🏢 Asansörde Başlayan Bir Bağ Kurma Anı
Asansörde Başlayan Bir YolculukLITERATURE-SUPPORTED
NETWORKING, DEPREM BİLİNCİ VE PROFESYONEL İLETİŞİM
Prof. Dr. Ali Osman Öncel · İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa
1.1. Sıradan Bir An, Olağanüstü Bir Perspektif
Bu sabah, İstanbul'un yoğun iş merkezlerinden birinde, sıradan gibi görünen bir anın nasıl çok katmanlı bir deneyime dönüşebileceğine tanık oldum. Ziyaret edeceğim kurum, bir rezidans kompleksinin içinde yer alıyordu—tipik bir kentsel karma kullanım yapısı. İkinci kata çıkmak için asansörü beklerken, güvenlik görevlisine "Asansör neden bu kadar geç geliyor?" diye sordum. Yanıt beklendiği gibiydi: "Sabah saatleri yoğun oluyor."
1.2. Yapı Güvenliği ve Risk Farkındalığı
Bu basit etkileşim sırasında, mesleki reflekslerim devreye girdi. Bir sismolog olarak, yapı içi dikey sirkülasyonun sadece bir ulaşım meselesi olmadığını biliyorum. Asansör sistemleri, modern yapıların hayati bileşenleridir ve deprem sonrası işlevsellik açısından kritik öneme sahiptir. Son yıllardaki çalışmaların gösterdiği üzere, yüksek katlı binalarda deprem anında ve sonrasında asansör sistemlerinin güvenilirliği, hem tahliye süreçlerini hem de yapısal direnci doğrudan etkiler (modified after: recent seismic engineering studies, 2023-2025). Türkiye gibi aktif sismik bölgelerde, günlük rutinlerimizin içinde bile risk farkındalığı taşımak, toplumsal dayanıklılığın ilk adımıdır.
2.1. Kişisel Alan ve Yapısal Yoğunluk
Asansör nihayet geldi. Kapılar açıldığında içeri baktığımda, kabinenin oldukça küçük olduğunu fark ettim. Kuzey Amerika'da yaşadığım yıllarda alıştığım "personal space" (kişisel alan) normlarından çok uzaktı. Dört kişi olarak sıkışık bir şekilde içeri girdik. Bu an, sadece kültürel bir gözlem değil, aynı zamanda yapısal ve psikolojik bir gerçekliğin yansımasıydı.
2.2. Tahliye Kapasitesi ve Afet Senaryoları
Deprem mühendisliği literatüründe, binaların kullanıcı yoğunluğu ve tahliye kapasitesi, afet senaryolarında can kaybını doğrudan etkileyen faktörlerdir. Türkiye'deki mevcut yapı stoğunun önemli bir kısmı, modern deprem yönetmeliklerine göre tasarlanmamıştır. Dar asansörler, yetersiz merdiven genişlikleri, bloke yangın çıkışları gibi unsurlar, günlük yaşamda görünmez kalsa da, kriz anında ölümcül darboğazlar oluşturabilir (modified after: disaster psychology research, 2024). Afet psikolojisi çalışmaları, bireylerin kalabalık alanlarda stres seviyelerinin arttığını ve bu durumun karar verme süreçlerini olumsuz etkilediğini ortaya koymaktadır.
| Risk Faktörü | Günlük Yaşam | Afet Anı |
|---|---|---|
| Dar Asansör | Rahatsızlık | Tahliye Engeli |
| Yetersiz Merdiven | Yavaş Hareket | Panik ve İzdiham |
| Bloke Çıkışlar | Görünmez | Kritik Risk |
3.1. Sessizliği Kırmak
Asansörde sessizlik hâkimdi. Yanımda duran kişi, kendine güvenen, karizmatik bir tavra sahipti. Sessizliği bozmaya karar verdim ve içimden geçenleri dile getirdim: "Genelde asansör sohbetlerinin networking için kullanılması önerilir, ama bunu yapan pek fazla kişiye rastlamıyorum." Yanıt beklenmedik derecede samimiydi: "Dediğiniz gibi." Bu kısa onay, iletişime açık olduğunun sinyaliydi.
3.2. Profesyonel Diyaloğun Anatomisi
Devam ettim: "Siz çok karizmatik birine benziyorsunuz. Belki sahip olduğunuz potansiyel benim işime yarayabilir. Tabii bu karşılıklı bir durum olabilir." Biraz daha dikkatlice baktım ve ekledim: "Tanınmış birine benziyorsunuz, ancak çıkartamadım." Gülümseyerek yanıtladı: "Evet, tanınmış biriyim. Televizyonlara çıkıyorum." "Profesör müsünüz?" diye sordum. "Evet," dedi. Tam bu esnada ikinci kata vardık. Asansörden inerken ekledim: "Ben de profesörüm." "Hangi alanda?" diye sordu. "Sismoloji," dedim. Bir anlık sessizlik oldu. Sonra, "Türkiye'de nadir bir alan," dedi ve ayrılırken ekledi: "Sekizinci kattayım, beklerim."
4.1. İki Disiplinin Kesişimi
Toplantımı tamamladıktan sonra, resepsiyona döndüm ve sordum: "Sekizinci kattaki profesörün adını öğrenebilir miyim?" Resepsiyonist, kendisinin bir Kadın Doğum Profesörü olduğunu söyledi ve iletişim bilgilerini paylaştı. Aynı zamanda benim bilgilerimi de kendisiyle paylaştılar. Bu noktada, iki farklı disiplinden iki akademisyenin kesişme noktası ilginç bir soru ortaya çıkardı: Sismoloji ve obstetrik arasında ne gibi bir bağlantı olabilir?
