Ottawa'ya Yolculuk: Kanada'da Yeni Bir Hayat Başlangıcı

Kanada’da Göçmen Olmak: 24 Yıl Sonra Hâlâ Aklımda Kalanlar

2000’li yılların başında NRCAN bursuyla Ottawa’ya gittiğimizde, Kanada’nın göçmen dostu yapısı, güçlü sosyal sistemi ve çok kültürlülüğüyle tanıştık. Work permit süreci zorlu olsa da, iki dil politikası, ücretsiz sağlık sistemi, kira+enerji paketi gibi uygulamalar bize çok şey öğretti. Toplumun her ferdinin deprem bilinci, erken uyarı sistemleri ve sismik izolasyon gibi önlemlerle hayata hazır olması beni derinden etkilemişti. 24 yıl sonra bu deneyimler Türkiye’ye hâlâ yol gösteriyor.

Şimdi (2025) durum nedir?
Kanada hâlâ dünyanın en çok göçmen alan ülkelerinden biri. 2024’te 500.000’den fazla yeni daimi ikamet verildi. Express Entry sistemiyle nitelikli iş gücü başvuruları ortalama 6 ayda sonuçlanıyor. Türkiye’den Kanada’ya göç son 5 yılda %200 arttı. Ottawa’da yabancı doğumlu nüfus oranı %30’u geçti. Göçmenlik politikaları hâlâ oldukça liberal ama konut krizi nedeniyle bazı şehirlerde geçici kısıtlamalar getirildi.
Think Zone: Türkiye, Kanada’nın 2000’lerdeki göçmen entegrasyon politikasını bugün birebir uygulasa, son 24 yıldaki beyin göçü tersine döner mi?
(0 yorum)

2001-2002’de NRCAN bursunu kazandıktan sonra ailemle Ottawa’ya taşındık. Deprem bilimi üzerine doktora sonrası çalışacaktım. Kanada’ya adım attığımız anda karşılaştığımız düzen, o dönemin Türkiye’siyle kıyaslanamaz düzeydeydi. Sokaklarda kimse kimseyi yadırgamıyor, farklı kökenlerden insanlar doğal şekilde bir aradaydı. Devlet daireleri hızlı ve şeffaftı. İlk günler hem heyecan hem de kültür şokuyla geçti. 24 yıl sonra hâlâ o ilk intibayı unutamıyorum.

Şimdi (2025) durum nedir?
Kanada’da doktora sonrası araştırmacı pozisyonları hâlâ çok cazip. Ortalama maaş 60.000–90.000 CAD arasında. Türkiye’den giden bilim insanı sayısı son 10 yılda %350 arttı. Post-doc vizesi 3 yıla kadar uzatılabiliyor ve sonrasında PR (daimi ikamet) yolu çok açık. Ottawa’da üniversite-devlet iş birliği daha da güçlendi; yapay zeka ve iklim değişikliği araştırmaları ön planda.
Think Zone: Bir yabancı araştırmacı Türkiye’ye geldiğinde kendini “değerli misafir” değil de “geçici işçi” gibi hissediyorsa, bu uzun vadede bilimsel rekabet gücümüzü nasıl etkiler?
(0 yorum)

Tüm işlemler Ankara’daki Kanada Büyükelçiliği üzerinden yapıldı. Work permit uzun sürse de şeffaftı. İlk 90 gün devlet sağlık sigortası (OHIP) kapsamına girmedik; özel sigorta zorunluydu. Vize memuruyla yaptığımız görüşme son derece nazikti. Kanada’ya girişte sınır görevlisi “Welcome home” demişti. Bu cümle hâlâ kulaklarımda çınlıyor. O yıllarda Türkiye’den Kanada’ya giden akademisyen sayısı çok azdı.

Şimdi (2025) durum nedir?
Work permit başvuruları artık tamamen online ve biyometrik. Ortalama işlem süresi 2-8 hafta. IEC programı ile 35 yaşına kadar genç Türkler 2 yıl açık çalışma izni alabiliyor. Express Entry ile PR başvuruları 6 ayda sonuçlanıyor. Türkiye’den başvuru sayısı son 5 yılda %180 arttı. İlk 90 gün özel sigorta zorunluluğu hâlâ devam ediyor.
Think Zone: Kanada work permit’i 2-3 hafta içinde verirken bizde 6-12 ay sürüyorsa, nitelikli yabancı bilim insanı Türkiye’yi tercih eder mi?
(0 yorum)

Ev Bulma ve Komşuluk

NRCAN Seismology ofisi yakınındaki otelde kaldık. Danışmanım John Adams beni Çinli bilim insanı Shutian Ma ile aynı odaya yerleştirmişti. Shutian ev bulmada çok yardımcı oldu. Sonunda Frank Street’te şehir merkezine yakın bir “one bedroom” daire bulduk. Kira bedeline elektrik, su, ısınma dahil olduğu için tek faturayla tüm temel giderler karşılanıyordu. Kapı komşumuz Türkçe konuşan Ermeni kökenli bir çiftti. İlk hafta sonu bize ev yapımı dolma getirmişlerdi – Kanada’da bile Türk misafirperverliğini bulmuştuk.

