✨ Kanuni ve Yahya Efendi – “Neme Lazım Be Sultanım”
https://youtu.be/_O5AzZjkTu0
Prof. Dr. Ali Osman Öncel’in anlatımıyla “Neme Lazım Be Sultanım” kıssasının tamamı. Kanuni’nin endişesi, Yahya Efendi’nin kısa cevabı ve devletin çöküşüne dair derin uyarılar bu videoda özetleniyor.
“Neme Lazım Be Sultanım!” – Bir Devletin Çöküş Reçetesi
Prof. Dr. Ali Osman Öncel
İstanbul Üniversitesi–Cerrahpaşa
Kanuni Sultan Süleyman, Osmanlı İmparatorluğu’nun en parlak döneminde, fetihlerin ve zenginliğin zirvesinde olmasına rağmen devletin geleceği hakkında derin endişeler taşıyordu. Bu endişeler onu, süt kardeşi ve dönemin büyük âlimlerinden Yahya Efendi’ye bir mektup yazmaya yöneltti. Mektupta şu sorular yer alıyordu: “Bir devlet hangi sebeplerle çöker? Osmanlı Devleti’nin de sonu gelir mi? Bu felakete hangi hatalar yol açar?” Bu sorular, bir hükümdarın gücünün zirvesindeyken bile ne kadar ileri görüşlü ve sorumluluk sahibi olduğunu göstermektedir.
Yahya Efendi’nin Kanuni’ye gönderdiği cevap sadece dört kelimeden ibaretti: “Neme lazım be Sultanım!” Bu kısa ve görünüşte umursamaz cevap, Kanuni’yi derinden etkiledi. Öyle ki, Sultan hemen atına atlayıp Beşiktaş’taki dergâha gitti ve bu dört kelimenin ardındaki hikmeti yüz yüze öğrenmek istedi. Bu olay, bazen en derin hakikatlerin en kısa cümlelerle ifade edilebileceğini göstermektedir.
Yahya Efendi, Kanuni’ye şöyle açıkladı: “Bir devlette zulüm çoğalırsa, haksızlıklar ayyuka çıkarsa, herkes ‘neme lazım’ diyerek susarsa, koyunları kurtlar değil de çobanlar yerse, âlimler susarsa, fakirin feryadı göğe yükselir de kulak veren olmazsa… işte o devlet yıkılmaya mahkûmdur Sultanım!” Bu sözler üzerine Kanuni gözyaşlarını tutamamış ve “Beni uyaran bir dostum olduğu için Allah’a şükrediyorum” demiştir.
Bu 500 yıllık kıssa, bugün hâlâ geçerliliğini korumaktadır. Bir toplumda “neme lazım” anlayışı yaygınlaşıyorsa, adalete güven azalıyorsa, yöneticiler eleştiriye kulak tıkıyorsa, aydınlar ve bilge kişiler susuyorsa, yoksulların feryadı duyulmuyorsa, o toplumun temel taşları sarsılıyor demektir. Adaletin zayıfladığı yerde ne ordu, ne ekonomi, ne de teknoloji toplumu ayakta tutabilir. En büyük tehlike dış tehdit değil, içteki duyarsızlıktır.
Ek Videolar:
Kanuni Sultan Süleyman, at the peak of the Ottoman Empire’s glory, was deeply concerned about the future of the state despite conquests and wealth. He wrote a letter to his milk brother Yahya Efendi, asking: “What causes a state to collapse? Will the Ottoman Empire also come to an end? What mistakes lead to this disaster?”
Yahya Efendi’s reply was just four words: “Neme lazım be Sultanım!” (What does it matter to me, my Sultan!). This short answer moved Kanuni so much that he immediately rode to the dervish lodge in Beşiktaş to learn its wisdom in person.
Yahya Efendi explained: “If injustice multiplies, if everyone remains silent saying ‘what does it matter to me’, if shepherds devour the sheep instead of wolves, if scholars stay silent, if the cries of the poor go unheard… then that state is doomed, my Sultan!” Upon hearing this, Kanuni wept and thanked God for having a friend who warned him.
This 500-year-old story remains relevant today: The greatest enemy of a society is not external forces, but the internal “what does it matter to me” culture and loss of justice.
Comments
Post a Comment