramanmaraş, Turkey earthquake sequence in the East Anatolian Fault Zone. Seismica, 2(3). doi.org/10.26443/seismica.v2i3.502
  4. Wyss, M., & Nas, M. (2026). Fatal earthquakes in Türkiye and real-time casualty estimates after the 2011 M7.1 Van earthquake. Natural Hazards, 122(6), Article 271. doi.org/10.1007/s11069-026-07999-w
  5. Bossu, R., Roussel, F., Fallou, L., Landès, M., Steed, R., Mazet-Roux, G., Dupont, A., Frobert, L., & Petersen, L. (2018). LastQuake: From rapid information to global seismic risk reduction. International Journal of Disaster Risk Reduction, 28, 32–42. doi.org/10.1016/j.ijdrr.2018.02.024
  6. AFAD — Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı. (2018). Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY-2018). T.C. İçişleri Bakanlığı.
  7. Kramer, S. L. (1996). Geotechnical Earthquake Engineering. Prentice Hall.

Not: İlk beş kaynak kullanıcının kişisel Zotero kütüphanesinde bulundu (Referans-Kitaplar/zotero_arastir.py ile, 2026-09-02) ve Crossref API üzerinden yazar sırası/cilt/sayı/sayfa bilgisi doğrulandı. Orijinal 2023 yazısındaki iki kaynak (Smith & Jones 2021; Brown ve ark. 2020) WebSearch ile doğrulanamadığı için bu sürümde tamamen çıkarıldı.

🔗 İlgili Önceki Yazılar
  1. Beyond the Fault: Earthquake Risk, Ground Conditions and Building Safety — zemin koşulları ve bina güvenliği arasındaki ilişki üzerine.
  2. TRT Radyo 1 — Deprem Güvenliği Zeminle Başlar — zemin, bina ve ikisinin depremde birlikte nasıl davrandığı üzerine.
  3. Earthquake Risk in Türkiye: 2023 Interview Revisited in 2026 — 2023 tarihli bir röportajın 2026 güncel bilimsel bilgiyle yeniden değerlendirilmesi; bu yazıyla aynı yöntemi izliyor.
  4. Deprem Bilinci ve Risk Azaltma — zemin analizi, risk haritalama ve yedi adımlı hazırlık çerçevesi.
  5. 27 Years After the 1999 Earthquake — 17 Ağustos 1999 İzmit depreminin yıl dönümünde Marmara'nın deprem riski ve hazırlığı üzerine.
📤
PDF / Word olarak dışa aktar
Times New Roman · Akademik format
Kaynak kontrollü, 2026'da yeniden yazılmış bir deneme
🌍
Prof. Dr. Ali Osman Öncel
Deprem Sismolojisti · Jeofizik Mühendisi · İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa
Edinburgh'dan İstanbul'a; yer altı verisinden saha anlatılarına — bilim ve insanları buluşturan bir araştırmacının yolculuğu.
🔗 aliosmanoncel.blogspot.com 🏛️ İÜC Jeofizik 👤 Hakkımda

Comments

Popular posts from this blog