Günlük Hayat

Merkezi kütüphane sabah açılırken evsiz insanlar da kapıda bekliyordu. Otobüs şoförü türbanlı bir Sikh’ti; kimse yadırgamıyordu.

Şimdi (2025) durum nedir?
Frank Street ve çevresi artık Ottawa’nın en pahalı bölgelerinden biri. 1+1 daire kiraları 2.400–3.600 CAD arasında (2001’de 800–1.200 CAD idi). Bölgede yaşayanların %60’ı genç profesyoneller ve uluslararası öğrenciler. Ermeni kökenli Türk komşu yerine Ukraynalı, Hintli, Çinli ve Arap aileler ağırlıkta. Merkezi kütüphane hâlâ evsizler için önemli bir sığınak ama artık 7/24 açık değil. Otobüs şoförleri elektrikli araç kullanıyor ve çeşitlilik daha da artmış durumda.
Think Zone: Bir apartmanda farklı kökenlerden insanlar doğal şekilde komşuyken, bizde hâlâ gerginlik varsa, çok kültürlülük hedefimiz gerçekçi mi?
(0 yorum)

Türbanlı Sikh otobüs şoförü, kütüphanedeki evsizler, farklı dillerde konuşan insanlar… Kanada’da kimse kimseyi yadırgamıyordu. Türkçe konuşan Ermeni komşumuz, Hintli market sahibi, Çinli sınıf arkadaşım… Hepsi günlük hayatın parçasıydı. Devlet dairelerinde bile çok dilli hizmet vardı. Bu çeşitlilik bana ilk başta şaşırtıcı gelse de kısa sürede normal gelmeye başladı. Kanada’da “farklı olmak” diye bir kavram yoktu.

Şimdi (2025) durum nedir?
Ottawa nüfusunun %30’u göçmen kökenli (2001’de %22). Türbanlı Sikh otobüs şoförü hâlâ var ama şimdi elektrikli otobüs sürüyor. Arapça, Pencapça, Mandarin ve Tagalog dilleri sokakta çok daha sık duyuluyor. Kamusal alanda dini semboller tamamen serbest. Ottawa Belediyesi 40’tan fazla dilde hizmet veriyor. Göçmen festivalleri (Caribbean Carnival, Latin Fest, Turkish Festival) artık şehrin en büyük etkinlikleri arasında.
Think Zone: Türkiye’de farklı inanç ve kökenlerden insanlar kamusal alanda özgürce var olabilse, sosyal barışımız nasıl değişirdi?
(0 yorum)

Kamu sektöründe çalışmak için İngilizce + Fransızca bilmek (bilingualism) şarttı. Tek dilli olmak çoğu pozisyonu kapatıyordu. Çocuklarımız Elgin Public School’a başladı; sistem göçmen çocuklarını çok hızlı entegre ediyordu. Okulda hem İngilizce hem Fransızca eğitim veriliyordu. Öğretmenler farklı kökenlerden geliyordu. Devlet, dil kurslarını ücretsiz sunuyordu. Bu sistem sayesinde çocuklar kısa sürede iki dili akıcı konuşmaya başladı.

Şimdi (2025) durum nedir?
Federal kamu pozisyonlarının %95’inde bilingualism hâlâ zorunlu. Ottawa’da devlet okullarında 3. dil (Arapça, Mandarin, İspanyolca, Pencapça) seçmeli ders olarak eklendi. Göçmen çocuk oranı ilkokullarda %45’e ulaştı. Fransızca immersion programları çok popüler. Ottawa Üniversitesi ve Carleton Üniversitesi uluslararası öğrenci oranı %25’in üzerinde. Türkçe ders veren birkaç özel okul ve hafta sonu okulu da açıldı.
Think Zone: Türkiye’de kamu ve özel sektörde ikinci bir yabancı dil zorunlu olsa nitelik seviyemiz ne kadar yükselirdi?
(0 yorum)

Work permit ile ilk 3 ay devlet sağlık sigortasına dahil değildik; özel sigorta yaptırdık. 90 gün sonra OHIP kapsamına girdik ve tüm sağlık hizmetleri ücretsiz oldu. Aile hekimi bulmak çok kolaydı. Hastanelerde sıra beklemeden muayene olabiliyorduk. Reçeteli ilaçlar çok ucuzdu. Acil servisler 7/24 çalışıyordu. Sağlık sistemi tamamen vergilerle finanse ediliyordu.