4.2. Ortak Paydalar: Risk, Belirsizlik ve Zamanlama
Aslında, daha derin bakıldığında, her iki alan da risk yönetimi, zamanlama, öngörü ve toplumsal sağlık ile ilgilidir. Deprem bilimi, belirsizlik altında karar verme, erken uyarı sistemleri ve toplumsal hazırlık gerektirir. Obstetrik de benzer şekilde, doğum öncesi risk değerlendirmesi, acil müdahale protokolleri ve anne-bebek sağlığı için sistematik izleme süreçlerine dayanır. Her iki disiplin de belirsizlikle başa çıkma, veri analizi ve hızlı karar verme becerilerini gerektirir. Bu düşünce, disiplinlerarası işbirliğinin ne kadar değerli olabileceğini bir kez daha hatırlattı. Bilim, yalnızca kendi alanında derinleşmekle değil, başka alanlarla diyaloğa girmekle de ilerler.
5.1. Profesyonel Nezaketin Önemi
Akşam, kendisine kısa bir teşekkür mesajı gönderdim. Bu basit jest, soft skills (yumuşak beceriler) eğitiminin temel prensiplerindendir: Profesyonel ilişkileri başlatmak kadar sürdürmek de önemlidir. Kanada'da hem soft skills dersleri aldım hem de verdim. Bu deneyimler bana gösterdi ki, akademik başarı sadece teknik bilgi ile ölçülemez. İletişim, empati, kültürlerarası farkındalık ve spontane bağlantı kurma yeteneği, kariyer gelişiminde en az bilimsel yetkinlik kadar kritiktir.
5.2. Networking Case Study
Bu sabahki kısa asansör yolculuğu, aslında bir networking case study'siydi: Fırsatları fark etmek—sıradan bir an, profesyonel bir bağlantıya dönüştü. Açık iletişim—sessizliği kırmak, diyaloğu başlattı. Karşılıklılık—iki tarafın da kazanabileceği bir etkileşim önerildi. Takip—teşekkür mesajı, ilişkiyi pekiştirdi. Son yıllarda yapılan araştırmalar, akademisyenlerin kariyer ilerlemesinde görünürlük, işbirliği ve profesyonel ağların kritik rol oynadığını göstermektedir (modified after: academic networking studies, 2023-2024).
6.1. Türkiye'nin Sismik Gerçekliği
Bu deneyim, bana bir kez daha hatırlattı ki, deprem farkındalığı sadece bir afet anında değil, günlük yaşamın her anında gereklidir. Türkiye, dünyanın en aktif sismik bölgelerinden birinde yer alır. Kuzey Anadolu Fay Zonu ve Doğu Anadolu Fay Zonu, ülkenin önemli bir kısmını deprem riski altında tutar. Son yıllardaki büyük depremler (1999 Marmara, 2023 Kahramanmaraş), yapı stoğunun güvenliğinin yalnızca bir mühendislik sorunu olmadığını, aynı zamanda bir toplumsal dayanıklılık meselesi olduğunu göstermiştir.
6.2. İnsan Davranışı ve Afet Yönetimi
Güncel çalışmalar, deprem sonrası yapısal hasarın yanı sıra, insan davranışlarının da can kayıplarında belirleyici rol oynadığını ortaya koymaktadır. Kapalı alanlarda panik, yanlış tahliye kararları, yapısal güvenlik bilgisinin eksikliği gibi faktörler, riskin artmasına neden olur. Asansörde geçirdiğim o birkaç dakika, bana şunu hatırlattı: Bilim, laboratuvarda değil, sokakta, asansörde, günlük yaşamın her köşesinde gerçekleşir. Bir sismolog olarak, görevim sadece akademik makaleler yazmak değil, toplumsal farkındalığı artırmak ve bilimi hayatın her alanına entegre etmektir.
7.1. Networking Her Yerde Olabilir
Profesyonel fırsatlar, sadece konferans salonlarında veya resmi toplantılarda doğmaz. Bir asansör, bir kafe, bir sokak köşesi—her yer, bağlantı kurma potansiyeline sahiptir. Önemli olan, o anı fark etmek ve harekete geçmektir. Bu sabahki deneyim, spontane iletişimin gücünü ve profesyonel gelişimdeki rolünü bir kez daha kanıtladı.
7.2. Soft Skills, Kariyer Sermayesidir
Teknik bilgi, kapıları açar. Ancak o kapılardan geçip, sürdürülebilir ilişkiler kurmak için iletişim, empati ve kültürel farkındalık gerekir. Akademik dünyada, işbirliği ve görünürlük, bilimsel üretkenliğin temel taşlarıdır. Modern akademisyenler, sadece araştırma yapan değil, aynı zamanda etkili iletişim kurabilen profesyoneller olmalıdır.
7.3. Deprem Bilinci, Günlük Yaşamın Parçası Olmalı
Türkiye'de yaşayan herkes, doğrudan veya dolaylı olarak deprem riskiyle iç içedir. Bu risk, sadece büyük afetlerde değil, kullandığımız binaların güvenliğinde, tahliye planlarının varlığında, toplumsal hazırlık seviyesinde her gün kendini gösterir. Bilim insanları olarak, görevimiz bu farkındalığı yaygınlaştırmak ve bilgiyi erişilebilir kılmaktır. Asansörde geçirdiğim o birkaç dakika, bilimin laboratuvardan sokağa, teoriden pratiğe nasıl taşınması gerektiğini hatırlattı.
Comments
Post a Comment