Toplumun Yıkılan Güven Duvarları: Sismolojik Bir Yaklaşım

Toplumun Yıkılan Güven Duvarları
Sismolojik Bir Yaklaşım

Kelish Karikatürü
İkon 1 İkon 2

Deprem öldürmez, bina öldürür. Toplum da aynı şekilde yıkılmaz; denetimsizlik, rant hırsı, vurdumduymazlık ve bilgisizlik öldürür. Bu yazı, karikatürlerde sıkça resmedilen bu toplumsal “sismik zayıflıkları” sismoloji bilimi ışığında analiz ediyor ve sağlam güven duvarlarını yeniden nasıl inşa edeceğimizi tartışıyor.

Think Zone: Bir karikatürde yıkılan bina sadece beton değil, aynı zamanda toplumun güven duvarlarıdır. Peki bu duvarları kim yıktı?

Toplumların çöküşü yalnızca fiziksel yapılarla sınırlı değildir. Denetimsizlik, rant hırsı, vurdumduymazlık ve bilgisizlik gibi görünmez sarsıntılar, güven duvarlarını yavaş yavaş aşındırır. Karikatürler bu gerçekliği abartılı ama çarpıcı bir şekilde gözler önüne serer.

Think Zone: “Deprem öldürmez, bina öldürür” diyoruz. Peki toplumun çöküşünde suçlu kim: Yer hareketi mi, yoksa yıllarca göz ardı edilen yapısal zayıflıklar mı?

Sismolojide her büyük çöküşün öncesi küçük sarsıntılarla doludur. Toplumda da aynıdır: denetimsizlik düşük kaliteli malzeme gibidir, rant hırsı taşıyıcı kolonları kesmek gibidir, vurdumduymazlık ise fay hattı üzerinde bina dikmekle eşdeğerdir.

Bu görünmez depremler bir anda değil, yıllarca biriken stresle yıkıcı olur. En büyük artçı şok ise güven kaybıdır.
Think Zone: Bir toplumun fay hattı neresidir? Rant mı, cehalet mi, yoksa “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” anlayışı mı?

Karikatürler teşhisi çok iyi koyar ama genellikle reçete yazmaz. Oysa çözüm bellidir:

  • Gerçek denetim: Sadece yasa değil, uygulayan ve cezalandıran mekanizmalar.
  • Eğitim ve bilinç: Anaokulundan itibaren afet ve etik bilinci.
  • İnsan odaklı değerler: Kar değil, can önceliği.
Japonya’da her felaketten sonra yönetmelik güncellenir. Bizde ise aynı karikatürler 30 yıldır aynı sorunları anlatıyor.
Think Zone: Aynı karikatürü 10 yıl sonra tekrar görmek istemiyorsak, bugün neyi değiştirmeliyiz?

“Deprem öldürmez, yetersiz yapılaşma öldürür” sözü sadece mühendislik için geçerli değildir. Siyasetçi, bürokrat, müteahhit, vatandaş… Herkesin kolonu vardır. Çöküş, bir kişinin ihmaliyle değil, kolektif sessizlikle başlar.

Think Zone: Kaç kişi “benim binam sağlam” diyerek komşusunun riskli binasına sessiz kalıyor?

Her çöküş bir fırsattır. Daha sağlam duvarlar için:

  • Şeffaflık ve hesap verebilirlik
  • İnsan odaklı politikalar
  • Bilim ve veri temelli kararlar
  • Dayanışma ve adalet
Think Zone: Enkaz kaldırmak yetmez. Enkazdan daha adaletli, daha şeffaf ve daha dayanıklı bir toplum çıkarabilir miyiz?
  • Deprem ve Toplumsal Sorumluluk
  • Denetimsizlik ve Çöküş
  • Kelish’in Karikatürü Üzerine
Think Zone: Bu videolarda anlatılanlar hâlâ güncel mi, yoksa 2030’da gülüp geçeceğimiz şeyler mi olacak?

Depremler doğaldır, ancak yıkım doğal değildir. Her karikatür, her enkaz fotoğrafı, her bilimsel rapor aslında aynı gerçeği hatırlatır: Toplumun güven duvarları bilim, etik, denetim ve dayanışma ile ayakta kalır.

Bu yazı, sismolojik bir bakış açısıyla görünmeyen toplumsal fay hatlarını, kırılma noktalarını ve çözüm yollarını anlattı. Çünkü asıl deprem, bina çöktüğünde değil; güven çöktüğünde başlar.

Think Zone: Bir sonraki depremi durduramayız…
Ama bir sonraki yıkımı durdurabiliriz. Bugün hangi taşı yerine koyacağız?

Comments