Şimdi (2025) durum nedir?
OHIP hâlâ ücretsiz ama aile hekimi bulma süresi 6–24 aya çıktı. Tele-tıp ve online randevu sistemi çok yaygınlaştı. Yeni göçmenler ilk 90 gün özel sigorta yaptırmak zorunda. Acil servisler ücretsiz ama ameliyat bekleme süreleri bazı branşlarda 12-18 ay. Ontario hükümeti 2024’te 2.000 yeni doktor ve 10.000 hemşire alımı yaptı ama talep hâlâ yüksek. Eczane ilaçları hâlâ çok ucuz (bir kutu ilaç 10-15 CAD).
Think Zone: Türkiye aynı sistemi uygulasaydı sağlık turizmi gelirleri mi artar, bütçe mi zorlanırdı?
(0 yorum)

580–601 Booth Street Kompleksi

2001-2002 döneminde burada deprem bilimi üzerine çalıştım. Kanada’nın ulusal jeofizik veri merkeziydi. Deprem kayıtları, gravite ve manyetik ölçümler burada toplanıyordu. Ofiste 20’den fazla ülkeden bilim insanı vardı. Haftada bir seminer düzenleniyordu. Veri paylaşımı tamamen açıktı. Laboratuvarlar son teknolojiydi. Kanada Jeolojik Survey’in bir parçası olan bu merkez, Kuzey Amerika’nın en büyük sismik veri arşivine sahipti.

Şimdi (2025) durum nedir?
Booth Street kompleksi hâlâ aktif ama ana jeofizik birimler 2020’lerden itibaren 330 Sparks Street’e taşındı. Tüm deprem, gravite ve manyetik veriler artık açık erişimde (open.canada.ca). Kanada Ulusal Sismik Ağ 150’den fazla yeni geniş bant istasyonla genişletildi. Deprem erken uyarı sistemi 2023’te British Columbia’da devreye girdi, 2026’da Ontario’ya gelecek. NRCan’da çalışan Türk bilim insanı sayısı 15’i geçti.

NRCan Booth Street – Her sabah geldiğim yer

(0 yorum)

2001–2002 deneyimlerimle 2025 Kanada’sı arasında önemli farklar var:

  • Kira fiyatları 3 kat arttı
  • NRCan’ın bir kısmı taşındı, veri arşivi açık erişime açıldı
  • Express Entry sistemi nitelikli göçmeni hızlandırdı
  • Ottawa nüfusunun %30’u göçmen kökenli
  • Sağlık sistemi ücretsiz ama bekleme süreleri uzadı
  • Teknoloji: 2001’de kağıt formlar → 2025’te her şey online ve biyometrik
(0 yorum)
  • Kanada’da Ev Kiralama Rehberi
  • Ottawa’da Hayat

Kanada bize sadece düzeni değil, bir toplumun insanı nasıl “rahatlattığını” öğretti. Göçmenliği “yük” değil “fırsat” olarak gören bir sistem, herkesin kazanmasını sağlıyor. Deprem bilinci, erken uyarı sistemleri, sismik izolasyon gibi uygulamalarla Kanada’da deprem öldürmüyor. Türkiye de aynı bilinç ve yatırımla bu seviyeye gelebilir. Umarım 2001’de tanıştığım bu düzen, bir gün Türkiye’de de hayata geçer.

Şimdi (2025) durum nedir?
Kanada’da 7+ büyüklüğündeki depremlerde ölüm oranı neredeyse sıfır. Erken uyarı sistemi ülke genelinde yaygınlaşıyor. Yeni yapılan tüm kamu binaları sismik izolasyonlu. Türkiye’de ise 2023 Kahramanmaraş depremlerinden sonra hâlâ yeterli ilerleme kaydedilemedi. Kanada modeli bize net bir yol haritası sunuyor.
Think Zone: Kanada modeli bize şunu öğretiyor: Göçmeni “yük” değil “kaynak” görürsen ülke kazanır. Türkiye bu zihniyet değişikliğini 2035’e kadar yapamazsa, bir nesil daha beyin göçüyle mi kaybeder?
(0 yorum)

© 2025 – Ali Osman Çelik | Kanada Göçmen Deneyimi

Comments